Cumartesi , 18 Mayıs 2024
Son Dakika Haberler

Medeniyetimizin kodları

Başkalarının duvarlarını söküp, oradan tuğla alarak bina yapılmaz. Yapılsa da o bina sana ait bir binan olmaz.

İslam Medeniyet ve Kültürünün karakterinde kendisi olmak, kendisi kalmak, kendi özellik ve kuralları içinde var olmak düşüncesi hakimdir. Çünkü onu diğer medeniyet ve kültürlerden ayıran en büyük özellik onun vahyi referans alması, vahyin öğretilerine göre bir dünya kurmasıdır.

Bu gün Türkiyede stratejik vizyon sahibi bireyler, nesiller yetiştiren eğitim sistemi ve müesseseleri olmayışı onun en yumuşak karnı ve en büyük eksikliğidir.

Türkiye stratejik vizyona sahip, maddi ve manevi anlamda elindeki kaynakları en verimli şekilde kullanabilen nesillere ancak eğitim yoluyla sahip olabilir.

Bugünün batı referanslı eğitim kurumlarının yetiştirdiği bireyler ve nesiller kendi halkına sırt çevirmiş ve gözlerini Parise, Londraya, Berline çivilemiş, her şeyi oradan görmeye, duymaya ve değerlendirmeye alışmış ve ondan başka da doğru tanımayan ve bilmeyen zavallılardır.

Bugün aslında yalnızca İslam Dünyası bu sıkıntıyı yaşamıyor; eğitimde sosyolojik olarak, demografik olarak bir çürümenin içerisinde olan her ülke bir bunalım ve sıkıntı yaşıyor.

Bu sıkıntılar dünyadaki egemen güçlerin toplum mühendislikleri yoluyla bilinçli olarak ürettikleri sorunlardır. Zayıf ve güçsüz toplumlar kendi dertleriyle uğraşırken egemen güçler sömürülerini böylece rahatlıkla yapabiliyor, sorunsuz saltanatlarını sürdürüyorlar.

Bu anlamda Türkiyeye düşen görev ve vizyon; eğitimde daha da güçlenerek, batı deneyimi de dahil mevcut tecrübelerin hiçbirini dışlamadan, dünyadaki en başarılı örnek ve birikimlerden faydalanarak bu topraklarda ve bölgemizde yeniden medeniyetimizi inşa etmektir.

Güç ve adalet, barış ve eşitlik Türkiyenin temel vizyonunun dinamikleri olmalıdır. Bu denge şakülden kaydığı zaman bu gün olduğu gibi dünyada kan ve gözyaşı durdurulamaz.

Neden hep İslam Dünyası felaket ve katliamlarla çalkalanıyor?

Türkiye hem tarihi mirası, tecrübesi, aklı ve derinliğiyle hem de cumhuriyet tarihi itibariyle edinmiş olduğu bilgi ve tecrübesiyle, batı dünyası ile ilgili deneyimleriyle, Avrupa Birliği birikimiyle İslam dünyası için büyük bir ilham ve şans kaynağıdır.

Bu anlamda politik bir mesaj olarak algılanma riskine rağmen bunu yüksek perdeden her yerde, her zaman dile getirerek Avrupayı Asyayı, Balkanları Kafkasları, Ortadoğu ve Ortaasya ülkelerini bir adalet ve barış, dostluk ve kardeşlik ekseni etrafında toplamak gibi tarihi bir görevi vardır. Bu görevi ona yüklenmiş olduğu lider Türkiye misyonu vermektedir.

Lider Türkiyeye her şeyi ile yenilenmiş, batıcılık kirlerinden arınmış, dinamik bir kadro ve kuşakla ulaşılabilinir. Bu kadro ve nesil medeniyetimizin kodlarını iyi okumak ve onları zamana ve mekana yerinde ve zamanında kazandırmak zorundadır.

Hiçbir şey kendi kendine olmuyor ve olmayacak… Her bir oluşum ve yenilik taşın altına elini koyacak vefalı ve sevdalı fedailerini bekliyor.

 

 

Arif Altunbaş *

Tüm Yazıları →

Ayrıca Bakınız

Kardeşlik manifestosu

Arif Altunbaş Gurur, kibir ve her hususta aşırıya gitme! Hepimiz Âdem ve Havva’nın çocukları olan …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir