Perşembe , 22 Şubat 2024
Son Dakika Haberler

KILIÇDAROĞLU BİR YANDAN DÜNYAYA MEYDAN OKURKEN DİĞER YANDAN BARIŞ GÜVERCİNİ EDASIYLA SURİYE İLE OTURUP KONUŞMAKTAN BAHSEDİYOR

Önce

Bıçkınlara has bir üslupla;

–        Yok öyle!

Erdoğan’la karıştırılmaması gerektiğini, çok çetin müzakereler için hazır olmalarını söyledi.

Kime söyledi?

Akparti iktidarını devirmek için yardım istediği ABD Başkanı Biden’a, Avrupa liderlerine

Yani kısaca tüm dünyaya

Zaloğlu Rüstem edasıyla racon kesti.

Dünyaya bu şekilde meydan okuyan Kılıçdaroğlu

Suriye meselesinde ise Beşşar Esad ile masaya oturup konuşmaktan bahsediyor.

“NERDEN BAKSAN TUTARSIZLIK

NERDEN BAKSAN AHMAKÇA”

Ana muhalefet lideri

Son zamanlarda yaptığı her konuşmada bir sürü çam deviriyor.

Fondaş medya da “Hey ne yapıyorsun?” falan demeyince

O da çamları devire devire ilerliyor.

Sen hem batı ülkelerinden yardım isteyeceksin

Hem onlara posta koyacaksın.

“Bu ne yaman çelişki?”

HANGİ SURİYE?

“Suriye ile oturup konuşacağız!” diyor.

İyi ama Suriye diye bir devlet var mı ki?

Diyelim ki, var!

Peki,

Beşşar Esad’ın Rusya ve İran’ın müsaadesi olmadan seninle oturup konuşabilir mi?

Savaştan önce

Nüfusu 23-25 milyon tahmin edilen Suriye’nin yarısı (12 milyon civarında) yurt dışına kaçmış.

Kalanın yarısı da

Muhaliflerin kontrol ettiği bölgelerde yaşıyor. (PKK/PYD-YPD.. Tahrir-üş Şam ve Kuzey Suriye’de bizim oluşturduğumuz güvenli bölgede…)

Zindanlardaki

100 binlerce mahkûmu da eklersek

Kılıçdaroğlu’nun bahsettiği Suriye devletinin elinde sadece 7-8 milyonluk bir nüfus kalıyor.

Bu kalanların da imkânı olsa yarısı ülkeyi terk eder.

İşte! Kılıçdaroğlu

Türkiye’yi böyle bir rejimle muhatap etmek istiyor.

TÜRKİYE HİMAYESİNDE YAŞAYAN SURİYELİLER

SURİYE DEVLETİNİN HAKİM OLDUĞU NÜFUSTAN FAZLA

Sadece Türkiye’nin oluşturduğu güvenli bölgede

Yani

Fırat Kalkanı, Zeytindalı ve Barış Pınarı harekâtlarında, oluşturduğumuz güvenli belgede yaşayan nüfus ile Türkiye’de yaşayan Suriyelileri eklerseniz

Suriye hükümetinin şu anda kontrol ettiği nüfustan daha fazla bir nüfus bizim himayemizde yaşıyor.

SURİYE’Yİ DOĞRU OKUMAK

Kılıçdaroğlu Suriye rejimi ile masaya oturmak istiyor

Tamam ama

Bir kere Suriye rejiminin buna yetkisi var mı?

–        Yok!

Şu anda Suriye rejiminin kontrol ettiği bölgede Beşşar Esad’ın değil

Rusya ve İran’ın borusu ötüyor.

Beşşar Esad’ın Suriye’de

Atanmış bir vali kadar bile yetkisi yok.

Nitekim

Suriye’ye giden Rusya lideri Putin’in yanında yürümek istediğinde

Rus generalin onu nasıl geri çektiği hatıralardadır.

Yani

Kılıçdaroğlu Beşşar ile konuşmaya çok hevesli

Ama

Beşşar’ın Suriye’de bir meşruiyeti kalmamış.

Ülke nüfusunun %75’i ya yurt dışına kaçmış veya kendi kontrolünde değil.

