Perşembe , 29 Şubat 2024
Son Dakika Haberler

“YA KATAR BİZİ “HAM!” YAPARSA SURİYELİLER İŞGAL EDERSE ALMANYA TÜRKİYE OLURSA…

… Halimiz nic’olur?

Ya Afrika’dan gelen siyahiler Amerika’yı işgal ederse…

Hintliler İngiltere’yi

Afrikalılar (Cezayir, Fas, Tunus ve Frankofon ülkelerden gelenler) Fransa’yı işgal ederse…

Bitmedi

Almanya’da 4 milyon Türk var

Ve bu Türkler, bizdeki Suriyeliler gibi göçmen statüsünde değil, büyük çoğunluğu Alman vatandaşı. Bu aileler 4-5 çocuk yaparak hızla çoğalıyor. Alman ailelerin ise ya hiç çocuğu yok veya tek çocuk sahibi.

Böyle olunca

Bir müddet sonra Almanya Türkiye olursa ne olacak? ”

FATİH ALTAYLI

Geçenlerde Fatih Altaylı’nın Haber Türk TV’de ettiği lakırdıların

Amerika

Almanya

İngiltere ve Fransa’daki izdüşümü muhtemelen bu şekilde olmuştur

Ki, adamlar haklı…

Mezkûr ülkelerde yaşayanlar bizim burada yaşayan Suriyeliler gibi göçmen, misafir statüsünde değil, ülke vatandaşı

Ve

Cari (yürürlükteki) kanunlara göre o ülke yönetimine gelebilirler.

Nitekim

İki dönem Afroamerikalı biri (Obama) başkan olarak Amerika’yı yönetti.

Yine Almanya’da Türkler seçilerek

Birçok yönetim kademesine gelebiliyor.

Peki,

Türkiye’de mülteci olarak bulunan Suriyelilerin böyle bir şansı var mı? Yok!

Çünkü henüz vatandaş bile değiller.

Hatta

Diğer ülke vatandaşlarının sahip olduğu haklara bile sahip değiller.

Mesela

SURİYELİ İSTANBUL’DA

MÜLK ALAMAZ

Mesela,

Dünyanın hangi ülkesinden olursanız olun

İstanbul’dan 250 bin $ lık bir mülk aldığınızda TC vatandaşı olma hakkını kazanırsınız

Ama

Eğer Suriyeli iseniz;

1 milyon $ verseniz dahi İstanbul’dan gayrimenkul alıp TC vatandaşlığına müracaat edemezsiniz.

Cari yönetmelikler böyle.

ALTAYLI BUNLARI BİLMİYOR MU?

Biliyor ve bildiği halde

“Suriyeliler Türkiye’yi savaşsız bir şekilde kazanmış ve biz burada misafir gibiyiz” şeklinde ajitasyon yüklü bir cümle kurabiliyor.

NEDEN?

Çünkü

Dünya bugün yeniden şekilleniyor.

Ve Altaylı’nın söyledikleri

Yeni şekillenen dünyanın neresinde yer alacağımızın slognik ifadesidir.

Ya cihanşümul (evrensel) bir dil kullanarak

Büyük devletlerarasında yer alacağız

Veya

Irkçı ulusalcı bir söylemle kabuğumuza çekilerek yüz yıldır yaptığımız gibi birbirimizle didişeceğiz.

Dünya güçlü ve sözü dinlenir ülkeler ile güçlü görünüp kof olan ülkelerin ayrışması vetiresine (sürecine) girmiş bulunuyor.

Yakın bir zamanda

Ne Fransa bildiğimiz güçlü Fransa olarak kalacak

Ne Amerika bildiğimiz güçlü Amerika olarak kalabilecek.

Türkiye ise

Yakın zamana kadar izlediği dişe dokunmaz siyasetini terk ederek, mazlumlara kol kanat geren, kendi silahını üretebilen, kendi petrol ve doğalgazını çıkaran, milli arabasını yapacak güçte olduğunu göstererek, dünya siyaset sahnesinde “Ben de varım!” demeye başlamış bulunmaktadır.

ALTAYLI’NIN

BUNUNLA NE İLGİSİ VAR?

Altaylı’nın söyledikleri

Küçük, iddiasız kendi kabuğuna çekilmiş devletlerin söylemleridir.

Büyük devletler çok uluslu ve çok kültürlü olur.

İleride Altaylı’nın bu söylediklerinin arkasını

Muhalif siyaset ve medya dolduracak.

Nitekim

TBMM kürsüsüne çıkıp “AHİM’in kararlarını uygulamayın da görün başınıza neler gelir!..” diye tehdit eden muhalefet sözcüleri daha doğrusu emperyalist Avrupa sözcüleri var.

Hala kendi ülkesini müstemleke gören partiler var.

SİYONİST PLAN

Türkiye’nin şu anda bölgedeki başarıları tüm dünyada takip ediliyor.

Bu başarı

Başta Siyonistler olmak üzere birçok rakibimizi rahatsız ediyor.

Siyonist plan gereği Türklerin Araplarla

Zinhar bir araya gelmemeleri gerektiği üzerine kurulu.

Çünkü

Türkiye’nin liderliğinde kurulacak bir Ortadoğu halkları projesinde İsrail’in Arz-ı Mev’ud planlarını suya düşürür.

ŞU ANDA ÖYLE BİR İHTİMAL VAR MI?

Evet var…

Ortadoğu halkları idarecilerinden yaka silkmiş durumda.

Çünkü Osmanlıdan sonra

Bu halklar bir türlü huzur yüzü bulamadılar.

Mevcut Arap liderleri

Ortadoğu’ya veya sadece Araplara liderlik edecek derecede bir kapasiteleri yok.

Arap liginin hiçbir yaptırım gücü yok…

Binaenaleyh

Her ülke kendi başının çaresine bakmakta

Ve yavaş yavaş İsrail’e teslim olmaktalar.

Böyle olunca

İsrail istediği anda herhangi bir Arap ülkesini tokatlayabiliyor, Filistinlilere olmadık eziyetler yapabiliyor.

Yani

Arap devletleri bir türlü çadır devleti olmaktan kurtulup, esaslı bir yönetime sahip olamadı.

Bu da Arap halkları başta olmak üzere bölge halklarını rahatsız ediyor.

Kendi devletleri

Bilhassa zengin körfez ülkeleri

Filistin’e veya Suriyeli mültecilere sahip çıkamazken,

FİLİSTİN, SURİYE, LİBYA, KARADAĞ, DOĞU AKDENİZ

Türkiye

Hem Filistin’e, hem Suriyeli mültecilere, hem Libya’ya sahip çıkıyor.

Karadağ’ı Fransa’nın (Ermenistan’ın) ağzından çekip alıyor

Doğu Akdeniz’de 7 düvele meydan okuyor.

Türkiye’nin bu başarıları

Bölge halkları nezdinde büyük bir özgüven patlaması yaşatmış bulunmaktadır.

LÜBNAN, IRAK, SURİYE, YEMEN, İRAN

Bugün

Lübnan, Suriye, Yemen ve Irak’ta yönetim krizi var.

İlk etapta bu ülkelerle kuvvetli birliktelikler kurarak, bu krizden kurtulmalarını sağlamak gerekiyor.

Bunu yapmak için

İran bu ülkelere değişik şekillerde müdahil oldu

Ancak

Başarılı olamadı.

Tam aksine problemler azalacağına çoğaldı.

İran hakkını kullandı.

Şimdi sıra bizde…

Biz

Eşitlik ve adalete dayalı bir yöntemle mezkûr ülkelerin sorunlarını çözecek bir potansiyele sahibiz.

Türkiye

Tam bu eşikte iken,

Fatih Altaylı’nın (hiç sırası değilken) Suriyeli mazlumlar için söylediği bu sözlerin tesadüf olmadığını düşünüyorum.

Emin Batur *

Tüm Yazıları →
Emin Batur

Ayrıca Bakınız

İMO SEÇİMLERİVE UĞULTU TAKTİĞİ

Emin Batur Sokak röportajlarındaBazı CHP’li seçmenlerin.. adayımız terlik bile olsa oyumu ona veririm demelerinin sebebini …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir