Salı , 18 Haziran 2024
Son Dakika Haberler

KÜRESEL FİNANS OYUNU VE BİZ

 
 Dünya ekonomisi üçbeş zengin siyonist yahudi ve onların kapitalist paydaşları çok uluslu şirketler, karteller ve tröstler tarafından kurulan şeytan üçgenleri arasında paylaşılmış durumda. Dünya ekonomisi bunların elinde. Bunlar istedikleri gibi bu sistemi menfaatleri doğrultusunda oynatıyorlar.
Amerika, İngiltere ve diğer batılı metropollerde kurdukları uluslararası kurum ve kuruluşlarla dünya finans ve ekonomisini bunlar yönetiyor ve yönlendiriliyor. Bu sistemin çarklarına itiraz eden, aykırı düşen ve kafa tutan kim olursa olsun bir şekilde cezalandırılıyor. Şirketse batırılıyor, devletse yıkılıyor, lider ise düşürülüyor.
Bu finans çetesi matbaalarında karşılıksız dolar basarak birgünde bizim milyarlarımızı hiç ediyorlar. Finans ve para değerlerimizi ayakları altına alıp çiğniyor, ekonomimizi itibarsızlaştırıyorlar. Askeri, siyasi, sosyal ve kültürel olarak ele geçiremediklari, teslim alamadıkları ülkeleri ekonomik darbelerle işgal etmek, ele geçirmek ve teslim almak istiyorlar.
Bugün doların hızla yükselmesi ve onun karşısında TL’nin değer kaybetmesi bu şeytan üçgeni finans sistemine üye ve bağlı olduğumuz içindir.Batıya ait hangi sisteme, birliğe, kurum ve kuruluşa bağlı isek durum birbirinden farklı değil. Hepsi birbirinden berbat birer kurt kapanı, alçak birer tuzak ve sinsi birer örümcek ağıdır.
Kısaca müslümanlar olarak hayatın her alanında batının dümen suyundan ayrılmadıkça, kendi sistem ve kuruluşlarımızı kurmadıkça haçlılara karşı savaş başlamadan daha 1 sıfır yenik olduğumuzu anlamalıyız.
Göbeğinden düşmanına bağlı olan bir millet ve devlet ona karşı nasıl mücadele edebilir, ve zafer kazanabilir? Nasıl can düşmanlarına, kan düşmanlarına karşı bağımsızlık ve özgürlük mücadelesi verebilir?
İşte bugün biz millet olarak, Türkiye olarak Haçlı batıya, Siyonist çetelere ve dünya derin devletine karşı şanlı bir bağımsızlık ve özgürlük mücadelesi veriyoruz. Bu savaş belki bizim için biraz zor olacak, bedelleri ağır olacak ama Allahın izniyle sırtımızda 2 asırdır bir kambur gibi taşıdığımız batıcılık ur’u, avrupa ve Amerika hayranlığı, Siyonist dostluğu ve yakınlığı da böylece yok olup gidecektir.
İnkara, küfre, tuğyana, isyana topyekün başkaldırıp ”HAYIR” demeden imana, İslama ve Kur’ana teslim olamayız. Önce; LA demeyi öğreneceksin ve bunun bedellerine hazır olacaksun müslüman! Daha sonra; İLLALLAH diyecek, tüm Firavuni düzen ve sistemlere karşı bağımsızlık ve özgürlük savaşını verecek ve bunu kazanacaksın!
Bütün Firavun ve Nemrut sistem ve düzenlerine ”HAYIR”, İslamın ve Kur’anın bütün emir ve yasaklarına ”EVET.” İşte bu müslümanlar olarak bizim kurtuluşumuzun anahtarı ve şifresidir.
Dost ve düşman bilsin! Bizim biricik kurtuluş yolumuz var. O da; TEK YOL İSLAM. Bundan başka çıkar yolumuz yok vesesselam!

Arif Altunbaş *

Tüm Yazıları →

Ayrıca Bakınız

Özeleştirinin ilk muhatabı kim

Arif Altunbaş Sızlayan duvarlardan gelen iniltiler dalga dalga çoğalıp, bir yas ve ağıta havasına dönüşür …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir