Pazar , 3 Mart 2024
Son Dakika Haberler

RUSYA’NIN SONU

rus-turk-savasi-rusyanin-ve-putinin-sonu-olurRusya’nın tarihine baktığınızda hep işgaller, istilalar, kanlı katliamlar ve baskınlarla karşılaşırsınız.
Köklü ve şanlı bir geçmişe sahip olduğu için değil, onun istilacı, çapulcu, gaddar,baskıcı ruhundan dolayı bugün dünyanın en büyük kara parçasını elinde bulundurmaktadır.
Daha önce Moskova ve çevresinde sıkışıp kalan Ruslar Timur’un Altınordu devletini yıkmasından sonra sırayla Kazan Hanlığı, Astarhan Hanlığı, ve Kırım Hanlığını böl parçala ve yut taktiği ile yıktılar.
Bu Müslüman Hanlıklar Rusların etrafını saran çelikten birer kale gibiydiler.Bunlar tarih sahnesinden silindikten sonra Ruslar Kafkaslara, Balkanlara ve Hazar Denizinin Kuzeyinden hareket ederek Ortaasya’ ya indiler. Tüm Müslüman ve Müslüman olmayan halkların topraklarını işgal edip emir ve kontrolleri altına aldılar.
Batıda Finlandiya, Doğuda Berik Boğazına kadar Kuzey Asya’da bir işgal sömürü ve zulüm imparatorluğu kurarak Asyanın Kuzeyinde büyük bir coğrafyayı işgal edip topraklarına kattılar.
Çarlık Rusya’sı yıkıldıktan sonra gelen Sovyetler döneminde de bu işgalci, istilacı politika ziyadesiyle devam etti. Batıda Baltık ülkeleri, Finlandiya, Polonya, Çekoslovakya, Macaristan, Doğu Almanya, Romanya, Bulgaristan,Arnavutluk, Mekedonya, Sırbistan gibi bir çok ülke Sovyetlerin tanklarıyla çiğnenerek istila edildi ve Kominist imparatorluğun sınırlarına dahil edildi..
Asya’nın doğusunda Kuril Takımadaları, Sibirya, Moğolistan, Mançurya ve daha nice halklar ve ülkeler Rusların istilasına uğradı.Ortaasya, Kafkasya ve Balkanlardaki bir çok ülke baskı ve darbelerle, askeri işgallerle Sovyetlerin Kominist imparatorluğuna bağlandı.
Sovyetler’in içindeki iç huzursuzluklar, zulüm, baskı ve devlet terörü bu imparatorluğun kapsadığı tüm alanlarda ve halklar üzerinde hakim idi.Afganistan işgali zaten diken üzerinde duran kartondan Rus devinin yıkılması ve imparatorluğunun dağılıp parçalanmasına vesile oldu.
Bu tarihi fırsatı değerlendirebilen milletler bağımsızlıklarını ilan edip özgürlüklerine kavuştular. Şimdi dünya sahnesinde ayrı ayrı özgür ve bağımsız devletler olarak anılıyorlar. Kazaklar, Kırgızlar, Türkmenler, Tacikler, Moğollar Özbekler gibi..
Rusya’dan kopamayanlar ise çilelerini doldurmaya, işkence çekmeye, Rusların baskı ve zulmü altında yaşamaya hala devam ediyorlar. Ama bu halklar, bu milletler Rusya’nın zayıf düştüğü bir gün ilk fırsatta başkaldırıp kendi kimlik ve kişiliklerine sahip çıkacaklar. Başlarında boza pişiren, Demostenesin kılıcı gibi duran Rus hegemonyasını yıkacak, Rus ayısına karşı isyan ederek kendi bağımsızlık ve özgürlüklerine kavuşacaklardır.
Sovyetler Birliği dağılmadan bu imparatorluk çökecek denilse kaç kişi inanırdı? Sanmayın siz Rusya’nın o kadar güçlü ve kuvvetli olduğuna.O dışarıya karşı şişirilmiş bir balon, kendi içinde bin parça cam kırıkları gibidir. Elindeki Atom bombası ve askeri gücüne güvenerek dünyaya efelendiğine bakmayın!  O, aslında ayı postuna bürünmüş uyuz bir çakaldan  ibarettir. Çünkü onlar bir ideal etrafında bir araya gelmiş bir millet değil, zorla, baskıyla bir arada tutulan birçok halk ve farklı yapılardan meydana gelen büyük bir kalabalık.
Rusya’nın bir gün mutlaka dağılacağını, yine Moskova çevresinde sıkışıp kalacaklarını sanıyorum. Suriye işgali ve orada yaptığı zulüm katliam ve vahşet onların  bu çöküşünü daha da hızlandıracaktır.
Hiçbir insan, devlet ve millet zulümle ve adaletsizlikle ilelebet ayakta duramaz. Allah zalimlere bir müddet fırsat verir ama, bir gün bu yaptıklarının hesabı onların burunlarından fitil fitil getirir.
Allaha cc MÜNTAKİM olan adıyla zalimlerden mazlumların ahını ve intikamını mutlaka alır.

Arif Altunbaş *

Tüm Yazıları →

Ayrıca Bakınız

Uşaklar ve Kavşaklar

Arif Altunbaş ‘’BİR bilim insanının dinci olabilmesine bir türlü akıl erdirememişimdir. Dindar olabilir. Ama dinci …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir