Cumartesi , 25 Mayıs 2024
Son Dakika Haberler

CHP-MHP-HDP ve kirli koalisyon

 

Bu seçim, seçim olmaktan çıktı. Kimin daha fazla bol keseden atma ve oyunu çoğaltma yarışına döndü.

 Tüm muhalefet nasıl olur da AK Parti oylarını azaltabilirim, tekrar iktidar olmasını engelleyebilirim savaşını veriyor.

Kuruluşundan bu yana din ve dindarlar ile uğraşan CHP’nin lideri Ramazan ve Kurban Bayramlarında çalışanlara birer maaş ikramiye vaat edip AK Parti tabanını oluşturan muhafazakârların oyunu alma çabası bir şark kurnazlığı mı, CHP dindarlığı(!) mı, din bezirgânlığı mı onu sandıkta göreceğiz.

Neden 19 Mayıs ve Cumhuriyet Bayramı veya başka tatillerde değil de Ramazan ve Kurbanda bayramlarında bu ikramiyeleri dağıtacağını vaat ediyor Kılıçdaroğlu? Yıllarca islam düşmanlığı yapmakla malül bir partinin din sömürücülüğü ve dini siyasete alet etmesi CHP klasiklerinden birisi olduğu için mi?

Sanki bu millet aptal. Sanki bu milletin hafızası yitirdi, sanki bu milletin aklı ve iradesi yeniden formatlandı. Desteksiz bol keseden atmakla milleti kandıracaklarını sanıyorlar.

Seçim değil, açık arttırma ve göz boyama değil, adeta milletle dalga geçme, milleti aptal yerine koyma yarışı bu.

Başka bir parti lideri -şeyh efendi- de ‘’5000 lira asgari ücret vereceğim’’ diye bağırıyor. Bol kepçe Haydariyi gören bir Rus’a da TV reklamında  ‘’Ne mutlu Türküm diyene’’  dedirtiyorlar. Sarhoş kutup ayıları bile meseleyi anlamışta haberimiz yok.

Beş bin lira asgari ücrete işveren katkısını ve giderlerini de eklerseniz bir çalışan işverene en az 7500 liraya mal olur. Koç mu, Sabancı mı, OYAK mı peki, kaç işveren, kaç ay işletmesini bu maaşla devam ettirebilir? Altı ay geçmeden o devlet Yunanistandan beter olur ve iflasını etmek zorunda kalır.

Asgari ücret Almanyada, Fransa ve İngiltere de bile 5000 lira karşılığı Avro değil. Peki, bizde nasıl olacak? Bu Kemalist Tarikat şeyhine yakın müritler neden ‘’Atma Haydar din kardeşiz’’ demiyorlar acaba?

Bir ülkede dindar liderler bile yalan söylüyor, milleti alavere dalavere ile aldatıyor ise vay onların peşinde gidenlerin haline ve vay o ülkenin başına geleceklere!

Seçim barajını geçmeleri binde bir ihtimal bile olmayan BBP ve SP ‘nin koalisyon kurarak meydanlarda bu şer Koalisyonuna dolaylı da olsa katkı sunması ülkemiz, geleceğimiz ve Müslümanlar adına çok düşündürücü, üzücü ve hatta onlar açısından utanç verici ve veballi bir durum.

Ne yapmak istiyor bu insanlar? Amaç, bir partiyi iktidar etmek mi, Müslümanlar olarak birlikte ortak değerlerimizi yüceltmek ve yükseltmek mi? İslam ve islamın geleceği için çalışmak ne zamandan beri particilik ve Hizipçilik kılıfına büründü.

Kırk yıldır birçok samimi insanın peşinden gittiği, gençliğini, ömrünü bu yolda dava diye harcadığı bu partilerin düştüğü duruma bakın. Şimdi mirasyedilerin elinde oyuncak olmuş adeta aklımız ve inancımızla alay ediyorlar.

Türk Kemalizmi, ulusalcılığı ve ırkçılığı bu topraklar da nasıl ciddi bir taban bulmadı ise, Kürt Kemalizmi olan( Apoculuk, Kürt ulusalcılığı ve ırkçılığı da) bu topraklarda ciddi bir taban bulamayacaktır. İslami toplumlarda bu tip cahili, paradoksal, kör görüş ve düşüncelere zaten itibar edilmez.

Müslüman yeryüzünü kardeş bilen bir dünya görüşünün sahibidir. İnsanları ırklara, sınıflara, kaslara ayıran dar ve kör görüşlerin mensubu olamaz.

7 Haziran seçimleri aklıselimin, mantığın, Türkiye gerçeklerinin ve geleceğinin seçimi ile BDP, CHP, MHP, SP, Paralelciler ve diğer teferruatlarıyla birlikte dış güçlerle omuz omuza Kirli Koalisyon kuranların arasında geçecektir.

Her ne pahasına olursa olsun milletin iktidara getirdiği AK Partiyi devirmek, milletin iradesine darbe vurmak ve darbe yapmak demektir. Milletimiz bunun şuurunda ve sandıkta da gereğini yapacaktır.

Bütün bu hesapların üstünde her zaman olduğu ve her zaman olacağı gibi yine Allahın cc hesabının bütün hesaplara üstün geleceğini göreceğiz. LA GALİBE İLLALLAH!

Arif Altunbaş /Haber7
Facebook; arifaltunbas@hotmail.com
Twitter @arfaltunbas

Arif Altunbaş *

Tüm Yazıları →

Ayrıca Bakınız

Emperyalizme karşı

Arif Altunbaş Tüm insanlık kendi durum ve konumuna göre ailevi ve toplumsal, iç ve dış …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir