Pazar , 19 Mayıs 2024
Son Dakika Haberler

HER SEÇİM ÖNEMLİDİR Mİ?!!!

Farkında iseniz, yaşadığımız her seçimi “Hayat-Memat meselesi” ortamında yapıyoruz.  Her parti, bizi, “Eğer bize rey vermezseniz ülke mahvolur. Vatan elden gider” diyerek kendisine  rey vermeye çağırıyor.
Öyle midir?
Diyelim ki, bazı zamanlar evet öyledir. Peki ama, her zaman öyle midir?
-Evet, öyledir.
********
Biz, “rey” deriz. Özellikle Araplar ise “Ses” derler. Olayın adı, “rey vermek” değil de, onlarda “Ses vermek” şeklindedir. Hangi taraftaysan, işte tam o taraftan ses vereceksin.
Anlaşılıyor ki, “rey”in gizlisi olur da “ses”in gizlisi olmaz.
Bizdeki, “rey verme” şeklinde, olabilir ki, “münafıklık” olur. Fakat, olay “Ses vermek” şeklinde olursa, münafıklık için biraz düşünmek gerekir. Çünkü, münafık, içindeki sesi dışarıya verse onda münafıklık olmaz: Dışa vurduğunu içine söylese yine münafıklık olmaz. O halde, demek oluyor ki, “esas şekil” “ses vermek” şeklinde olmalıdır.
Yani… Bir bakıma, hangi partiyi destekliyorsan, o partinin tarafından “ses” vermelisin.
Ses verdiğin zaman, kendini ortaya koyarsın. Kendin de sorgulanır olursun. Bu sorgudan dolayı ya takdir ya tekdir hak edersin. Verdiğin reyin alenen sorumluluğunu yüklenmiş olursun. Eskilerde bu eylemin adı “Biat=Beyat” idi. Biat ile hangi tarafta olduğunu açıkça ilan ediyorsun. Ortada, kendin hakkında hiç bir muğlaklık ve boşluk bırakmıyorsun. Ne isen işte o oluyorsun. Artık, istesen de “münafık” olamıyorsun.
Halbuki…Şimdi: Nasılsa, hep “sandıktan çıkan” sen oluyorsun. Sandık sonucu ortaya çıkana kadar ise, aman kim olduğum ve kime rey verdiğim belli olmasın diye girmediğin renk kalmıyor. Sana uzanan her eli tutuyor ve her çağrıya “olur” diyorsun.
Böylece, sandıktan da hep sen kazanarak çıkıyorsun. Yani, sandık, her zaman münafıkları kazandırıyor.
Münafık dediğimiz de kim ki?
Bu kelime, “dini” manada değil elbet. Bu kelime burada “siyaset münafıklığı” manasında. Seçim öncesinde ses vermediği halde, seçim sonrasında ses vermek ve sandığın kazandırdığının renginde olmak: Bu kelimenin esas manası.
Seçimler de iişte bu yüzden hep “hayat memat meselesi” olarak önümüze geliyor.
İyi ki de öyle geliyor. Yoksa, aslında, olayın hayat-memat meselesi ile ilgisi yok. Hayat, yine, dünkü gibi devam edecek. Ne rejim değişecek ne hırsızlık iktidardan uzak olacak. Çünkü, hırsızlar zaten hep, kazanan tarafta olacaklar.
Onlar, seçimden önce ses vermezler. Onların sesi seçimden sonra “Bizim sayemizde” şeklinde çıkar.
Bu manada, “Paralel” ilk defa, seçimden önce “ses” veriyor. Ama, bir kısmı ve belki en anlamsız ve güçsüz kesimi ses veriyor.
Esas kısmı, seçimden sonra ses verecek. Sandıktan kim güçlenerek çıkmışsa, o kesim, onların kılığında ses verecek.Üstelik, reylerini de mutlaka karşı tarafa verdiği halde, sesleri, kazanan taraftan çıkacak.İşte, seçimler, böylesine, hayat-memat meselesidir.

Aydın Aydın *

Tüm Yazıları →
Aydın Aydın

Ayrıca Bakınız

TÜRKİYE’ NİN FİLİSTİN HAİNİ OLMAMA YOLU VAR MI?

Aydın Aydn Araplar yıllarca Kudüs’e gitmediler. Çünkü Kudüs’e gitmek demek İsrail’i devlet olarak tanımak demekti.  …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir