Pazartesi , 20 Mayıs 2024
Son Dakika Haberler

MERKEZ’İN KISIR DÖNGÜSÜ

Mayıs 2013’tü. Yani gezi olaylarının başladığı zaman. Faiz oranları %4,52 ile tarihinin en düşük seviyelerindeydi. Gezi olayları ile birlikte onca maliyet ve Türkiye’nin uluslararası arenada siyasi, ekonomik olarak karışık görünmesi faiz oranlarını bir anda yükseltti.

Aynı yılın Aralık ayında -17-25 Aralık- darbe girişimi ile birlikte Merkez Bankası, hem dolar/tl kurunun yükselmesi hem de o baskıyı azaltmak amacıyla politika faizlerini yükseltmişti.

Sonraki süreçten günümüze kadar faiz oranları üzerindeki tartışma hiçbir zaman bitmedi. Merkez Bankası yükselen dolar kuru üzerindeki baskıyı azaltmak için politika faizlerini %24’e kadar yükseltti.

Ama her ne önlem alınırsa alınsın dolar kurundaki yangın bir türlü sönmedi. Halbuki ekonomi otoritelerince de faiz artırımlarına karşılık doların düşmesi gerekiyordu. Çünkü artırılan faiz oranlarına karşılık, ülkeye dışarıdan yatırımcı gelecek, gelen dövizler karşılığında bollaşan doların değeri Türk Lirası karşısında düşecekti.

Ama öyle olmadı. Dolar her seferinde bir atakla fahiş artışlarla rekorlar kırdı. 15 Temmuz, seçim dönemlerindeki belirsizlikler, Papaz Brunson’un içeriye alınması sonucu tarihi yükseliş ve sonrasında ortalama seyir izleyen dolar/tl kuru…

Merkez Bankası bunlara önlem olarak faizleri yükseltti yükselmesine ama çare olmadı…

Hükümet kanadından bakalım bir de… Recep Tayyip Erdoğan’ın faizle olan savaşını bilmeyen yok. Ekonomi otoritelerinin genel kanısının aksine faizin neden olduğunu her seferinde dile getiriyordu Başkan Erdoğan…

Yüksek faiz dış yatırımcıyı cezbetse de ülkede yatırımlar üzerine ciddi sorunlar oluşturuyordu. Başkan Erdoğan da bunu dile getiriyordu. Recep Tayyip Erdoğan düşük faizlerle birlikte yatırımların artacağını yatırımların artmasıyla üretimin artacağını böylelikle ülke parasının daha değerli hale geleceğini söylüyordu.

Fakat Merkez Bankası alışılagelmiş faiz politikaları ile hareket etmeye devam etti ama sonuç alamadı. Sonuçta burası Türkiye’ydi. Burada ne siyasetin ne de ekonominin normal çarkları istediği gibi dönmezdi.

Başkan Erdoğan da bunu biliyordu… Merkez Bankası Başkanı Murat Çekinkaya’yı görevden aldı. Yerine yardımcısı Murat Uysal’ı göreve getirdi. İlk faiz toplantısında ise faiz oranlarını 425 baz puan indirerek %19,75’e çekti.

Bunun üzerine gözler hemen dolara çevrildi. Dolarda beklentilerin aksine aşağı yönlü bir hareket izlendi. Brunson üzerinden ortalığı kasıp kavuran dolar, 425 baz puan faiz indirimine aşağı yönde tepki verdi.

FED (Amerikan Merkez Bankası) de faizleri 25 baz puan indirdi. Ekonomik verileri iyi gelmesine rağmen hem de. Halbuki FED’in bunun üzerine faizleri artırması beklenirdi. Ama beklenen olmadı. Bu faizin diğer para birimleri karşısında değerinin düşürülmesi demek…

Ben bir adım daha öteye gidiyorum. Bakalım öyle olacak mı? DOLAR/TL kuru kolay kolay fahiş şekilde yükselemez. Bölgeye bakıyorum. Olanlara bakıyorum. Türkiye’nin hem Akdeniz’de hem de Avrasya Bloku’nda kazandığı öneme bakıyorum. Türkiye’nin önemini göz önüne getiriyorum. Eğer bir daha böyle bir şey olursa Türkiye’nin kesin kararlar alacağını düşünüyorum.

ABD, Türkiye gibi bir ülkeyi tamamen gözden çıkartmak istemiyorsa böyle bir adım atmaz. Burası öyle bir bölge çünkü. Türkiye eskisinden bin kat daha önemli.

İşte kağıt üzerinde ekonomi politikalarını bir adım geri plana atan bu. Bunun etkilerini yakında göreceğiz.

Türkiye hem Kuzey Irak’ta hem de Akdeniz’de çok kararlı ilerliyor. Kimseye hesap vermeden hem de. Dışarısı da Türkiye’nin önemini bildiği için ve de nasıl bir adım atacağını kestiremediği için yıkıcı sonuçlarla gelemiyor.

Devlet, hiç şüphesiz ki faiz konusunda da kararlı adımlarını devam ettirecektir. Bakalım bu durumda karşı taraftan nasıl adımlar gelecek. Ya da gelebilecek mi?

İBRAHİM YAVUZ

İbrahim Yavuz *

Tüm Yazıları →
İbrahim Yavuz

Ayrıca Bakınız

KAYBOLAN GENÇLİK İDEALİZMİ -2-

3) BU MİLLETİN HAFIZASINI YOK ETTİLER  Bu milletin binlerce yıllık tarihi var. Bu tarih içerisinde 15 …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir