Pazar , 26 Mayıs 2024
Son Dakika Haberler

YOLCULUK DA BİTECEK,YOLDA BİTECEK

İradeli varlık olarak yaratılan insanların nefesi sayılıdır. Bir gün gelecek ve son nefes verilecek. Zaten hayat da ilk nefesle son nefes arasındaki bir yolculuk değil midir? Asıl olan bu yolculuk esnasındaki asli duruşumuzu muhafaza edebilmektir. Hayatımızın inişleri çıkışları muhakkak olacaktır. Aynen Sefa ve Merve tepeleri arasındaki yolculuğumuz gibi. Tüm iniş ve çıkışlarına rağmen, ani inişlerine ve çıkışlarına rağmen asli duruşumuzu korumayı bilmeliyiz, becermeliyiz.

 

Yaşadığımız bir takım olaylar karşısında hayatımız, zaman zaman bir film şeridi gibi gözümüzün önünden geçer. Uzun yıllar birkaç saniyede bize seyrettirilir. Sevinçlerimiz, hüzünlerimiz, pişmanlıklarımız bir anda kare kare gözümüzün önünden geçer. İyi ki yapmışım, iyi ki söylemişim, iyi ki gitmişim diyebildiklerimiz kadar; keşke yapmasaydım, keşke demeseydim, keşke gitmeseydim dediklerimiz de vardır. Keşke demediğimiz, demeyeceğimiz hallerimizin sayısının daha fazla olmasını umarız, bu en doğal olandır. Bütün bunlar dünyalık maslahatlarla mı oluyor, yoksa Allah’ın hatırı ve davasının maslahatlarıyla mı oluyor? Bunun muhasebesini yapmamız gerekmektedir. Bir hatır güdülecekse, bir maslahat güdülecekse bütün bunlar Allah’ın hatırı için, onun dininin hâkim olması için olmalıdır.

 

Kendimize dönük dünyevi bir maslahat için düyun-u şükran olan bizler, bizi var eden, bize bizi bildirin Rabb’imiz için aynı duyguları an be an besleyebilmeliyiz. Eğer bir vefa duygusu varsa ki vardır; bunu bir semt adı olmaktan çıkaracağız. Rabb’imizle olması gereken ilişkimizin en önemli kıstası haline getirmeliyiz. Bize hidayet yolunu gösteren ve bize hidayetin kaynağı Kur’an gibi bir nimeti bahşeden Rabb’imize nasıl vefa göstermeyelim ki? Din adına her türlü yobazlığın ve sapıklığın geçer akçe olduğu bir dünyada yaşayıp da kendimizi bu olumsuzlukların girdabından kurtarabiliyorsak bu elbette Kur’an nimeti sayesinde olmaktadır. Din pazarlamacılarının, din tüccarlarının ve dinden geçinenlerin seslerinin daha yüksek çıktığı bu zaman diliminde hâlâ Kur’an’ı hayatımızın merkezinde tutabiliyorsak bu durum aynı zamanda Rab’imizin bize uzattığı rahmet elini tutmaktır. Bize uzanan bir rahmet eli varken, bu rahmet elini uzatana bizim vefa göstermemiz Rabb’imizin bizim üzerimizdeki hakkıdır.

 

Bizler Hira’da başlayan yolculuğumuza vahiyle ve peygamberimizle çıktık. Yola bu iki değerle çıktığımızı unutmayalım. Yolda bulduklarımız yola çıktıklarımızı hep arka plana attırmaktadır, bu oyuna da gelmeyelim. Ve dini sadece ve sadece Allah’a has kılalım. Ve Rabb’imizin bize bahşettiği iradeyi O’nun rızasına uygun olarak kullanalım ki kurtuluşa erelim. 

Yolculuk da bitecek, yol da bitecek ve bir gün ölüm kapımızı çalacak. Varsın çalsın. Nasıl çalarsa, nerede çalarsa çalsın ama Allah yolunda çalsın. Gerisi ne gam ki?

 

Ömer Naci Yılmaz

Ö.Naci Yılmaz *

Tüm Yazıları →
Ö.Naci Yılmaz

Ayrıca Bakınız

GİYDİRİLMİŞ KERESTELER

Ömer Naci Yılmaz   Galatasaray ve Fenerbahçe takımları arasındaki Süper Kupa maçının, Suudi Arabistan’da oynatılmamasından dolayı …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir