Cumartesi , 20 Temmuz 2024
Son Dakika Haberler

Yılanla aynı çuvala girmek

‘’Milli Nizam’’, ‘’Milli Selamet’’, ‘’Fazilet’’, ‘’Refah’’, ‘’Saadet’’… Allah için sevmek sevilmek, fedakarlık, gayret, karşılık beklemeden hizmet. ‘’Mili Görüş’’, ‘’Adil düzen’’,  ‘’Hak hukuk adalet’’, halis niyet, samimiyet, ciddiyet ve dosdoğru bir istikamet. Göçtü efsane lider Hoca ve geldi Kamalak, Karamollaoğlu. Gevşedi vidalar, bozuldu fabrika ayarları. Ve nihayet vaziyet; rezalet ve felaket.

Nerede kaldı yıllarca bu yolda horlanma ve alaya alınmalar, taşlanmalar ve dışlamalar, itilmeler ve kakılmalar. Susmalar ve susturulmalar, yasaklar ve kapatılmalar. Kendi vatanında garip ve parya olmalar, esir ve köle muamelesi görmeler, hedef tahtasına konulmalar, nice bedeller ödemeler/ ödettirilmeler.

Zorla zorbalıkla kapatılıp yıkıldılar derken inanç ve iman ile silkinip yeniden ayağa kalkmalar, toparlanmalar ve İslami şuurla donanmalar, sabırla direnmeler, doğacak aydınlık günler için kuşluklara kurulmalar.

Her seçim sonrasında kaybedilse de, meydan savaşı kazanmış bir komutan ve ordu edasıyla umudu bir zırh gibi kuşanarak, ‘’Bu yolda galiptir mağlup olan’’ deyip, tekrar toparlanıp Hakkın galip gelmesi için ayağa kalkmalar, yola koyulmalar.

Parti ağalarının iki dudağı arasındaki demokratik (!) kararlar, liderin etrafını sarmış kurmaylar, ilkel aşiretler, klasik cemaatler, acemi adaylar/adaylıklar, kokuşmuş ayaklar… Göstermelik seçimler seçilmeler/seçilememeler, itişmeler kakışmalar, suçlanmalar dışlanmalar, kapanmalar kapatılmalar, tuzaklar yasaklar.

Turfanda palavracılar, mangalda kül bırakmayan haberciler, gazlamalar, fren tutmayan ayarlar, bir günde yedi renk değiştiren fırıldaklar, rüzgar eken fırtına biçen kaos tüccarları, kardeşini ve davayı satan politika bezirganları.

Oyuna gelmeler/getirmeler, oyun dışına çıkmalar/çıkarılmalar, sahadan atmalar/ atılmalar, çelme takmalar/ takılmalar, sırtından yenilen yumruklar, çalımlar ayak oyunları. Oyuna sert girmeler, sakat bırakmalar, partiden dışlamalar, merkezden atamalar, partiyi kutsamalar, lideri kutsallaştırmalar, kör taassuplar, şaşı bakışlar, fırsat kollayan baykuşlar.

Siyaset meydanında kurulan Milletvekilli pazarları, at pazarlıkları, öldüm fiyatına adam alma ve satmalar, rüşvetle dolup boşalan kasalar, cihat sandığına toplanan paralar, pullar, altınlar.

Meydanları sokakları boğan renk renk afişler, boy boy sloganlar, direkten direğe gerilen bayraklar, yere göğe sığmayan afişler, reklamlar, bulvarları sokakları güreş devesi gibi süsleyip püslemeler, gösteriş ve riya yarışında kimseden geri kalmamalar, allayıp pullayıp pireyi deve yapmalar, boş meydanlara insan taşımalar, suni kalabalıklar, yürek hoplatan düşmanı zıplatan kurşun gibi sloganlar.

Kaf dağına yolculuklar, her eve konuk olmalar, uydurulan şehir efsaneleri, safsatalar, masallar… Mitingler, nutuklar, yürüyüşler, mangalda kül bırakmamalar. Her seçimde nal toplayıp yine de bakaya kalmalar, her hezimet sonrası yarıştan birinci ayrılmalar…

Hükümet olma uğruna verilen ödünler, itişmeler kakışmalar atışmalar tepişmeler, koolisyonlar eşleşmeler restleşmeler, resmileşmeler, sistemle bütünleşmek adına renkten renge girmeler, koltuk kapmak için atılan taklalar, kibarca ve nazikçe sert numaralar, milleti iktidar olmakla avutup bir türlü muktedir olamamalar.

Bağrışmalar çağrışmalar, karşılaşmalar, vuruşmalar, barışmalar… Gergin konuşmalar, elektrikli havalar, ar perdesini yırtılması ses tellerinin koparılması ve nihayet sütten çıkmış ak kaşıklar, aynı kadrajda kucaklaşmalar, dikiş tutmayan koolisyonlar.

Birlikte yola çıkılanların yolda unutulması, yolda bulunanlarla has elamanların takası. Menfaat ve çıkar çetelerinin liderin etrafında fırıldak olması. En alçak, en yalancı, en şerefsizin bir anda adamın hası, grubun ası, ittifakın babası olması…

Bu ülkede İslam’a ve Müslümanlara düşmanlığı, zulmü, işkenceyi kimlerin yaptığının unutulması. Bunca ihanetlere, atılan kazıklara, oyunlara rağmen bitpazarında öldüm fiyatına 3-5 milletvekilliği için Milli Görüşün satılması… Çarpmalar çıkarmalar, bölmeler toplamalar ve nihayet karanlık dibi görünmeyen derin hesaplar. Kendi ocakları ve kucaklarında Siyonizm’in uşaklarının kucaklanması, militan İslam düşmanlarının ‘’Türkiye laiktir laik kalacak’’ sloganını bir intihar bombası gibi evinizin önünde patlatması. Çakalların pavlaması, itlerin uluması.

Nerede kaldı Hz. İbrahim’in Tevhid sofrası?  Nemrudun inkar ateşinin etrafında toplananların kuyruk çorbası. Putperestlerin cephesinde toplanıp aynı cephe ve yolda buluşması… Dün; Bizans soylularla birlikte olup İstanbul’un kaptırılması, bugün; Türkiye’yi Haçlı ordularına peşkeh çekmek isteyenlere yardım ve yataklık yapılması.

Tarihi İslam düşmanlığıyla geçmiş inkarcı bir hareketin liderliğinde Müslümanların yan yana bile gelmesi doğru değilken, onlarla ittifak adı altında birlikte bir yılan çuvalına girilmesi apaçık bir ihanet ve intihardır.

Allah yolunda mücadele edenler; Allah’ın düşmanlarına karşı omuz omuza birlikte, Tağut’la beraber olanlar da (cihat ettiklerini sansalar bile!) tağutun yolunda savaşırlar.

Arif Altunbaş *

Tüm Yazıları →

Ayrıca Bakınız

Haydut devletler ve mazlum milletler

Arif Altunbaş Hergün üzerimize katran gibi yağan binlerce yalan, iftira, karalama, algı operasyonu, kışkırtma, sosyal …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir