Perşembe , 25 Temmuz 2024
Son Dakika Haberler
brown pencil on equation paper

Partilerin Hak ve Halk ile İmtihanı

Arif Altunbaş

Partiler toplumları ve devletleri yönetmeye talip demokratik sistemin temel kuruluşlarından birisidir. Sistem ve düzeni, onun ilkelerini kurgulamaya çalışan fikir ve düşünceleriyle topluma umut aşılayan ve vadeden bu kuruluşlar plan ve proğramlarıyla amaç ve hedeflerini gerçekleştirmeye çalışırlar.

Halkla barışık onların iç ve dış dünyalarına tercüman oldukları sürece ayakta kalırlar. Partilerin tüzükleriyle neler vadettiklerini, amaç ve hedefleri ile kimliklerini, ne yapmak istediklerini de ortaya koyarlar.

Halkın dini, tarihi, kültürü, hayat tarzı ve yaşantısına kadar partilerin kuruluş gayeleri, topluma vermek istedikleri mesajları ve ayarları neler ise toplum tarafından kabullenilir veya dışlanırlar.

Kuruluşundan itibaren halkı aşağılamak, onun milli ve manevi değerlerine karşı gayri nizami bir harp yürüten ve yürütmekte olan ülkemizdeki bazı partilerin yaptıklarına ve yapacaklarına değişim, dönüşüm, devrim denilerek halkımıza batının zehirleri bal olarak sunulup kutsallaştırmıştır.

Bu tip partilerin temel ideolojileri ve görüşleri, hayat felsefeleri, düzen ve sistemleri bağnazlıklardan beslenen bir anlayıştan kaynaklanır. Bunlar Müslüman milletimizin sadece dinine değil diline, kültürüne, geleneğine, tarih ve coğrafyasına karşıdır. Bu Partiler ülkemiz ve İslam ülkelerinde İslam ve Kur’an, Müslüman İslam Birliği düşmanıdırlar. Çünkü bu görüş ve duruşları batı emperyalistlerinin isteğidir.

Halkımıza en yabancı partiler özümüzden kopuk ideolojilerin doğurduğu, beslediği, büyüttüğü ve koruduğu komünist, sosyalist, laik, ırkçı- faşist ve İslam düşmanı kurum ve kuruluşlardır.

Bunlar temelleri İslam ve Müslümanların değerlerini yok etmek için kurulmuş batı emperyalizminin taşeronluğunu yapmaktadırlar. Halkçı görünerek, halk düşmanlığı yaparak batıdan yönlendirilen ve yönetilen millet ve devletimize zarar veren en tehlikelei hareketlerdir.

Bu zihniyetlerin fikir babaları ve partiye yön verenleri batının toplum mühendislik projelerinin yüklenicileri olan siyaset taşeronlarıdır. Kendi ideolojilerinin nereye hizmet ettiğini bile bilmeyen çoğu bu okumuş cahiller ve hainler bu ülkenin tarih, coğrafya, kültür ve gerçeklerine Fransız olan çifte standartlı yanar-döner fırıldaklardır.

Bunlar iktidarda veya muhalefette olsa da milletimizi millet yapan dini, milli, yerli ve manevi değerlerine muhalefet etmek için kuurulmuşlardır. Seçim dönemlerinde iktidara gelmek için halka yalvarmakta dâhil her türlü hile, yalan, iftira, entrikaya başvurması onların karakter ve duruşunun gereğidir. Bu kuruluşlar Müslüman milletimizin din-dil dâhil her şeyini değiştirmek ve batıya benzetmekle görevli ve sorumludurlar. Bu amaclarına ulaşmak için baskı ve darbeciliği, darbe seviciliği terk etmeyen militarist faşist bir anlayışa ve yapıya sahiptirler.

Kullandıkları retorik halkçılık ve halkın yönetimi olmasına rağmen, yaptıkları halk düşmanlığı ve halkın tepesinde despot bir yönetim kurmak, halk adına halkın üstünde halkı ezerek yönetmektir. Tarihleri boyunca halka bize oy verin diye yalvarırlar, iktidara gelince de halkı kendilerine yalvartıp, ilendirip dilendirirler.

Milletimizi İslam medeniyeti ve kültüründen, tarihi ve coğrafyasından, koparmak ve batı emperyalizmine uşak yapıp ona bağımlı kılmak için kurulmuş bu partiler, görevlerini yerine getirmek için her ahlaksızlığa, rezalete, başvuran proje partileridir.

Her yolu deneyip renkten renge girseler de algı oyunlarıyla millete sahte baharlar vadetseler de milletin nazarında yalancı çobandan farksız, konuştukça burnu uzayan Pinokyo olmaktan asla kurtulamazlar. Bir parti ve hareketin Halkımız adına sağlam dürüst ve şahsiyetli bir duruşu, özgür, bağımsız bir gelecek tasavvuru ve yürüyüşleri yoktur.

Milletin genleriyle oynamak için kurulmuş İslami ve ahlaki sınır, ölçü ve kuralları tanımayan, Hak ve halkla bağlarını koparmış partiler halkımıza karşı savaşmak için kurulan, organizasyon ve zilletin temsilcileri bu partilerden Milletimiz ve devletimiz kurtulmadıkça asla rahat ve huzur yüzü görmez.

Arif Altunbaş *

Tüm Yazıları →

Ayrıca Bakınız

Haydut devletler ve mazlum milletler

Arif Altunbaş Hergün üzerimize katran gibi yağan binlerce yalan, iftira, karalama, algı operasyonu, kışkırtma, sosyal …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir