Cumartesi , 15 Ağustos 2026
Son Dakika Haberler
SAHİLE VURAN GÖZYAŞI

SAHİLE VURAN GÖZYAŞI

Yaşadığımız çağın azgınları yüzünden insanlığın mazlumları bitmiyor. Sırtlan desem hayvanlara ayıp olur. Hayvanlardan da aşağı olan zalim çoğunluğun saldırıları, yeryüzünde acıların devamına sebep oluyor.

Bütün zamanların sömürü düzenleri, hep masum ve güçsüz durumda olan insanları ve toplumları ezmenin, onlar üzerinden kazanımlar sağlamanın yolunu tutmuşlardır. Sömürü düzeninin aktörleri, günümüzde de olduğu gibi, böl, parçala, yut üçlüsünü kullanmaktadır.

Vahyin iyi insanlara ısrarla yaptığı birlik olun çağrısı, sömürü düzeninin istemediği çağrıdır. Bu yüzden öncelikle vahyin çağrısını itibarsızlaştırmak için iyi insanların içine fitne ve fesat ekmeye devam etmektedirler.

Eve hırsız girmişse tek suçlu hırsızdır. Hırsızlık suçtur. Bırakın kapalı alana girip çalmayı, açıkta olanı almak da suçtur. Hırsızlar, insanın algısını çalmanın yolunu bulmuşlar. Ev sahibinin suçu yok mu, diye soruyorlar!

Dijital dünyanın gözü önünde, devlet kılıfı altında bir kısım zalimler, güçlerini kullanarak haksızlıkla insanların mallarına, namuslarına ve canlarına tasallut etmeye devam ediyorlar.

Bir terör devleti çıkıp zulüm ve baskısından dolayı göçle sığınılan topraklara da el uzatmış, işgal etmeye başlamış; kendilerine yer gösteren insanların yerine göz dikmiştir. “Böyle şey olmaz.” dedirten birçok şeyi, pasif insanların gözüne soka soka yapıyor.

Zalimin zulmü ateş olup masumları yakıyor. Zalimin zulmüne milyonlarca seyirci bakıyor. Dünün zalimleri: “Onlar, o ateş çukurlarının etrafında oturmuşlar, müminlere yaptıklarını seyrediyorlardı.” (Bürûc, 85/7) Bugünün zalimleri de aynı şeyi yapıyorlar.

Bir bebek, annesinin kucağında atılan bombalarla enkaz altında kalıyor. “Diri diri toprağa gömülen kıza, hangi günah sebebiyle öldürüldüğü sorulduğunda!” (Tekvîr, 81/8-9) Cevap vereceklerin helâki yakındır.

Hangi insanın; malına, canına, namusuna, nesline, bayrağına ve dinine saldıranlara rızası olabilir? “Hiç şüphe yok ki Allah, kendi yolunda, duvarları birbirine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.” (Saf, 61/4) Buna rağmen gözünün önünde, kulağının dibinde olanlara “Sen ne yapıyorsun?” diyecek kadar cesaret gösteremeyenlerin durumu nasıl anlaşılabilir?

Tek başına bir ümmet olan İbrahim (a.s.) gibi duruşunu Hanif kılmayanların safından düşen her tuğla, düşmana geçiş sağlar.

Sünnetullah gereği iyilerin imtihanı kötüler iledir. Kötülük, bireysel de toplumsal da işlenebilen suçtur. İyiliği küresel alana taşımak, öncelikle müminlerin ve aklıselim sahibi insanların marifetiyle mümkündür. İyilik evrensel faydaya hizmet etmelidir. Herkes kendi iyilik algısını oluşturmaya kalkarsa, hırsız kendi iyiliği için çalmayı, cana kıymayı normalleştirmek ister.

Yeryüzünde birçok coğrafya, sadece şimdilik güçsüz göründükleri için zulme maruz kalmaktadır. Gücünü zalimliğine kullanan insanların ürettiği mazlum coğrafyalar vardır.

Filistin, bu coğrafyalardan biridir. Zalim İsrail yöneticileri ve onları besleyen zalim güç sahipleri eliyle her an acıya gark olmuş bir şehitler ve gaziler ülkesidir. İslam coğrafyasının bir yanıdır. Mescid-i Aksâ’mız saç ayaklarından biridir. Ayağına sıkılan her kurşuna rağmen direnmeye devam ediyor. Şeref dolu yiğitlik, kundaktaki bebeğe bile nasip olmuş kutlu insanların şehridir.

Tonlarca bombanın yıktığı enkazların altından gelen çocuk sesleri! Ağlayan bebeklerin sesi her yerden duyuluyor. Vicdan sahibi insanları, inşallah harekete geçirecek; zalimler ise kurdukları düzenin içinde zulümlerinde boğulacaktır.

Ağla bebek, ağla; insanlığın duyarsızlığına ağla.

Ağla ki gözyaşında yıkanan vicdanlar dirilir belki.

Ağla ki gülerken kendinden geçenler düşünür belki.

Ağla ki utanmaz yüzler kızarır belki.

Ağla ki seni ağlatanlar karşısında eğilenlerin karası silinsin.

Seninle ağlayan nice bebekler var yeryüzünde. Kimi açlıktan, kimi yokluktan, kimi de zulüm altında kalmış topraklarına ağlıyor.

Büyükleri sorma! Onların senden önemli işleri var. Bilir misin, sana zulmeden sözde devletlerin ürettiklerini boykot bile edemiyorlar.

Biliyor musun, beton bloklar altında kalan bedenini izlerken onların kahvelerini içmeden duramıyorlar.

Biliyor musun, anneni babanı katleden katillerin modasını tartışıyorlar.

Biliyor musun, senin için dua etseler bile senin secdene yanaşmıyorlar.

Ağla bebek, ağla; ölmüş vicdanlara da ağla.

Gözyaşların sel olup Akdeniz’e dolarken, sana uzanmayan ellere ağla. İçinde iman ve masumiyet olan gözyaşların sahile vururken, sana koşmayan ayaklara ağla.

Ağla bebek, ağla; bu yaşta direnişine seyirci kalan gözlere ağla.

Ağla bebek, ağla; sana uzanan elleri kıramayan güçlere ağla.

Ağlayan bebek! Seni ağlatanı bilen, “inandım” diyenlerin duyarsızlığını gören, katında hesabı olan Allah vardır. O’nun hesabı da yakındır.

“Allah, herkese yaptığının karşılığını verir. Şüphe yok ki Allah’ın hesap görmesi pek tezdir.” (İbrahim, 14/51)

Koca dünya, onca bolluğuna ve genişliğine rağmen insanın insana dünyayı dar etmesi kabul edilemez. Zalim, gücüyle zulmünü sürdürse de müminler buna sessiz ve hareketsiz kalamaz.

İnsan olmak nedir? Zalime kalbiyle, diliyle ve eliyle dur demek gibi bir derdi olmayana insan denir mi?

Bir köpek dahi sahibini dost bilip korurken, masumları zalimlerden korumak insana düşmez mi?

Onlarca ayet, zalimin karşısında; mazlumun ve mağdurun yanında olmayı emreder. Sessizlik zilletine düşenlerin okudukları nedir?

“Size ne oluyor da, ‘Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, bize katından bir koruyucu ver, bize katından bir yardımcı gönder.’ diye yalvarıp duran zayıf ve zavallı erkekler, kadınlar ve çocuklar uğruna Allah yolunda savaşmıyorsunuz?” (Nisâ, 4/75)

Bu sorunun cevabı muhakkak alınacaktır. Allah her şeyin bilgisine vakıftır. İlahî planda Rahman’ın takdiri nedir, bilemeyiz. Ama bileceğimiz bir şey var: Rahman soruyor; “Niçin savaşmıyorsunuz?”

Yorum yap

Ayrıca Bakınız

GEÇMİŞ YÜK DEĞİLDİR

GEÇMİŞ YÜK DEĞİLDİR

“Geçmiş hiçbir zaman yük değildir.” Prof. Dr. Ragıp Kutay Karaca’nın ifade ettiği bu gerçeğin ışığında, …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir