Cuma , 14 Haziran 2024
Son Dakika Haberler

AVM GENÇLİĞİ!

Toplumumuzun önemli bir kesimi ister istemez “Bu gençliğin hali ne olacak?” diye soruyor. Sorunun arka planında gençliğin geleceğe dair ümit vermediği düşüncesi var. Kendilerince haklı sebepleri de vardır. Ancak inanç değerlerimiz ümitsizliğe yer vermemektedir. Müslümanlar Allah’tan ümit kesmezler.

Bugünkü yazımızda gençliğe dair gördüğümüz bir başka konuyu gündemimize alacağız. AVM gençliği diye bir kavram ortaya atılıyor. Nedir bu AVM gençliği, ne yapar bu gençlik? Üniversite okuduğumuz, iletişim imkânlarının oldukça sınırlı olduğu yıllarda; vize sonrası dönemlerde, ara tatillerde ve yaz tatillerinde arkadaşlarla zaman zaman buluşurduk. Buluşma noktalarımız, namaz vakitlerine bağlı olarak belirlendiğinden öğle namazında veya ikinde namazında falan cami avlusunda şeklinde belirlendiği gibi çay ocakları, kitapçılar ve meydanlar şeklinde de belirlenirdi. Şehrin işlek caddeleri gezilecek yerler olarak belirlenirdi; umulurdu ki başka arkadaşlarla da karşılaşalım. Belirlenen vakitlere ve saatlere azami dikkat kesilir, beklemenin ve bekletmenin de hak olduğuna inanılırdı. Bekleten bekleyenden özür diler, helallik alırdı. Ne de güzel günlerdi. Erdemli davranışlar sergilemek için adeta yarış edilirdi.

Şimdilerde ise durumun oldukça değiştiğini gözlemliyoruz. Artık gençlerin buluşma noktalarını camilerin avluları, çay ocakları, kitapçılar, meydanlar olacak şekilde belirlemiyor. Kız veya erkek fark etmiyor, gençliğin buluşma noktalarını AVM’ler ve içerisindeki mekânlar belirliyor. Yemeler- içmeler orada, gezmeler-tozmalar orada, sinemalar orada alışverişler orada, namaz kılanlar için mescitler orada. Bu gençler okullarından geldiklerinde sınavlardan çok bunaldık, hava almamız lazım deyip çantalarını eve atıp soluğu büyük ama yine kapalı mekân olan AVM’lerde alıyorlar. Anne baba ile doyasıya bir sohbet yok, büyükanne- büyükbaba ziyareti sonra bakarıza ötelenip soluklar AVM’lerde alınıyor. Anne-baba bekler, büyükler bekler, bekler de bekler. Büyük akraba olan AVM’lerden fırsat bulunursa onlar da ziyaret edilir. Yapılması gereken ziyaretler, bu sefer olmadı ama bir dahaki sefere mutlaka gelirimle geçiştirilir. Okulda aynı çevre, memlekete dönünce yine aynı çevre, AVM’lerde yine aynı çevre… Kendi klikleri içerisine kendini hapseden gençlik nasıl sosyalleşecek, nerede sosyalleşecek? Bu gençlik büyüklerle oturmaz, çay ocaklarına, kitapçılara gitmez, beni açmaz diye bazı düğünlere gitmez, aileden değilse cenazelere katılmaz, gitse ne diyeceğini bilmez, taziye verirken birileri gibi ‘torağı bol olsun’ der. Büyüklerle nasıl konuşulacağını, komşuları hal hatır etmeyi, çocuklarla nasıl iletişim kurulacağını, selam vermeyi, el öpmeyi bilmezler, büyüklerin yanında nasıl oturulacağından bile haberleri yoktur.

Bu olumsuzlukları olumlu hale getiren gençlerimize selam olsun. Öğrendikçe, dinledikçe, anladıkça iyi, güzel ve doğru olan davranışlar geliştiren ve geliştirecek olan gençlere selam olsun. Biz sizden ümit kesmiyoruz ve sizi seviyoruz, sevmeye de devam edeceğiz.

Sözlerimizi Şeyh Edebali’nin damadı, gençlerin güzellerinden Osman Gazi´ye Tavsiyeleri ile bitirelim. Herkes kendine göre hissesini alsın.

Ey oğul, artık Bey’sin!

Bundan sonra öfke bize, uysallık sana. Güceniklik bize, gönül almak sana. Suçlamak bize, katlanmak sana. Acizlik bize, hoş görmek sana. Anlaşmazlıklar bize, adalet sana. Haksızlık bize, bağışlamak sana…

Ey oğul!

Sabretmesini bil, vaktinden önce çiçek açmaz. Şunu da unutma; insanı yaşat ki devlet yaşasın.

Ey oğul!

İşin ağır, işin çetin, gücün kula bağlı. Allah yardımcın olsun… Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelamlısın! Ama bunları nerede, nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgârında savrulur gidersin. Öfken ve nefsin bir olup aklını yener. Daima sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olasın! Dünya, senin gözlerinin gördüğü gibi değildir. Bütün bilinmeyenler, feth edilmeyenler, görünmeyenler, ancak sen faziletli ve ahlaklı olursan gün ışığına çıkacaktır.

Ey oğul!

Ananı, atanı say. Bereket büyüklerle beraberdir. İnancını kaybedersen, yeşilken çöllere dönersin. Açık sözlü ol! Her sözü üstüne alma! Gördüğünü görme! Bildiğini bilme! Sevildiğin yere sık gidip gelme!

Ey oğul!

Üç kişiye acı: Cahil arasındaki âlime,
zenginken fakir düşene ve hatırlı iken itibarını kaybedene. Ey oğul! Unutma ki, yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir. Haklıysan mücadeleden korkma !…

Ömer Naci YILMAZ

Ö.Naci Yılmaz *

Tüm Yazıları →
Ö.Naci Yılmaz

Ayrıca Bakınız

GİYDİRİLMİŞ KERESTELER

Ömer Naci Yılmaz   Galatasaray ve Fenerbahçe takımları arasındaki Süper Kupa maçının, Suudi Arabistan’da oynatılmamasından dolayı …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir