15 temmuz 2016 saat on gibi… TRT kanalları sabit ekran hava durumunu gösteriyor.
Bir kanal… Hangisi hatırlamıyorum. Baktım başbakan Binali Yıldırım “Bu bit hain darbe teşebbüsü” diyor.
Anladım. Akparti istanbul il başkanlığı çağrı yapmış ve vatandaşları parti binasına cagiriyor.
Bu çağrı ile ayaklandim. Evime dedim… “Tayyib’i götürürlerse bunlar bizi de sağ bırakmazlar. Burada, öleceğimize meydanda ölelim.”
Büyük oğlumun başka dertleri vardı. Küçük oğlum Asım ile abdestimizi aldık ve evden çıkmak üzereyken Tayyip Erdoğan’ın CNN Türk yayınından telefon görüntüsü ve mesajı geçiyordu. O demeden biz zaten vaziyeti almıştık.
Evden çıkmadan “Haydin meydana” Diye de facebook sayfamda mesaj attım.
Bu mesajı ve daha sonra saat ikiye kadar hiçbir mesajımı kimse beğenmedi.
Arabamız ile Derince den izmit istikametine gidiyoruz. Çenesuyu denilen yer… Bankamatiklerin önü ana baba günü… Ve shell istasyonu… Kuyruk..
Dedim işte şerefli Türk milleti… Ve bunu aklıma yazdım. Bugün dahi milletim hakkında bir övgü kelimesi yazacak olsam işte o sahne aklıma geliyor.
Darbe.. Bankamatik ve benzinci kuyrukları… Ve beğenilmeyen facebook Mesajlarım…Yaşasın vatan.
Arabamızi izmit fuarı diye bilinen yere park ettik ve AK parti il binasına doğru yürüdük.
Eski tren yolu, o gün ise yürüyüş yolundan perşembe pazarı denilen yere doğru yürüyoruz.
Önümde bir kadın. Belki yalınayak.. Onunla birlikte ona yetişmeye çalışarak gitmeye çalışan bir kız çocuğunu çekiştirerek koşar adım yürüyor ve diyor ki “Yürü kızım yürü. Bunlar gelirse, başörtümüzle bizi daha sokakta bile gezdimezler. Yürü kızım yürü. “
Kadının yürümesine ayak uydurmak kolay değil ama yürüyoruz.
Ve AK parti önü… İbrahim başkan konuşuyor.
Herkes ayakta diye seviniyoruz ama… Başkan orada ama… Belediyeciler ortada yoklar…
Meydan taşra çocukları, kıdemli selametci arkadaşlar… Çingeneler… Ülkücü genç çocuklar…
Tanımı olmayan millet evlatları…
Cep telefonundan ne olup bittiğine bakıyoruz.
Köprüye doğru biraz kenara çekildik. Oğlum ile konuşuyoruz. Oğlum ne olup bittiğinin çok farkında değil… Dedim şimdi… En az iki bin kişi ölmüştür.
Oğlumun aklında kimsenin öleceği diye birşey belki yoktu ama böyle söyledim.
İki bin kişi ölmüştür derken rakamın o kadar ancak olması için de dua ediyordum.
Çünkü tarihi biliyordum.
Böylesi olaylarda yüzbinler ve hatta milyonlar gider.
Şükür ki iki bin bile olmadan hadise sona erdi.
Şükürler olsun.
Akıncılar Dergisi Türkiye'nin Güncel, Doğru ve Seviyeli Haber ve Bilgi Portalı