Cumartesi , 15 Haziran 2024
Son Dakika Haberler

İyi ki IŞİD varmış (!)

Tarih şuuru bir milletin bugün ve yarınlarının yol haritasını çizen sınır taşlarıdır.

Kim bu sınır taşlarına dikkat eder, bunlara göre karar verir ve hareket ederse en az hata işler.

Tarih her şeyin şahididir. Tarih şuurundan yoksun olanlar her zaman aynı hatalarla yüzleşir, aynı yanlışları tekrar eder, aynı oyunlara düşer.

Asırlardır iç içe, kardeşçe yaşadığımız milletlerden birisi de Kürtlerdir. En fazla bu kardeşlerimizin tarih şuuruna sahip olmaları gerekiyor demem yanlış olmaz. Niyetim, bir milleti yüceltmek veya alçaltmak değil, tarihi gerçekleri sıcağı sıcağına hatırlatmaktır.

Uzaklara gitmeyeceğim. Sadece yakın tarihimizde yaşadığımız birkaç olayı hatırlatarak bu gün geldiğimiz noktayı analiz etmeye çalışacağım.

Osmanlının yıkılışıyla sınırları Paris ve Londra’da çizilen bir Türkiye ve Ortadoğu’da kurulan irili ufaklı aşiret devletleriyle karşı karşıya kaldık. Her ülkede Türkler, Araplar, Kürtler, Süryaniler, Ezidiler asırlardır yaşadıkları topraklarda kaldılar. O günkü şartlar gereği dünyaları oralar idi. Onlar da o dünyalarını terk etmediler.

Cumhuriyetin kuruluşuyla Kemalist, ulusalcı, ırkçı, baskıcı bir devlet anlayışı Türkiye sınırları içinde yaşayan Türkler, Kürtler ve Araplar gibi her millete kan kusturdu. Her dindara dünyayı zindan ettiler. Çünkü, o günkü devlet anlayışı tek tip bir ulus ve insan yetiştirmek için yapmadığı, yapamayacağı kötülük ve zulüm kalmadı.

Bu duruma millet olarak ilk başkaldıran Kürtler oldu. Birçok isteklerinde haklıydılar. İstedikleri anlaşılabilir şeylerdi. Devlet baba denilen asık surat bunların bu makul isteklerini yerine getirme yerine, onları yok sayarak, onlara baskı ve terör yaparak cevap verdi.

Yıllar sonra Devlet terörü karşı terörü doğurdu.

Kürtlerin içinden bir kısmı Marksist-Leninist devrimci bir yol izleyerek PKK saflarında birleştiler. Bir devlete karşı savaş yapmak öyle basit bir mücadele değildi. Para, silah, eğitim, lojistik destek ve merkez olarak kullanacakları toprak gerekliydi.Bir ara Suriye, İran kendi topraklarında ve daha sonra ABD ve batılı yandaşları da Kuzey Irakta PKK’ya yer verdiler.

PKK’yı İsrailden, Almanyaya, Fransadan Amerikaya, İngiltereden İrana kadar kullanmayan ülke kalmadı. Güya PKK da onları kullanıyordu.

Türkiye ile PKK arasında çözüm süreci devreye girince, çatışmalar ve kan durdu. O zaman bölgede hesaplar yine karıştı. Kartlar yeniden karılmaya başlandı. Ortaya yeni bir piyon çıkarılması gerekliydi. Ve şimşek hızıyla onu da çıkardılar. Adını da şimdilik İŞİD koydular.Yarın hangi rolü üslenir, hangi kılıfa girer, hangi adı alır göreceğiz.

İŞİD İrana karşı 10 yıl savaşan çetin ceviz Irak ordusunu bir kurşun atmadan teslim aldı. Yıllardır Irak merkezi hükümetiyle savaşan o meşhur Peşmerge’yi bir vuruşta yere serdi ve perişan etti. Irak ve Suriyede kendisine rakip kalmadı ve ta sınırlarımıza dayandı.

Şimdi Suriyenin Kuzey sınırlarında oturan Kürt bölgelerine geldi sıra. Türkiyeye karşı kahramanca (!) savaşan PKK gerillaları da PYD ile birlikte İŞİD fırtınasının önünde tutunamadılar. Saman çöpü gibi sağa sola dağıldılar. Şimdi İŞİD’ten canlarını kurtarmak için kaçıyorlar. Sığınacak bir Kertenkele deliği olsa oraya girecekler. Ama İŞİD ona da fırsat vermiyor ki.Gölge gibi peşlerindeler…

Sınırlarımızı zorlayan Suriyelilerin içinde savaştan kaçan, canını kurtarmak isteyen PKK ‘lı militanlar da var. Türkiye’ye kontrolsüz, kimlik tespiti yapılmadan, silahlı olarak, istedikleri gibi ellerini kollarını sallayarak girmek istiyorlar.

Sınırı korumakla görevli askerlerimize hem Türkiye tarafından, hem Suriye tarafından PKK’lılarca taşla, sopayla saldırılıyor. Bazı BDP Milletvekilleri ve Belediye başkanları da bölgede halkı her zaman olduğu gibi Hükümete, devlete ve güvenlik güçlerimize karşı kışkırtmakta, şov yapmakta yarışıyorlar. Onlar da askere taş atıyor, zorluk çıkarıyorlar.

Hala geçmişten bir ders almadınız mı?

Saddam zulmünden kaçan, Türkiye’ye sığınan 500 bin Kürdü, Suriye savaşından kaçan 1,5 milyon Suriyeliyi bağrına basan bir Türkiye İŞİD ’in önünden kaçan insanları, PKK’lı ve PYD’li kahramanları (!) da bağrına basmasını bilir. Başını sokacak bir mağara, sığınacak bir kaya parçası bulamayan meşhur(!) gerillaları da şefkat kolları arasına alır. Tarih bilinciyle hareket eden güçlü ve büyük bir Türkiye ve onun Hükümeti var karşınızda. Korkmayın!

Yeter ki, geçmişinizden ders ve ibret alın! Aynı hataları tekrarlayıp durmayın! Adam olun adam! Yoksa ona buna oyuncak, kurda kuşa yem olursunuz. Bu dünya etme bulma dünyasıdır (1.) Allah bir zalimi, öteki zalimin eliyle işte böyle cezalandırır. (2.)

Bölgemizdeki gerillaların (!), militanların(!) ve dış güçlerin hepsinin maskeleri düştü. Yüzlerindeki boyalar suratsız sıratlarından sızmaya başladı. İnsanın, ‘’İyi ki İŞİD varmış’’ diyesi geliyor.

Arif Altunbaş, Haber7. Com
Facebook; arifaltunbas @hotmail.com
Twitter @arfaltunbas

Dipnot;
“İşte kazandıkları (günahları)ndan ötürü zalimlerden bir kısmını diğer bir kısmının peşine böyle takarız.” (6/Enam, 129).
“Zalim, Allah’ın kılıcıdır. Yoldan çıkmış azgınları onunla cezalandırır; sonra o zalimden de intikamı alır.” (Hadis-i Şerif).

Arif Altunbaş *

Tüm Yazıları →

Ayrıca Bakınız

Özeleştirinin ilk muhatabı kim

Arif Altunbaş Sızlayan duvarlardan gelen iniltiler dalga dalga çoğalıp, bir yas ve ağıta havasına dönüşür …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir