Perşembe , 22 Şubat 2024
Son Dakika Haberler

DÜNYA KUPASI FİNALİ (3)

Dünya Kupası'nda hangi takımı hangi teknik direktör çalıştırıyor ...

Dünya kupası finalini anlatmaya 2. Yarıdan itibaren (1950) başladım

Ama

Buna rağmen iki yazıda ancak 2000 yılına gelebildim.

Bu yazıda inşallah

Dünya kupası finalini kiminle oynayacağımız kısmına kadar gelip bitirmeyi düşünüyorum.

GÖREVİ NASIL DEVRALDIK?

Geçen yazıda

Milli takım için çok emek sarfetmiş âkil adamların

Vaktin geldiğine hükmederek; takımı etiyle kemiğiyle bize teslim ettiğini

Bizim ise buna hazır olmadığımızı

Yürüyeceğimiz yolun çok muhataralı (tehlikeli) olduğunu

Sermaye, forvet, orta saha, kaleci ve spor yazarlarının aleyhimize çalıştığını lisanı münasiple anlatmaya çalıştık.

Âkil adamlar

Söylediklerimizi tasdik etmekle birlikte

Bu işi bizden başka kimsenin başaramayacağını

Bizim alnı secdeli oyuncuları sahaya çıkardığımız için bizi seçmediklerini

Eğer

Başarılı olacaklarına kani olsalar

Hayatında caminin kenarından bile geçmemiş

Ama

Milli takıma yürekten bağlı başka bir ekip olsa

Hiç çekinmeden görevi o ekibe de verebileceklerini

Ancak

Şimdiye kadar sayısız deneme yapmalarına rağmen

Hiç bir çalıştırıcının başarıyı yakalayamadığını

Binaenaleyh

Son çare olarak bize mecbur olduklarını serahaten (açıkça) söylediler.

Bununla beraber

Sıkıntıya düştüğümüz her anda yanımızda olacaklarını

Gerektiğinde

Yedek kulübesinde bekleyen oyuncuları da sahaya sürebileceklerini,

Karşımızdaki anlı şanlı takımları

Gözümüzde fazla büyütmememiz gerektiğini,

Şöhretlerine rağmen

İçlerinin boş, kof takımlar olduğunu söyleyince

Biz de

‘Bismillah’ deyip görevi devraldık.

KISA SÜREDE İLK 20’YE KALIYORUZ

Gerçekten de

Âkil adamların desteğiyle ilk elemeleri rahat geçtik.

Bu arada

Alt yapıya önem veriyor

Takımın ileride kendi ayakları üzerinde durması için gerekli tedbirleri alıyorduk.

Böylece

Milli takım başarılarını sürdürerek

Dünya kupası elemelerinde ilk 20’ye kalmayı başardı.

KORKTUĞUMUZ BAŞIMIZA GELİYOR

Biz böyle rüzgarı arkamıza almış giderken

Bozguncular devreye girip müzavirlik yapmaya başladı.

Yani

Korktuğumuz başımıza beklediğimizden daha erken geldi.

İddiaları şu:

Onlara göre;

Bizim süper ligde ne işimiz varmış,

Dünya kupasına hazırlanmak bizim neyimize..

3. Lig bizim neyimize yetmiyor?

Azıcık aşım ağrısız başım

Vs vs gibi bir gürültü kopardılar ki,

Takım neredeyse dağılacak noktaya geldi.

Başta demiştim:

Bizde ne Milli Takımı besleyecek para var

Ne bize destek olacak spor yazarı,

Ne de kadro henüz istediğimiz kıvama gelmiş değildi.

Tam aksine

Bizden bildiğimiz oyuncuların karşı tarafa çalıştığını çok sonra öğreniyoruz.

Zaten rakip takımların daha ilk hücumlarında bizden bildiklerimiz

Hemen sinmiş

Sinmekle kalmayıp bize akıl vermeye kalkıp “ Ya siz de bu kadar ileri gitmeyecektiniz!..” demeye daha doğrusu rakiplerimize göz kırpmaya başladıklarını görmüştük.

HER ŞEY KONTROL ALTINDA

Üstümüze

Dört bir koldan saldırı olunca

Can havliyle âkil adamlara “aman medet.. yetişin!” demekten başka bir çare bulamadık.

Çünkü öyle bir noktaya geldik ki, ya olacağız, ya öleceğiz.

Turu geçersek çeyrek final oynayacağız,

Yenilirsek takım dağılacak kendimizi ancak 3. Ligde toparlarız.

Âkil adamlar:

– Telaşa gerek yok her şey kontrol altında..

– Ama efendim nasıl olur? Yoğun bir saldırı altındayız. Üstelik İngiliz usulü oynayan forvet kesin bize gol atacak gibi görünüyor. Bu durumda değil dünya kupası elemelerine katılmak, süper ligde oynamamız bile hayal olur.

– Merak etmeyin!

İngiliz usulü oynayan forvet kendi kalesine gol atacak…

– !!!

Ve gerçekten

Âkil adamların dediği gibi oldu.

İngiliz usulü oynadığını bildiğimiz bir oyuncu kendi kalesine gol atarak

Takımı hem dağılmaktan hem de,

Elenip 3. Lige düşecekken

Tur atlayıp

Dünya kupası finallerinde

Çeyrek final oynamaya hak kazandık.

KALECİ VE SAVUNMA OYUNCULARI

Bu tehlikeyi savuşturunca

Hızlı bir şekilde kaleci arayışına geçtik.

Savunma için Rusya’dan transferler yaptık.

Ancak

Kaleci çok iyi iş çıkarınca savunma için Rusya’dan futbolcu almaya gerek kalmadı gibi bir hal oldu

Ama

Moral destek için yaptığımız transfer anlaşmalarını da bozmadık.

Çünkü

Kaleci öyle güzel oyun çıkarıyordu ki,

Savunma için transfer yapmaya gerek bile kalmamıştı.

Bu arada muzavirler yine rahat durmuyor

Kaleci için ‘antrenörün yakını..’ diye laf sokmaya çalışıyordu

Ancak eski güçlerini kaybetmiş

Artık

Eskisi kadar tesirli olamıyorlardı.

ORTA SAHA VE FORVET DEĞİŞTİRİLİYOR

Milli Takımı devraldığımız ilk yıllardaki gibi rüzgarı tekrar arkamızdan almaya başlamıştık.

Bu sırada

Aldığımız istihbarat neticesinde

İngilz ve Amerikan stili futbol oynayan forvet ve orta saha oyuncularını değiştirmeye karar verdik.

Çünkü bu oyuncular

En kritik bir zamanda su koyveriyor

Takımı 15-20 yıl geriye götürüyordu.

15 TEMMUZ’DA YARI FİNAL OYNUYORUZ

Değiştirileceğini gören orta saha ve forvet oyuncuları kazan kaldırdı.

“Ya herru ya merru!” diyerek 15 Temmuz’da bizi sahaya davet ettiler.

Bu yaptıkları tam bir kemikaze dalışıydı.

FİFA bu daveti uluslar arası komiteye götürüp

Kazanan tarafın

Dünya kupası yarı finalini kazanmış olacağına hükmetti.

Kabul ettik.

YİNE ŞİKE

Taraftarlarımızla birlikte FB GS BJK Trabzon Başakşehir ayırımı yapmadan bütün taraftarlar bu milli maç için stadyuma akın etti.

Stadyuma sığmayanlar cadde ve meydanlara doldu.

Ancak

Rakip takım yine şikeye baş vurarak kalleşlik yaptı.

Maça giderken bizim taraftarın elinde bıçak bile yokken

Onlar tank top uçak ne varsa alıp maça öyle geldiler.

Eğer

Maçı kazanamaz da mağlup olurlarsa taraftarlarımızı ezip

Kanlı bir şekilde

Yarı final yolumuzu kapatacaklardı.

TANTUNİCİ DANYAL USTA

Tankına topuna uçağına güvenen rakip takım bir şeyi unutmuştu.

O da

Bu milletin nasıl bir millet olduğunu…

Yani

Gerektiğinde bu milletin

Düşmanın tankını topunu çıplak elleriyle durduracağını unutmuşlardı.

Nitekim

Tantunici Danyal usta atletiyle tankın egzostunu tıkayarak durdurması karşısında bunlar şok oldu.

Böyle olunca

Rakip takım sahaya serildi kaldı.

Dünya kupası çeyrek finalini

Bi avnallah (Allah’ın yardımıyla) kanlı olmakla birlikte rahat denecek bir şekilde geçtik.

‘Kanlı olmakla birlikte, rahat geçtik..’ dememin sebebi 100 yıldır ilk defa böyle bir başarı kazanarak takımı millileştirdiğimiz için söylüyorum.

Yoksa o maç çıkışında

Taraftarlarımızdan 250 civarında şehit yüzlerce yaralı vermiştik

Ama

Dediğim gibi takım millileşme yolunda büyük bir adım atmıştı.

DÜNYA KUPASI FİNALİNİ KİMLE OYNARIZ?

Şükür

Çeyrek finali geçtik.

Yarı finali Suriye’de mi, Tunus’ta mı, Irak’ta mı

Yoksa Akdeniz’de bir sahada mı oynarız bilmiyorum.

Ben finali

Yahudi küreselcilerin yığınak yaptığı Çin’le oynayacağımızı düşünüyorum.

Ancak bu maç

Normal süresinde bitmeyecek. Uzun bir maç olacak.

Kimin kazanacağını Allah’tan başka kimse bilemez.

Çünkü

Top yuvarlak saha düz.

Bize düşen bu maça çok iyi hazırlanmamızdır.

Tevekkelne Alallah…

NOT: Mevzuyu bütün kısaltmalara rağmen ancak üç yazıda toparlayabildim.

(1) ve (2) nolu bölümleri okuyamayanlar için

üç yazının

Ayrıca özetini veriyorum.

EB

FİNAL (ÖZET)

– Büyük ihtimalle finali Çin’le oynarız

– Bu kadar anlı şanlı takımları yenerek mi finale kadar geleceksiniz?

– Hayır! Hepsini bizim yenmemize gerek kalmayacak. Onlar birbirleri ile yapacakları maçlarda elenecek. En dişlisi yarı finale kadar gelecek. Yarı finali kim kazanırsa o bize rakip olacak. Bu işten anlayanlar favori olarak Çin’i gösteriyor.

– Peki, Çin değil diğer takımlardan biri finale kalırsa?

– Önemli değil. Onlarla tarafsız sahalarda yaptığımız hazırlık maçlarında gücümüzü gördüler.

– Nerede?

– Mesela, Irak, Suriye ve Libya’da yaptığımız hazırlık maçlarında ve gerekse Akdeniz oyunlarında gücümüzü gördüler.

– Bu arada Akdeniz oyunları da mı başladı?

– Evet! Ama biri bölgesel biri küresel…

– Bu oyunlara kaç ülke katılmıştı?

– 27 ama bir kısmı bilemediğim sebeplerden dolayı toparlanıp ülkelerine geri döndüler. Bir daha gelirler mi bilemem…

– Peki, son bir soru

– Buyurun!

– Siz 20 yıl öncesine kadar elemeleri bile geçemeyen, futbol dünyasında kaale alınmayan bir takım iken, bugün nasıl oldu da finalleri oynayacak bir güce eriştiniz?

– Öncelikle takım ruhu, sonra iyi bir çalıştırıcı… Tesislerin tümünü elden geçirdik bu arada. Diğer taraftan kadro… Kadroyu kurarken dökülen pes eden çok oldu. Çünkü çalıştırıcımız nefes aldırmıyordu. Çalışmak çalışmak çalışmak…

Buna dayanamayanları bir kısmı kendiliğinden bıraktı gitti.

Bonservisleri elimizde kaldı.

Bundan dolayı gittikleri takımlarda da bir varlık gösteremediler.

Kolay olmadı tabi bu işler.

Başka şeyler de var tabi ama şimdilik bu kadar yeter sanırım.

– Son bi soru: Netice ne olur

– ‘Top yuvarlak saha düz’

Biz gayret edeceğiz

Ama

Neticeyi Allah’tan başka kimse bilemez.

03.06.2020

Emin Batur

Emin Batur *

Tüm Yazıları →
Avatar

Ayrıca Bakınız

MEZARDAKİ ÖLÜLER DİRİLERİN HERGÜN HELVA YEDİĞİNİ SANIYOR

Emin Batur İçimizde bir kesim var.Bunlara göre Almanya merkezli Avrupa’nın ne kadar müreffeh olduğunu.. ahh …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir