Perşembe , 13 Haziran 2024
Son Dakika Haberler

NEFİS KATLİAMLAR İCAD EDİLMELİ

Suruç’ta katliam oldu. Tamı tamına 31 kişi öldü. Ölenlerden birisi “öldüren” olduğuna göre  30 kişi öldü diyebiliriz. Yüze yakın yaralı var: Şifalar dileyelim Allahtan hepsine.

“Korkunç” bir katliam. İnsanlar paramparça ve insanlar kömür karası. İnsanların saçıldığı alanın hiçbir karesinin resmi çekilip de haber diye servis edilemiyor. Yani, o kadar korkunç.

Müthiş ve korkunç bir vahşet…

Manşetler de öyle… Sözler de öyle…

Ölenler.. Çiçek çocuklar… Her birisi pırıl pırıl gençler…. Hiç birisi o şekilde bir ölüme yakışmıyorlar.

Yaşasaydılar “Kobane”ye gideceklerdi.  Vahşi IŞID saldırıları altında, ha düştü ha düşecek halde harap edilmiş şehri onaracaklardı. Hepsi çiçek çocuklardı. Her birisi, içinde yaşadıkları şehirleri “Gül bahçesi” yapmışlardı ve sıra Kobani’ye gelmişti.

Kobani Türkiye toprağı değildi. Başka bir ülkenin toprağı ve başka ülkenin insanlarının uğruna can verdikleri  ve can aldıkları bir topraktı ama olsundu: Gençlerimiz böyle şeyleri umursamayacak kadar çiçek çocuk idiler. Hepsi çiçeklere aşıktılar ve aşk şiirlerinden başka şiir bilmezlerdi.

Ama, bir vahşi zihniyet aralarına girmişti ve kendisini onların arasında patlattı. Aynı anda Kobani’de de bir patlama oldu. Belki o da bir başka “canlı bomba” idi. Bilmiyoruz. Çünkü, orası Türkiye toprağı değil… Kimbilir belki de o bomba da IŞIDlılar arasında patlatılmıştır. Bütün IŞID’lılar bir araya toplanmış  ve hepsi birden “nefis” bir şekilde havaya uçurulmuşlardır.

Kim bilir… Orada ölmek değil, ölmemek haber olur.

Çiçek çocuklar, sınırı geçtikten sonra ölseydiler: Öldükleri değil, sınırı nasıl geçtikleri haber olacaktı. Bu haberlerde de “Kahrol Türkiye” yazılacaktı. “Kahrol ki.. Bu çocuklar bu vahşet sınırını ellerini kollarını sallayarak nasıl geçtiler.” Denilecekti.

Hulasa… Pis bir tezgah… Pis bir yolculuk ve “Vahşi” bir ölüm.

Şööyle “Nefis Katliam”larıicad edemedik. Yani, şöyle, Amerika gibi masa başında oturup, ayaklarımızı pırıl pırıl iskarpinlerimizle masaya uzatıp, önümüzdeki monitorlardan düşman seçerek, insansız hava araçlarından atacağımız bilmem kaç bin ölümlük bombaları fırlatamadık…

Baksanıza, o kadar vahşi şekilde katliam yapıyoruz ki, ortada film çeken canlılar kalıyor ve bu vahşeti görüntüleyebiliyorlar. Halbuki, Amerika’nın, İngiltere’nin, İsrail’in attığı bombalar ancak çoooook uzaklardan çekilebiliyorlar. Yakından hiçbir görüntü vermiyorlar. Verseler de  ortada kan yok ki kanı göstersinler. Her şey havaya uçuyor.

Ne gözyaşı var… Ne kan var… Ne ses var ne görüntü var.

Bir yılda üçyüzbin insanı ber “hava” ettiler.

Hulasa, nefis katliamlar icad etmeliyiz. Böylesi çok vahşi oluyor.

Aydın Aydın *

Tüm Yazıları →
Aydın Aydın

Ayrıca Bakınız

ÇOCUKLARIN SOKAK KİYAFETLERİ KİMİN TERCİHİ 

Aydın Aydın Biliyor musunuz? Türkiye’de hiç bir ana babanın, belli bir yaş üstündeki  az buçuk …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir