Cumartesi , 25 Mayıs 2024
Son Dakika Haberler

Bir Seçim Fırtınası ardından… (3)

Arif Altunbaş
İlk defa yarım asır sonra CHP nasıl Türkiye’ nin en büyük partisi olarak kara bir kâbus
gibi sandıktan çıkmıştır? Bu kâbusu doğuran sebepler nelerdir. Neden Cumhur İttifakı
tabanının bir kısmı ve milyonlarca vatandaş tercihini CHP’ den yana yapmıştır?
Mahalli seçimler genel seçimler gibi hükümete, iktidara, devlete talip olan seçimler
değil bölgeye hizmet getirme ve bölge mahallini yönetmeye dönük seçimlerdir.
Burada en çok rol oynayan unsur belediye başkan adaylarının şahsı, ahlakı,
çalışkanlığı, tanınmışlığı, dürüstlüğü, Hak severliği, adaleti, insanlığı, halkla iç içe
olması ve mütevazılığıdır.
1- CHP mahalli seçimlerde halkın içinden birsi olan, kibir ve gururdan uzak, halkla
barışık, bilinen, halkın sevdiği tanınmış, siyasi tecrübesi olan tipleri belediye
başkan aday adayı olarak ilk defa milletin karşısına çıkarmıştır. Buna karşı AK
Parti popülaritesi yüksek, halkın tercihi olmayan genel merkezin tercih ettiği
fakat halkın benimseyip onay vermediği insanları aday adayı olarak göstermiş
ve onlar da halk tarafından tepki görmüştür. AK Partinin güç zehirlenmesinden
kaynaklanan politikası, ‘’Şapkamızı aday koysak alırız’’ mantığı olmamalıydı.
2- CHP, milletin mevcut ekonomik sıkıntılarına yoğunlaşmış ve AK Partinin en
yumuşak karından vurmuştur. AK Parti ise, bu sorunlara geçici ve pansuman
tedbirler, dik duran ve taviz vermeyen ekonomik politikalarla karşılık vermiştir.
Vatandaşın AK Partinin birkaç yıl sonra Türkiye’ yi ekonomik düzlüğe çıkarma,
enflasyonu düşürme, paranın değerini koruma, finans, güvenilirliği ve oturmuş
bir ekonomi politikasından haberi yoktur. An itibariyle sorunlarına bir nebze de
olsa çare olabilecek cebine girecek parayı düşünmektedir. Yarınları düşünecek
bir bilgi birikimine, anlayışına, kavrayışına ve durumuna hâkim değildir. Öyle
olması da beklenemez.
3- AK Parti Hakka ve halka güvenme ve dayanma gücünden uzaklaşarak devlete
ve iktidara dayanma ve güvenme yanılgısının mağlubudur. CHP ise, devletten
ve darbeci güçlerden umudunu kesip Cumhur ittifakından daha çok halka
yanaşıp yaklaşarak, halkın değer ve kutsallarını, çıkar ve menfaatlerini öne
çıkaran politikalar üretmiş ve izlemiştir.
4- Hangi çağda, zamanda millette ve ülkede olursa olsun devlet yöneticisine göre
halka iyi veya kötü davranır. Devlet halkın hizmetinde oldukça sevilir, sayılır,
hürmet ve izzet görüp uğruna kurbanlar verilir. Millete hizmetten uzaklaştıkça,
millete tepeden baktıkça halktan küskünlük, kırılganlık, sitem, öfke ve tepki
görür. AK Partinin kibir budalası bazı Belediye başkanları, il başkanları,
milletvekilleri ve ileri gelenleri lüks siyah çakar arabalarla milletin yanından
hızla kara bulut gibi geçerse, bir anlık durup halkın dertlerini dinlemez ve
onlara çare aramaz veya olmazsa, onların bir bardak çaylarını içmeden oradan
jet gibi geçerse, halkta onları cezalandıracağı gün gelip çattığında sandıkta işte
böyle yıldırım gibi çarpar. O zaman sağda solda suçlu aramaktansa, boy
aynasına bakıp herkes kendini gözden geçirmelidir.
5- Haktan kopuk her hareket, halktan da kopar. AK Partinin en büyük sorunu
ahlaktır, maneviyattır, halkın değer ve ölçülerinden uzaklaşmasıdır. Yani; her
alanda Allah’ın kural kaide, emir ve yasaklarından uzaklaşmak, vahyin
mizanından kayması ve sapmasıdır.
6- Gayri İslami, ahlaki hareket adet, gelenek, görgü ve asalet kurallarını
benimseyerek İslami duruş ve ölçüden uzaklaşan toplumlar nerede, ne zaman
kim olursa olsun Hakkı ve hakikati temsil yeteneğini kaybederler. Hakkı ve
hakikati temsil yeteneğini kaybeden bir toplum halkı da kaybeder, sandığı da,
aklını da kaybeder.
Tarih Hak ve hakikatten uzaklaşan toplum ve milletlerin çöplüğü olan bir ibret
aynasıdır. Hakkın ölçü ve kurallarına göre hareket etmeyen bir davası, kavgası
ve mücadelesi olmayan Müslüman toplumlar bile, bugün ak olsa veya
görünseler bile, yaptıklarından dolayı yarın kara, bugün var olsa bile yarın yok
olabilirler. Allah’ın hükümleri kesin ve adalet kılıcı da keskindir.
AK Parti ve Cumhur ittifakının çıkış yolu İslami, milli, yerli asaletli bir duruş,
düşünce ve ideallerimize sımsıkı sarılmak, onları önce şahıslarımız ve
teşkilatlarımızda, sonra vatanın ve coğrafyamızın sathında yaymak, zamana ve
mekâna hâkim kılmaktır.
Umulur ki yanlış, hata ve günahlarımızdan ders ve ibret alınmış olunur. Her
şeyin doğrusunu Allah söyler ve O bilir. O, kendisine inanan ve iman edenler
için en büyük kefil ve vekildir.
Vesselam!
Arif Altunbaş

Arif Altunbaş *

Tüm Yazıları →

Ayrıca Bakınız

Emperyalizme karşı

Arif Altunbaş Tüm insanlık kendi durum ve konumuna göre ailevi ve toplumsal, iç ve dış …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir