Pazar , 3 Mart 2024
Son Dakika Haberler

İÇERİDE NELER OLUYOR? -5-

Artık her şey emperyalistlerin istediği gibi olmuştu. Osmanlı İmparatorluğu parçalanmış, kaybedilen topraklarda büyük devletlerin yöneteceği ulus devletler devri başlamıştır. Bu devletler manda ile yönetilmeye başlanmıştır. Bu devletlerin başına kukla devlet adamları getirilmiş, istenilenin dışında hareket ettiklerinde de darbe ile devrilmiştir. Bu durum bugün bile geçerliliğini korumaktadır…

Gelelim son 15-20 yıla… Türkiye’nin özellikle son 30-40 senesi çetrefilli mücadelelerle geçmiştir. Bu mücadele hem içeride hem dışarıda halen devam etmektedir.

90’lı yıllar bizim için adeta kâbus gibi geçmiştir. Bunların içinde hele ki 1993 yılı karanlık yıl olarak söylenir. Gerçekten de öyledir. 3 önemli devlet adamımızı, bir cumhurbaşkanımızı kaybettiğimiz o yıl, Türkiye’nin dizginleri eline almasını istemeyen karanlık odakların başımıza ördükleri çoraplarla geçmiştir.

Daha bunun etkisinden kurtulamadan modern çağda postmodern günleri yaşadık. İnsanların inanç hürriyetinin, yaşam tarzlarının ayaklar altına alındığı günleri yaşadık.

1999’da ise ülke depremle sarsıldı. Sonradan öğrendik bu depremde de dış odakların parmağının olduğu ortaya çıktı. Buna HAARP dendi. Ülkeyi her yönden kuşatmak isteyen düşmanlar bizi bir de yer altından sarsmak istedi. (Geniş bilgi için Mustafa Güldağı’nın KUŞATMA kitabını inceleyebilirsiniz) Depremle birlikte ülke karıştı, hem siyaseten hem de ekonomik olarak çok karmaşık bir sürecin içerisine girdik…

Fakat her şey şer cephesinin istediği gibi gidecek değildi. 21. yüzyıl da onların istediği gibi olmayacaktı. Tarih döngüsü sadece onlar için geçerli değildi. Her yüzyıl farklı bir lider çıkarırdı, bu doğruydu. O lider de bize nasip olacaktı.

21. yüzyıla bambaşka bir rüzgârla girdik. Türkiye siyaseti bambaşka bir şekilde esmeye başladı. Halkın ihtiyaçlarına o gün için cevap verebilecek bir parti ortaya çıktı. Adalet ve Kalkınma Partisi… Ve tabi bir lider, o da Recep Tayyip Erdoğan…

Bize 80 sene boyunca bir reçete yazılmıştı. O reçetede kafamızı kaldırıp etrafımızda ne oluyor ile ilgilenmeyeceğimiz, kendi yağımızla tuzumuzla kavrulacağımız yazıyordu… Gerçekten böyle miydi? Bizi bilerek mi dünya sahnesinde küçültmüşlerdi. Yoksa durum farklı mıydı? Yoksa dünya sahnesinden bir asırlığına yer altına çekilen biz miydik?

Okumuş olduğum bazı kaynaklar beni böyle düşünmeye sevk ediyor açıkçası. Ya biz daha önceki 15 imparatorluğu nasıl yıkıp yerine yenisini kurmuştuk! Her ne zaman çok güçlenmişiz ne olup biteceğini görmek için geri plana çekilmişiz. Meğerse bizleri geriden idare eden gizli bir heyetimiz varmış…

Yoksa bu son asırda dünya sahnesinde esamemizin bile okunmayışı yine böyle bir şey olmasın! Ya da bilerek geri çekilmiş olmayalım. Şimdi bundan sonra yazacaklarım çeşitli kaynaklardan okuduğum bilgilerle bugünü okumamdan ibarettir. Çünkü ben anladım ki bizim Heyetimiz Metehan’dan beri var…

Metehan’ın Çin ile yumuşak ilişki içerisinde diye babasını öldürmesi, devleti yönetme konusunda ortadaki çürük elmaları yoldan temizlemesi ile daha 20 sene önce Erbakan’ın medya önünde Recep Tayyip Erdoğan’ı kendinden uzaklaştırması, kendini feda etmesi kesinlikle birbirinden farklı değildir…

Devam edecek…

İBRAHİM YAVUZ

İbrahim Yavuz *

Tüm Yazıları →
İbrahim Yavuz

Ayrıca Bakınız

KAYBOLAN GENÇLİK İDEALİZMİ -2-

3) BU MİLLETİN HAFIZASINI YOK ETTİLER  Bu milletin binlerce yıllık tarihi var. Bu tarih içerisinde 15 …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir