Cuma , 11 Eylül 2026
Son Dakika Haberler
MÜSLÜMANLARIN KUTSALI İLE BAŞKALARININ KUTSALI AYNI KUTSALLIKTA MIDIR? 

MÜSLÜMANLARIN KUTSALI İLE BAŞKALARININ KUTSALI AYNI KUTSALLIKTA MIDIR? 

Leyla Şahin davası… Yani başörtüsü konusunda Avrupa insan hakları mahkemesinde (AİHM) görülen davanın adı. 

Bu davanın AİHM nezdindeki avukatlari toplantı halindeler ve kendi aralarında mahkemeye verdikleri savunmanın ne kadar mükemmel olduğunu konuşuyorlar. 

Davayı kazanacaklarından çok eminler. Çünkü savunmaları tamamen Avrupa değerleri üstüne kurulu ve Avrupa değerleri insan haklarını ve özellikle inanç hürriyetine sonuna kadar savunuyor. 

Öyle ki o günlerde Avrupa üniversitelerinde başörtüsü zaten serbestti. Çünkü başörtüsü kişinin inanç hürriyeti olarak görülüyor ve Avrupa’da bu hürriyet korunuyordu. 

Halbuki Türkiye’de bu hürriyet yasaktı ve dava da bu yasağın hem yasadışı hem de Avrupa değerlerine karşı bir durumu ifade ediyordu. 

Dolayısyla, avukatlara gore bu davayı kesinlikle kazanacaklardi. 

Hiç bir şüpheleri yoktu. 

Lakin orada ben vardım. 

Dedim ki siz bu savunma ile bu davayı kaybedersiniz. Kaybedersiniz de değil daha şimdiden kaybettiniz. 

İçlerinden bir tanesi beni tanıyor diğerleri tanımıyor. Hepsi unleri olan avukatlar. Ben ise öğretmenlikten atılma ve işsiz güçsüz bir adamım. Henüz kırk yaşına bile gelmemiş bir taşralı… 

Neden diye bile sormadılar ama ben  söyledim. 

Dedim ki… Kaybedersiniz çünkü sizin savunmanız hâkimlere sizi reddetmeyi emrediyor ve Avrupa’nın hakimleri illa dürüst olacaklarsa bu davayı illa ki reddedeceklerdir. Dürüstlükleri bunu gerektirir. 

Tabii sözler bir şey ifade etmedi. 

Dedim ki… Avrupalı bir hakim bir müslümanın vahiy karşısındaki çaresizliğini bilmeden ve bu çaresizliği anlamadan bu davayı müslüman lehine karara bağlamaz. Bu dava ancak bir müslümanın vahiy karşısında  nasıl çaresiz olduğu anlatılırsa ve hakimler de bunu anlarsa ancak o zaman müslüman lehine bir hüküm çıkar. 

“Nasıl yani? ” dediler. 

Dedim Avrupa’nın din dediği şey evet inançtır ama bizim inandığımız anlamda din değildir. Onların dini kültüreldir ve sosyolojik bir tanımdır. O dinlerin tanrısı yaratıcı tanrı değil yaratılmış bir tanrıdır. O tanrı toplumun günlük aklına ve ahlakına göre şekil ve kapsam kazanır. O tanrı yüklenici ve taşıyıcıdir. Kral nasıl isterse tanrı öyle olur. Lakin kral da tanrı sözü dinledikçe kral olur. Yani kral tanrı sözü diye aslında kendi aklını kullanır da tanrının da adamı olur. 

Anglikanizmin nasıl çıktığına bakın. Keza bizde Gürcü kilisesinin, Ermeni kilisesinin nasıl çıktığına bakın. İlk azizleri Fâtih Sultan Mehmet tır.. Çünkü her iki Kilise’nin kurucusu da odur. 

Ve anlattım. Sonunda dedim.. Avrupalı her hakim hukukun ve kamu yararınin her dini inançtan daha üstün olduğunu  bilir ve inanç hürriyeti konusuna da bu kapsamda bakar. 

Türkiye başörtüsü yasağını kamu yararı ve hukuk üstünlüğü diye uyguluyor. Dolayısıyla Avrupa bunu  Türkiye’nin hakkı olarak görecektir ve siz bu savunma ile bu davayı kaybetmiş olacaksınız. 

Tabii.. Avukatlar dudak büktüler. Üç beş ay sonra AİHM davayı Türkiye’nin lehine olarak reddetti. 

Dava reddedilince davanın avukat tarafının sonradan Milletvekili de olan sözcüsü “Avrupa vahye inanmaz” dedi. 

Şimdi…. 

Şunu herkes bilsin. 

Dünyada müslümanlarin kutsalına denk gelen ve gelecek olan hiçbir kutsal yoktur. Bunu kesinlikle böyle biliyoruz ama biz  kimin kutsali olduğuna da bakmaksizin herkesin kutsalına saygı duyuyor ve hiç kimsenin kutsalına ne hakaret ediyoruz ne de onları mizaha ve alaya almaya konu ediyoruz. 

Bunu da bize dinimiz emrediyor. 

Bu yazı herkese şunu söylüyor. 

Müslümanlarin kutsalına denk kutsal yok diyoruz ya hiçbir kutsala hakaret de muslumanların kutsalına hakarete denk değildir. Dolayısıyla başka kutsala hakarete gereken ceza da müslümanlarin kutsalına hakarete gereken cezaya denk değildir. 

Bu ne demek? 

Başka kutsala hakaret edilebiliniyor diye sakın ola ki muslumanların kutsalına da hakaret edebilirsiniz diye bir düşünce kimsenin aklının köşesine bile gelmesin. 

Gidersiniz. Sizi devletler de koruyamaz ve bazen Deniz Göktaş’i emniyet’e  alan bir devlet de ortada olmaz.

Yorum yap

Aydın Aydın *

Tüm Yazıları →
Aydın Aydın

Ayrıca Bakınız

ŞEYTAN VE AHBAPLARI ÇALIŞMA ŞEKLİ… 

ŞEYTAN VE AHBAPLARI ÇALIŞMA ŞEKLİ… 

Deprem oldu ve şeytan kollarını sığadi. Yüzlerce derneği hep vardır ama en AHBAP olduğu derneği …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir