Cumartesi , 25 Mayıs 2024
Son Dakika Haberler

ÖZGECAN’IN GERÇEK KATİLLARİ KİMLER?

Son günlerde gündeme oturan kadın cinayetleri toplumumuzu germeye ve psikolojisini bozmaya yetti.

Şimdi soralım; bu canileri yetiştirip sokağa salan kim? Hangi aile ortamında ve toplumun içinde yetişti bunlar? Hep öldürenler mi veya öldürülenler mi suçlu? Hiç mi anne, baba, çevre, okul, TV, Radio, sinema ve medyanın suçu yok bu cinayette?

Eğitim kurumlarımızda çocuklarımızı yarış atı gibi yetiştiren öğretmenlerimizin, din adamlarımızın hiç mi suçu yok bu vahşet tablolarında? Toplum olarak bu canavarların bu hale gelmesinde az veya çok herkes suçlu değil mi?

Anne ve babalar çocuklarıyla, abla ve ağabeyler kardeşleriyle, komşular komşularıyla, sivil toplum örgütleri gençlerle ne kadar ilgileniyorlar? Çocukların sağlıklı birer insan olmaları için kimler hangi fedakarlığı yapıyor, bu yolda hangi bedeller ödeniyor?

Teknoloji geliştikçe, bilim ilerledikçe, ekonomik seviyemiz arttıkça insanlığımız, insafımız, merhamet ve acıma duygumuz da o derece azalıyor. Bencilleşiyor ve hızla (Kur’ anın ifadesiyle; ‘’Belhum adal’’) hayvandan da aşağı mahluklar haline geliyoruz.

Modern şehirler, alt ve üst yapılar, teknolojiler ve bilimlerle tanışıp medenileşmemiz gerekirken, neden her geçen gün biraz daha vahşileşip insanlık duygularından uzaklaşıyoruz?

Dinden kopan bir toplum ahlaktan ve maneviyattan, insaf ve merhametten, acıma ve koruma duygusundan da koparak adeta vahşi bir canavar haline dönüşüyor, zamanla insanlıktan da kopuyor.

Bugün toplumumuzda görünen manzara bu.

İnsanı şerefli bir yaratık yapan, onun iman esasları ekseninde Allaha kul hakkıyla olmasıdır. İnsanın kendisini bilmesi Allahı bilmesiyle, kendisini tanıması Allah tanımasıyla mümkün. Yunus’un ifade ettiği gibi;

‘’İlim ilim bilmektir/İlim kendin bilmektir/ Sen kendini bilmezsen/ Bu nice okumaktır’

Batılılaşma diye diye batıllaşan, medenileşme diyerek denileşen(adileşen, alçaklaşan), çağdaş medeniyetler seviyesinden bahsede ede vahşileşen bir toplum haline gelmemizin en büyük nedeni islamdan kopuşumuz, yalancı, sahte ve suni dinlere yönelişimizdir.

Toplumsal yapımızı bozan, ahlaksızlaştıran, kendi değerlerimizden koparan batılılaşma ihanetidir. Dinimizden, kültür ve medeniyetimizden uzaklaştırılmamız bizi düşmanlarımıza yaklaştırmış, kendi çocuklarımızı kendi toplumumuzun katilleri haline getirmiştir.

Şimdi, ‘’Kabe Arabın olsun Çankaya bize yeter’’ diyen putperestler bu kanlı vahşetleri işleyen canilerin hangi rejimin okullarında, nasıl eğitildiğini çıksınlar millete izah etsinler.

Ahlaksız pembe dizilerle milletin terbiyesini, gelenek ve göreneklerini dinamitleyen film yapımcıları, bunları ekranlarında oynatan Televizyoncular, bunlara müsaade eden medya patronları ve RÜTÜK Hürrem’in ne haltlar karıştırdığını, Fatmagülün suçunun ne olduğunu, Aşkı Memnudaki aile içi yasak ilişkileri çıkıp millete izah etsinler.

Soyunmayı, açılmayı, fuhuş yapmayı, onun bunun şeref ve namusuna tacavüz etmeyi modernlik, çağdaşlık, ilericilik ve sanat olarak görenler şimdi de utanmadan, sıkılmadan sokaklarda dans edip bu vahşeti protesto edenler neyi ve kimi protesto ediyorlar?

Bu canavarları yetiştiren, koruyan aileler, akrabalar, eğitim kurumları, öğretmenler, hukuk sistemi, toplum … herkesin bu cinayetlerde parmak izi var.

Kısaca; bu kokuşmuş düzen değişmedikçe bu vahşet ve cinayetler bitmez. Kendi dini, ahlaki ve kültürel değerlerimizi referans alan bir anayasa gölgesinde bu millet yeniden kendi benlik ve kimliğine dönmek zorundadır. Yoksa; bu gidiş gidiş değil…

Ey yıllarca islam düşmanlığı yapan laik yobazlar, batıya kul olan yerli münafıklar, Allaha isyan eden putperestler, inkarın ve küfrün cephesinde savaşan sivil ve resmi askerler bu vahşetler, unutmayın! bu cinayetler ve bu katliamlar sizin eserleriniz.

Ey milletimizi ahlak ve maneviyatından kültür ve medeniyetinden, gelenek ve göreneğinden, kimlik ve dininden koparan sahte kahramanlar, mankurtlar gerçek suçlu sizsiniz.

Önce aynaya bakın! Onur ve şereften, edep ve ahlaktan, utanma ve sıkılmaktan nasibini almamış o çirkin yüzünüze saatlerce tükürün! Tükürün ki makyajınız silinsin, maskeniz düşsün, gerçek yüzünüz ortaya çıksın!

Etiketler:

Arif Altunbaş *

Tüm Yazıları →

Ayrıca Bakınız

Emperyalizme karşı

Arif Altunbaş Tüm insanlık kendi durum ve konumuna göre ailevi ve toplumsal, iç ve dış …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir