Pazar , 26 Mayıs 2024
Son Dakika Haberler

ASİMETRİK SAVAŞ İCAD OLDU MERTLİK BOZULDU

9

2. Dünya savaşı bittiğinde

Savaşa katılan ülkelerde büyük bir yıkım yaşanmıştı.

Öyle ki,

ABD hariç savaştan galip çıkan devletlerle, mağlup olanlar arasında neredeyse fark kalmamıştı.

Örnek olarak;

Savaş bittikten sonra İngiltere’de halk.. ekmeği bir müddet karneyle almak zorunda kalmıştı.

Hâlbuki

İngiltere hem 1. Dünya savaşı, hem de 2. Dünya savaşından galip çıkan bir devletti.

Galip devletler

Savaşın getirdiği yıkımın şokunu atlattıktan sonra bir daha böyle top yekûn bir savaşa girmemek üzere kendi aralarında centilmenlik(!) anlaşmaları yaptılar.

Ancak

Bu anlaşmalar dünyada savaşların biteceği manasına gelmiyordu.

Güçlü ülkeler

Birbiriyle doğrudan savaş yerine ‘Asimetrik Savaş’ diyeceğimiz bir yöntemle kavgalarını sürdürme kararı almışlardı.

 

TERÖR ÖRGÜTLERİ

Terör örgütlerini kurma (besleme) fikri böyle ortaya çıktı.

Bu örgütler vasıtasıyla galip devletler sömürdükleri ülkeleri terbiye edecek, kendilerine rakip olan ülkelere de gerektiğinde el-ense çekilecekti.

Bugün Ortadoğu’da cirit atan

DAEŞ, PKK, PYD, FETÖ, BOKO HARAM vb. örgütler bu maksatla kurulmuştur.

 

Peki,

Her iki dünya savaşından galip çıkan batı dünyası, elinde bu kadar sömürge alanları varken hala neyin peşinde koşuyor?

Geri bıraktığı mazlum milletlerden ne istiyor?

Bu terör örgütlerini neden besliyor?

 

EMPERYALİST BATI

Çünkü batı dünyası kazandıkları ile yetinmiyor.

Savaşın bittiği gün kendileri dışında kalan tüm dünya milletlerini köleleştirmek için plan üstüne plan yapmaya başlamışlardı bile.

Batının doymak bilmeyen ihtirası dünyayı yeni savaşlara doğru sürükledi.

Ama

Bu sefer savaşın şekli değişmişti.

Ancak

Asimetrik savaşı başlatacak örgütler o gün için çok güçlü olmadıklarından,

Bu işi yapma görevi

Kendilerine yakın duran küçük-güçsüz ülkelere havale edildi.

Bu ülkelere:

‘Bizim adımıza savaşacaksınız!..’ diyecek halleri yoktu.. ‘Sizi korumak için bünyemize katıyoruz..’ diyeceklerdi.

 

Kendi ayakları üstünde duracak kadar güçlü olan ülkeler bu dolmayı yutmadı.

Yugoslavya

Bunlardan biriydi.

Bu iki pakta girmeyerek yıkılıncaya kadar Avrupa’nın güçlü ülkelerinden biri olma başarısını sürdürmüştür.

Ancak

Onun bu dik duruşunu Avrupa hiçbir zaman unutmadı.

Ve

Zamanı geldiğinde öldürücü darbesini vurup Yugoslavya’yı paramparça etti.

Neyse.

 

 

 

NATO ve VARŞOVA PAKTI

Bu güçsüz ülkelerin bir kısmı

ABD nin patronluğunda NATO şemsiyesi altında toplanırken, doğu dünyası dediğimiz kesim de,

Rusya patronluğunda VARŞOVA Paktı adı altında toplandı.

NATO ve VARŞOVA Paktı küçük ülkeleri kendi güvenlikleri için değil, patron ülkelerin kirli emellerine hizmet etmek için buraya toplanmışlardı.

Nitekim

Çekoslovakya, Macaristan, Afganistan işgal edildiğinde Rusya Varşova Paktındaki ülkelerden istifade etmiş.. ABD G. Kore’yi 51. Eyaleti yapmak için harekete geçtiğinde NATO ülkelerinden faydalanmıştı.

 

COMMONWEALTH FRANKOFON

ABD ve Rusya

Bunları yaparken savaştan galip çıkan İngiltere ve Fransa’da boş durmuyor, onlarda kendi adlarına Asimetrik savaşı yürütecek oluşumları yapıyordu.

1931 yılında sadece 4 ülke ile kurulan Commonwealth, NATO kurulduktan sonra hızla genişleyerek 50 ye yakın ülkeyi kapsamıştır.

Fransa ise

Başta Afrika ülkelerini kapsayacak şekilde, ülkeleri kendi şemsiyesi altında Frankofon adıyla örgütlemiştir.

İngiltere ve Fransa her ne kadar NATO üyesi ülkeler ise de,

NATO dan ABD kadar istifade edemeyeceklerini bildiklerinden bu oluşumlara ihtiyaç duymuşlardır.

 

ASİMETRİK SAVAŞ

GALİP ÜLKELER ARASINDA DA VAR MIDIR?

* Evet vardır.

Hem de büyük bir şiddetle devam ediyor.

Biz sadece ABD-Rusya mücadelesini görüyoruz.

Hâlbuki savaş

Ukrayna üzerinden Avrupa- Rusya

Afrika üzerinden ABD-Fransa

Ortadoğu üzerinden ABD-İngiltere arasında bütün şiddetiyle devam ediyor.

Ancak

Savaş Asimetrik olarak devam ettiği için çoğu bunun farkında değil.

 

POTSDAM VE YALTA KONFERANSI

– Emperyalist ülkeler Asimetrik Savaşa ne zaman karar verdi?

– 2. Dünya savaşından hemen sonra…

Potsdam ve Yalta konferanslarından sonra bu karara vardıkları anlaşılıyor.

Bu konferanslarda

Hem dünyayı kendi aralarında pay ettiler hem de savaşmak gerektiğinde, kendilerine bağlı piyon devletleri ileri sürerek ellerini ateşe sokmayacaklardı.

İngilizler

Bunun denemesini daha önce yapmış ve iyi netice almışlardı.

Büyük ihtimalle fikir yine İngilizlerden çıkmıştır.

 

ÇANAKKALE

Malum olduğu üzere

İngilizler

Çanakkale savaşında bize karşı en büyük deniz ve kara kuvvetlerini göndermiş büyük zayiatlar vererek geri çekilmek zorunda kalmışlardı.

Hatta

Zamanın en büyük gemisi sayılan Birleşik Filonun amiral gemisi Ocean, Seyit Onbaşının attığı top mermisi ile batırılmış, İngilizler büyük bir moral bozukluğuna uğramışlardı.

Bundan dolayı

İngilizler bizimle bir daha karşı karşıya gelmemiş daha sonraki savaşta Yunanları üzerimize salmışlardır.

Bu aslında

İlk asimetrik savaş sayılır.

 

KORE SAVAŞI

Kore savaşı da bir asimetrik savaştır.

Amerika’nın Kore’ye el koyma projesidir.

O yıllarda örgütler çok güçlü olmadığı için bu işe ülkeler alet edilmiş ve netice alınmıştır.

Olan bizim gibi ülkelere olmuş

‘Sen sağ ben selamet’ hesabı

G. Kore ABD nin, K. Kore Çin’in payına düşmüştür.

ABD ve Çin Rusya direkt birbiriyle savaşmamış

Kendilerine bağlı ülkeler üzerinden kozlarını paylaşarak neticeye ulaşmışlardır.

Maalesef

Türkiye o yıllarda bu işe karıştırılmış.. bizim olmayan bir savaşın içinde kendimizi bulmuşuzdur.

 

KORE 51. EYALET

Neticede

KORE ye yardım için giden bütün milletler geri çekilmiş, G. Kore ABD nin 51. Eyaleti mesabesine indirgenmiştir.

Bugün

G. Kore’nin ne milli ne dini hiçbir karakteri kalmamış, ABD nin Protestan dini emellerine hizmet eden bir misyoner ülke konumundadır.

Dünya çapındaki markaları da ABD hesabına yazabilirsiniz.

 

VİETNAM

ABD kaba kuvvetine güvenip

Vietnam meselesini kimseyi ortak etmeden çözmek istemiş.. ağır bir yenilgi alarak geri çekilmek zorunda kalmıştır.

Bundan sonradır ki,

ABD

İngilizlerin sofistike asimetrik savaş oyununa dahil olmuştur.

 

AHLAKSIZ BATI

BİR TAŞLA 2 KUŞ VURMAK İSTİYOR

Batı

Terör örgütlerini kurup içimize salarken bir taşla iki kuş vurma hesabı yapıyor.

Hem ülkelerimizi işgal altında tutacak

Hem de bunların Müslüman kisvesini kullanarak İslam’a saldıracak.

Kendilerine bağlı yerli ve yabancı medya vasıtasıyla da kamuoyunu yönlendirmek suretiyle neticeye gideceğini sanıyor.

Hem bizimle müttefik olduğunu söylüyor

Hem bizimle savaşan alçak saldırılar suikastlar yapan terör örgütlerine yardım ediyor.

Yani batı mertçe savaşmıyor.

 

OYUN BOZULUYOR

Ancak

Batının bu hesabı Türkiye’de bozuluyor.

Cumhurbaşkanımız lafı eğip bükmeden batılıların çirkin oyununu suratlarına çarpıyor.

‘Siz değil miydiniz DAEŞ in terör örgütü olduğunu söyleyen.. hadi buyurun!’ dediğinde, ‘bunlar terör örgütüdür, kelle kesiyor..’ diyen ülkelerin hiç biri destek için yardıma gelmedi.

Tam aksine

Başka bir terör örgütü olan PKK PYD vb. lerine silah mühimmat desteği vererek ahlaksızlıklarını bir daha göstermiş oldular.

 

BAĞIMSIZLIK SAVAŞI

Ve

DÖVİZ KURLARI

Bugün

ABD-İngiliz-Alman ittifakına karşı ülkemiz bağımsızlık savaşı vermektedir.

Üzerimize hem örgütleriyle hem de ekonomik yaptırımlarla geliyorlar.

Döviz kurları ile oynamaları doları yükseltmeleri vs. Asimetrik savaşın bir başka boyutudur.

 

Bu ne kadar sürer bilmiyoruz.

Ancak şunu iyi biliyoruz ki,

Batı

Dünkü kadar güçlü değildir.

Elinde silah, teknoloji, medya, istihbarat ve para gücü var.

Ama

Bütün bunlara rağmen batı inişe geçmiş bulunmaktadır.

 

Çünkü

Batı bütün manevi değerlerini yitirmiş vaziyettedir.

Maddi olarak da çöküşün yolunu tutturmuş gidiyor.

Avrupa’da 2-3 devlet haricinde hepsi debeleniyor.

Manevi-moral değerleri aile yapısı neredeyse sıfır…

 

Bize gelince…

Biz de dünkü biz değiliz.

Karşılarında her dediklerini yapan bir Türkiye yok artık.

Sanayi, ekonomik, askeri ve siyasi irade olarak karşılarına dikiliyoruz.

İçimizdeki Batılılaşmış kafalar olmasa haklarından (umduğumuzdan da daha kısa sürede) geliriz.

Bizim moral değerlerimiz yüksek.

Bizim hamiyetimiz, yardımseverliğimiz, komşuluk ilişkileri, ailemiz hala çok güçlü.

Hem de

Batıyla mukayese edilmeyecek kadar güçlü.

 

Batı istikbaline bakıp titriyor.

Kurdukları sistemler tek tek çatırdıyor.. telaşları bundan.

Biz ise istikbale bakıp büyük umutlar besliyoruz.

Girdik bu yola bir kere.. dönüşü yok.

Hasbunallah ve ni’mel vekil.

 

Emin Batur

Emin Batur *

Tüm Yazıları →
Emin Batur

Ayrıca Bakınız

CAFE – MARKET DENETİM VE PAHALILIK

Emin Batur Bana göre Cafe ve restoranlar kesinlikle fiyat olarak denetlenmemeli. Sadece sağlık ve hijyen …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir