Türkiye’de ilk İlahiyat Fakültesi 1949 yılında 1950 seçimlerine gidilirken tek parti CHP iktidarının dinsizlik görüntüsünü ortadan kaldırmak için Ankara İlahiyat Fakültesi olarak açıldı.
Fakültenin binası yoktu. Öğretim kadrosu da yoktu.
Çünkü Otuz yıl boyunca din alanında her hangi bir egitim yoktu. Eğitim olmayınca hoca da yoktu. Varolan hocaların da akademik bir unvanları yoktu.
İlk talebeler; eğitimlerinin bir kismini DTCF de, bir kısmını Eğitim Fakültesinde… Bir kısmını da şurada burada yaptılar.
Hedef ise,
Atatürkçü hocalar yetiştirmekti.
Aksi hal bir durum olursa da tıpkı medreselerin kapatıldığı gibi İlahiyat Fakültesi de kapatılacaktı.
Aynı hedef 1951 yılında açılan İmam Hatip mektepleri için de konulmuştu.
Bu dediğim hedef tayini bu okulların açılış hikayelerine ait resmi raporlarda da mevcuttur.
…
Başaramadılar.
Başaramamışlardı.
Ancak… Şimdilerde… Belli ki başarmışlar.
Nereden belli?
Yukarıdaki resme iyi bakınız.
İLAHİYAT DEKANLARI KONSEYİ
Bir zamanların İznik Konsülu gibi bir kelime…
İlahiyat Fakulteleri yönetimleri içinde “konsey” kelimesine denk gelen bir Türkçe kelimeyi hiç kimse akıl etmemiş.
Konsey…
Allah Allah….
Milli Güvenlik Konseyini bilirdik… İbneler konseyi bilirdik de… İlahiyat dekanları konseyini ilk defa duyduk….
Demokrasi için de bildiri yayınlamışlar…
15 Temmuzda milletin Allahu ekber nidalarinin gerçekte demokrasi için atıldığını dile dolayarak…
Hâlbuki…
Allahu Ekber kelimesi ilahiyat lisanında TAHRİM kelimesidir. Tahrim demek ise haram etmek demektir. Bunun da manası: eğer bir iş yaparken Allahu Ekber diyorsanız esasen şunu diyorsunuz.
Ey Allah’ım… Ben bu işi ancak senin için yaparım. Başka bir sebeple… Vallahi de billahi de asla ve kat’ a yapmam. Yaparsam da kâfir olayım. Kafir olayım ki yapmam.
Nitekim… Allahu Ekber ne zaman deriz?
Namaza dururken… Hayvan boğazlarken…
Yoksa biz .. Allah’ın adına olmadan hiç bir başka sebeple…. Bir cana kıymayız. Allah adına olmadan ne tazim maksadıyla kıyam eder, ne rükû eder, ne de secde ederiz. Hiç bir cana da kıymayız. Kıyarsak eğer bu bize haramdır, haram.
Böyle bir manası ve durumu vardır Tahrim kelimesinin.
İlahiyat dekanlari hangi ilahiyatin konsülu olurlar ki bunu bilmezler.
Ya bir de bilerek yapıyorlarsa…
Evet… Bir de bu durumu var bu işin.
Ya bilerek yapıyorlarsa…
Konsül falan da hikaye….
Bunlar bu halde bizzat papalık veya ekümenik olurlar.
Diyeyim de. Tarihte söylenmemiş söz kalmasın.
Akıncılar Dergisi Türkiye'nin Güncel, Doğru ve Seviyeli Haber ve Bilgi Portalı