Kılıçdaroğlu İlla konuşmak istiyorsa

Rusya ve İran’la konuşsun.

E, bunu da Cumhurbaşkanımız yapıyor zaten.

Demek ki,

Boş konuşup meseleyi köpürtmenin manası da yok…

KILIÇDAROĞLU

YENİ BORALTAN KÖPRÜLERİ Mİ

İHDAS ETMEK İSTİYOR?

Diyelim ki;

CHP’nin istediği oldu ve Suriyelileri Beşşar Esad’a teslim ettik.

Bu durumda

Yeni Boraltan Köprüsü facialarına sebep olmaz mıyız?

Hatırlanacak olursa,

CHP’nin tek parti iktidarı zamanında

Azerbaycan Türklerini Ruslara teslim ederek

Kurşuna dizilmelerine sebep olmuştu.

Kılıçdaroğlu şimdi

Aynı trajediyi tekrar etmek mi istiyor?

ZİNDAN BORSASI

Şu anda

Suriye zindanlarında

100 binlerce Suriyeli var.

Bunların akıbeti bilinmiyor.

Sadece bir örnek vermek gerekirse;

Oğlunun hangi zindanda yattığını öğrenmek isteyen bir anne

Borç harç alarak 5.000 doları denkleştiriyor.

Bu parayı

Oğlunun sağ mı ölü mü, yaşıyorsa hangi zindanda yattığını öğrenmek için aracılar vasıtasıyla fidye olarak veriyor

Ama

Maalesef bu kadar yüklü bir para vermesine rağmen (Suriye’de memur maaşı 50-60 $ )bir netice alamamıştır.

“KAÇ SREBRENİTSA KATLİAMI ÇIKACAK?”

Bu aile gibi yüzbinlerce var.

Kılıçdaroğlu bu ve bunun gibi aileleri Suriye’ye geri gönderebilir mi?

–        Mümkün değil gönderemez!

İntihar eder de bu şartlarda kimse gitmez. (İleride durum düzelirse neden gitmesinler ki? Malı mülkü orada…)

Gidenlerden de kaç Boraltan köprüsü çıkacağını Allah bilir.

Osman Atalay kardeşim

“Suriye’de savaş bittiğinde

Bakalım kaç tane Srebrenista katliamı çakacak?” demişti.

Böyle katil bir rejimin hüküm sürdüğü bir ülkeye, çoluk çocuğunu alıp da kim gider?

–        Kimse gitmez!

Peki, Kılıçdaroğlu bunu bilmiyor mu?

–        Biliyor!

Ama siyaset işte!.. Prim yaptığını gördükçe ısıtıp ısıtıp gündeme getiriyor.

Çünkü

Belediye başkanı bile kamuoyu önünde yabancılara (Aslında Suriyeliler demek istiyor) suyu 10 katına verelim diyor ve kendi tabanından tepki almıyor.

CHP’nin okumuş ve kamu idaresine gelmiş olan biri bile böyle konuşursa

Cahil olanının ne yapacağını artık siz hesap edin.

HDP PUSUDA BEKLEYİP

SESİNİ ÇIKARMIYOR

VEYA

KOBANİ OLAYLARI NEDEN ÇIKTI?

Hatırlanacak olursa HDP

2014 yılında “Kürtler Suriye’de öldürülüyor!” diyerek

Güneydoğu’da olaylar çıkarmış şehirlerimizi yakmıştı.

Neden?

Çünkü o zaman DAEŞ (IŞİD) saldırılarından kaçan Suriyeli Kürtler sınırımıza dayanmış, hükumet de onları içeri olma konusunda bir ara tereddüt etmişti.

Bunun üzerine HDP

Taraftarlarını sokağa çağırmış ve bildiğimiz o meşum olaylar meydana gelmişti.

–        SURİYELİLERİN KOBANİ’DEN GİRİŞ YAPMASINA KİMSENİN İTİRAZI OLMUŞ MUYDU?

–        Hayır!

Ne Kılıçdaroğlu

            Ne de Fondaş medyadan hiçbir kimse çıkıp “Suriyelileri içeri almayalım!” diyen olmamıştı. Tam aksine “zavallı insanları tel örgü arkasında ne diye bekletiyorsunuz!?” demişlerdi.

–        Peki,

           O günden bugüne Suriye’de güvenlik açısından değişen bir şey oldu mu?

–        Hayır! Daha kötü oldu.

–        Buna rağmen HDP neden Kılıçdaroğlu’na itiraz etmiyor?

–        Millet İttifakına zarar gelmesin diye

–        Hükumet

Can güvenliğinin olmadığı Suriye’ye geri gönderme kararı alsa ne olur?

–         HDP ırkçı bir politika güttüğü için

Suriyelileri sorun etmez

Ama

Bunların içindeki Kürtleri düşünerek itiraz eder

Ve

Bunun hesabını Kılıçdaroğlu’ndan sorar.

–        Neden?

HDP Suriye’de YPG/PKK’nın hakim olduğu bölgelerde Kürtleri iskan etmek istese de (HDP sırtını bu örgütlere dayadığını söylemişti) ABD’nin desteği olmadan o bölgelerde Suriye rejimine karşı koyamaz.

Yani

Bu sefer Kürt bölgeleri rejimin varil bombalarıyla karşı karşıya kalabilir.

Bundan dolayı ABD

PYD/YPG-PKK’nın kontrol ettiği bölgelere durmadan silah yığıyor.

–        Peki, ABD

Afganistan’da verdiği karar gibi Suriye’den de çekiliverirse Kürtler Beşşar Esad’ın insafına kalmaz mı?

–        Evet kalır… Cumhurbaşkanımız da bu yüzden

Akparti’nin puan kaybetme pahasına da olsa bu biçare insanları Beşşar Esad’ın insafına terk etmemek için mücadele veriyor.

Ancak

Beşşar gider ve Suriye güvenli bir ülke haline gelirse

Siz Suriyelileri burada tutmak isteseniz de (bir kısmı hariç) onlar geri gider.

FONDAŞ MEDYA

CUMHURBAŞKANIMIZI ZORDA BIRAKMAK İÇİN

SURİYE’DEN DE BESLENİYOR OLABİLİR Mİ?

Neden olmasın!

Bugün Türkiye’de kargaşa ve iç savaş olmasını Amerika’dan çok Suriye rejimi ister.

Binaenaleyh

Suriye’ye hamilik edenler

Kesenin ağzını açmış olamaz mı?

Bence

Amerika’dan gelen paralar kadar

Arap ülkelerinden gelen paranın

Hangi

Fondaş medyaya aktarıldığını tespit etmek çok daha önemli…

Çünkü

Amerika ve İngiltere’nin

Para verip konuşturduğu /yazdırdığı bir medya ordusu olduğunu el yordamı ile de olsa biliyorduk.

Yani

Şu anda belgelerin ortaya çıkması bizi çok şaşırtmadı,

Ancak şunu bilmek lazım;

Bu belgeler ve mezkûr paralar buzdağının sadece görünen kısmı.

İşin asıl önemli kısmı çok daha derinlerde.

Orada

Dizi film, sosyal medya yönetimi, üniversiteler, sinema filmleri vb. gibi mecralara külliyetli miktarda para aktarılarak halkımızın hayata, dünyaya ve olaylara bakış şekli

Aynen gavurların bakış açısı şekline dönüştürülüyor.

Asıl tehlike bu!

Bu mecralar vasıtasıyla

Bizim kerim kimliğimizi o kadar bozdular ki,

Suriyeli bir ailenin ateş altına veya zindana girmesini önemsemeyen bir nesil yetiştiriyorlar.

Bunun önlemini almamız lazım.

Allah

İstikametimizi bozmasın,

Ülkemizi karıştırmak isteyenlere fırsat vermesin.

Amin…

Emin Batur

Emin Batur *

Tüm Yazıları →
Avatar

Ayrıca Bakınız

MEZARDAKİ ÖLÜLER DİRİLERİN HERGÜN HELVA YEDİĞİNİ SANIYOR

Emin Batur İçimizde bir kesim var.Bunlara göre Almanya merkezli Avrupa’nın ne kadar müreffeh olduğunu.. ahh …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir