Cumartesi , 15 Haziran 2024
Son Dakika Haberler

Erdoğan fenomeni

Siyaset kritik ve stratejik tercihlerden meydana gelen inişli çıkışlı bir yol ve acımasız bir savaş alanıdır. Orada insaf ve merhamete, acıma ve duygusallığa yer yoktur.

Siyasetçinin kişiliği ve kimliği, onu kuşatan çevresinin kalitesi bu zorlu savaşta belli olur. Siyasetçinin kendisi ve kişiliği, inandığı ve yüklendiği misyonun ekseninde yol arkadaşlarının samimiyeti, çalışkanlığı ve güvenirliği savaşın sonucunu belirler.

Lideri karizmatik ve başarılı yapan etrafındaki kadrosudur. Kadrosu sağlam olmayan hiçbir lider yıllarca zirvede kalamaz. Savaşan asker ve subaylardır ama savaşı kazananlar ve tarihe geçenler her zaman kumandanlar olur.

Askerin motivasyonunda ve savaşın kazanılmasında elbet kumandan birinci derecede rol oynar. Kumandanın cesareti, dik duruşu, karizması, kefenini giyerek meydanlara atılması kendi cephesinde sevgi ve güven duvarları örerken karşı cephede psikolojik yıkım ve depremlere yol açar.

Ancak cephesindeki motivasyonu sürekli savaşa hazır tutabilen komutanlar zafer kazanabilir. Siyasi liderler ve siyaset alanı da aynen böyledir.

Lider, kendi dışına çıkarak kendi partisine ve olaylara kuşbakışı bakabilen, olayların ve hadiselerin analiz ve teşhişlerini hislerine mağlup olmadan değerlendirme yeteneğine sahip olandır.

Geniş ufku, sezgisel yetenekleri, bilgi ve tecrübesiyle rizikoların üzerine giden, taşın altına elini koyabilen, yapacaklarını önceden ölçme ve değerlendirme süzgecinden geçiren, tabanının ve toplumun nabzını sürekli canlı tutabilenlerdir gerçek liderler.

Bugün Erdoğanı lider yapan sadece AK Partinin kurucusu, öncü siyasetçisi ve Türkiyenin Cumhurbaşkanı olması değil, muhalefetin bile kendisini taklit etme ihtiyacı duyması, onun liderliğini tartışmasız hale getiriyor.

Kökü tarihimizin enine boyuna derinliklerine uzanan bir düşünce ve aksiyon çınarı olan bir hareket doğal olarak rakip ve düşmanları için tehdit, sevenleri ve umut bağlayanları için de tutundukları sağlam, güvenilir bir daldır.

Ve dolayısıyla o ülke halk için de düşürüldüğü sahte cumhuriyet handikapından çıkış ve kurtuluş kapısıdır.

Erdoğan üzerindeki tehditler, AK Parti karşıtlarının bel altı vuruş stratejileri ve aydınların kör ve şaşı bakışları bu karizmatik yapıyı toplumun gözünde başlı başına bir siyasi kahraman ve fenomen haline getirdi.

Erdoğanın ve partisinin başarısı arkasında AK Parti hareketinin misyonu ve toplumun bütününü kucaklayan engin tavrının arkasında siyasi bir liderlik zekâsı yatıyor..

Erdoğan karşıtlarının sürekli Erdoğanı yalan, iftira, dedikodu, diktatör ve yolsuzluk suçlamasıyla yıpratmaya çalışması AK Parti hareketini ve hükümetini toplumun gözünden düşürmeyi amaçlıyor. Bu da bu partinin daha az oy alması anlamına geliyor.

Bütün bu yolsuzluk ve otoriterlik bombardımanı, Gezi,17 ve 27 Aralık operasyonlarından sonra AK Parti tabanı ve Halkımız Erdoğan ve partisinin etrafında kenetledi. Eskisinden daha güçlü, daha prestijli bir hale getirdi. Yani dış oyun ve tezgahlar pazarda alıcı bulmadı, meydanlara dökülen milyonların red ve lanetine uğradı.

Afaganistan ve Irak işgalinin, Suriyedeki savaşın, Mısırdaki darbenin bölgede süren kan, kin ve elenin batılılarca koşulsuz desteklenmesi Erdoğan liderliğindeki harekete daha çok güven ve ivme kazandırdı.

Batı’nın Erdoğan ve AK Parti alerjisi, sömürgeci strateji ve Haçlı duruşundan kaynaklanmakta olduğu iyice sırıttı.

Otoriterlikten hoşlanmayan, darbelere, darbecilere, diktatörlere karşı olan bir parti tabanı Erdoğanın Siyonist ve eğemen dünya güçlerine karşı dik duruşu karşısında ona daha çok bağlandı ve daha çok sahiplendi. Türkiyenin onurlu ve dik başlı duruşu onu yurt içinde ve dışında bir fenomen haline getirdi.

Bu hal Siyonist ve batılı çevrelerce tehlikeli görüldü ve Erdoğan otoriter ve diktatör ilan edildi. Bu çevrelerin Türkiye bağlantıları da aynı frekanstan algı operasyonları oluşturmaya başladılar.

Bütün engellere ve engellemelere, iç ve dış düşmanlara rağmen ‘’muhtar bile olamaz’’ diye küçümsenen Erdoğan Türkiyenin Başbakanı, Cumhurbaşkanı ve dünya liderlerinden bir lider,  şer güçlerinin korkulu rüyası haline getiren irade devreye giriyor ve  ‘’Kaderin üstündeki kader’’ geröekleşiyor

 

Facebook; arifaltunbas@hotmail.com Twitter @arfaltunbas

Arif Altunbaş *

Tüm Yazıları →

Ayrıca Bakınız

Özeleştirinin ilk muhatabı kim

Arif Altunbaş Sızlayan duvarlardan gelen iniltiler dalga dalga çoğalıp, bir yas ve ağıta havasına dönüşür …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir