Cumartesi , 25 Mayıs 2024
Son Dakika Haberler

AH! GÜZEL İSTANBUL…

İstanbul'un en gözde ilçesinde çöp krizi - Son Dakika Haberleri

 

Seninle ilk tanışmamız 70’li yıllara dayanır. 

Ne yalan söyleyeyim İstanbul! Seni hiç de hayal ettiğim gibi görmemiştim. 

Topkapı’da,  

Daha ayağımı yere basar basmaz irkildim. 

Kendimi Hindistan-Bangladeş türü bir curcunanın içinde buldum. 

Zaten 

Topkapı Otogarı’na otobüsün ulaşması başlı başına bir çileydi. 

Gıdım gıdım ilerleyen bir trafikte 

Sinirden sigara üstüne sigara içen yolcular yüzünden  

Otobüsün içini kesif bir duman kaplamıştı. 

Sıcaktan bunalan çocuk ağlamaları  

İle 

Dışarıda tabla üzerinde müzik (!) kasetleri satan tablacıların yüksek volumlü bağırtıları arasında, otobüsün durması ile kendimi adeta dışarı attım. 

 

DOLMUŞ 

Bavulumu almam,  

Tablacı, seyyar satıcı, kokoreççi, tükürük köfteci, tombalacı, kaçak sigara satıcıları, hanutçu ve yankesicilerin arasından sıyrılarak dolmuşlara (minibüs duraklarına) ulaşmam kolay olmadı. 

Çünkü 

Her an bavulunuzu çekiştiren bir hanutçunun arkasından kendinizi başka bir seyahat acentasında bulabilirsiniz 

Veya uyanık olmasanız  

Cebinizdeki parayı yankesiciye kaptırama riskiyle karşı karşıyasınız. 

Nihayet 

Zor bela bu cendereden çıktım. 

 

Minibüse ulaştım  

Ama çile henüz bitmiş değil. 

Üst üste yığılmış yolcuların arasında sıkışmak ayrı bir dert, 

Parayı yankesicilere kaptırma korkusu ayrı bir dert iken  

Bu sefer minibüste 

Yakası açılmamış sözleri olan bir müzik(!) çalmasın mı?!! 

 

Üstünde yabancılığı 

Buram buram kokan birisi olarak böyle şeylere itiraz edemeyeceğimi tahmin edersin ey İstanbul! 

Ama etsem de neye yarayacak ki… 

Neyse, 

Biliyor musun İstanbul? 

İlk gün bu yaşadıklarımın hiç birini sana hiç yakıştıramadım. 

Hayalimde yaşattığım İstanbul ile senin aranda hiçbir bağ kuramamıştım o gün. 

 

MEĞERSE 

İKİ DÖNEMDİR İSTANBUL’U CHP YÖNETİYORMUŞ 

O yıllarda 

Senin bu hallere neden düştüğünü anlayacak siyasi bir birikimim yoktu. 

Öyle ya, 

“Üç imparatorluğa başkentlik yapmış,  

Yüz yıllar boyunca da 

İslam’ın Payitahtlığını yapmış İstanbul nasıl bu halde olabilir?” diye düşünüyordum. 

Meğerse 

İki dönemdir CHP yönetiminde imişsin İstanbul! 

Ondan önce de 

Bir 27 yılı daha eklersek… “Eh! Olacağı budur “ dedim kendi kendime yıllar sonra. 

 

ÇÖP DAĞLARI ARASINDA 

SUSUZ İSTANBUL 

“Beterin beteri var” derler ya İstanbul! 

Ben senin 70’li yıllardaki halini beğenmezken, 

CHP yönetiminin tekrar iş başına gelmesiyle 

90’lı yıllarda daha beterini yaşamaya başladık. 

Yukarıda saydığım  

Tüm o sakametlere bu sefer çöp dağları ve susuzluk da eklendi çünkü. 

 

MİLLİ GÖRÜŞ BELEDİYECİLİĞİ 

İSTANBUL’U BATAKLIKTAN ÇEKİP ÇIKARIYOR 

Umutların söndüğü bir anda İstanbul! 

Milli Görüş belediyeciliği senin imdadına yetişti. 

Ve 

Ey İstanbul! 

Kısa sürede  

Bütün ihtişamınla yeniden ayağa kalk(mıştın) 

 

DÜNYA İLE YARIŞAN İSTANBUL 

Öyle ki, 

Son zamanlarda   

Artık dünya ile yarışıyordun İstanbul! 

Temizlik ve yeşillikte.. estetikte dünya başkentlerine hava atar hale gelmiştin.  

Köprüler, Marmaraylar, Avrasyalar, çevre yolları, temiz Haliç, alt ve üst geçitlerinle, lale bahçelerinle, dikilen milyonlarca ağacınla 

Eskiden olduğu gibi imparatorluk ihtişamına geri dönüyordun. 

 

Bilhassa 

Duvar peyzaj çalışmaların vardı ki, 

Ah! Ne kadar hoş bir görüntüsü vardı onların. 

Edirnekapı şehitliğin oradan geçerken gündüz ayrı, gece aydınlatmasıyla ayrı bir güzelliğin vardı İstanbul! 

Bu duvar peyzaj çalışmaları  

Gürültü kirliliği ve havayı temizlemenin ötesinde  

Tam bir sanat eseriydi(ler) 

 

TEKRAR CHP 

Ve ne olduysa, nasıl yanıldıysan İstanbul 

Geçmişte yaşadıklarını unutup  

Tekrar CHP’ye teslim oldun. 

Bundan dolayı “eseriydi” diyemiyorum. 

Çünkü artık o güzellikler mazide kaldı. 

 

Seni soyacaklar İstanbul! 

Güzelliklerinden 

Yavaş yavaş soyacaklar İstanbul! 

 

DİREN İSTANBUL! 

Duvar peyzajlarını kaptırdın, 

İleri biyolojik arıtmayı kaptırdın 

Her hafta yapılan 

Temel atma törenlerini 

Anahtar teslim törenleri ve sair etkinlikleri unuttuk zaten 

Ama 

Ne olur, şu Haliç’ine sahip çık İstanbul! 

Kaptırma onu! 

Çünkü 

Haliç kirlenirse temizlenmesi bir 20 yılımızı daha alır. 

Bırakma kendini, 

Diren İstanbul! 

 

15.10.2020 

Emin Batur 

 

 

 

Emin Batur *

Tüm Yazıları →
Emin Batur

Ayrıca Bakınız

CAFE – MARKET DENETİM VE PAHALILIK

Emin Batur Bana göre Cafe ve restoranlar kesinlikle fiyat olarak denetlenmemeli. Sadece sağlık ve hijyen …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir