Salı , 25 Haziran 2024
Son Dakika Haberler

RAHMET, GAZAP VE YARATMAK ÜSTÜNE!…

İnsanlar sanıyorlarki, bir isim Allah Teala’ya ait olunca, o isim ve kelime artık  müslümanlar için haram ve dokunulmaz olur. Bu yüzden de, mesela, “Ben şu yazıyı sonunda yaratmış olacağım” diye bir cümle kurmuş olsam, bu cümle sebebiyle küfrüme hüküm verilir.
Nitekim, Tayyib Erdoğan, bir kaç ay önce, “rahmetim ve gazabım” diye kelime kullandığı için olmadık şekilde suçlandı. Bir kaç gündür de, HDP’nin kullandığı “Yaşamın yaratıcısı kadınlarımız” sözü üzerinden, HDP ve HDP’liler, olmadık şekilde suçlanıyorlar.Öncelikle şunu söyleyelim: Benim, “politika” ile işim yok. Bildiğim doğru ne ise onu söylerim. Kime vurursa vursun, beni ilgilendirmez. Kimi korursa korusun beni yine ilgilendirmez. Ne hatır sayarım ne de gönül sayarım. Hele, konu “Din alanından” ise, bunlar hiç olmaz. Çünkü, Din alanında konuşan ve yazan kişinin ilk yapacağı şey, biliriz ki, öncelikle muhataplarının beğenisi veya nefretini mutlaka gözardı etmesidir.  “Beğenileyim” arzusu da, “Nefret edilmekten korkma” duygusu da, kişiye haram olur. Abdulkadir Geylani, der ki: “Kim, kürsüye çıktığında  beğenilmek veya nefret edilmemek   için sözü değiştirirse  müslüman olarak çıktığı kürsüden kafir olarak iner.”

Biz de böyle bilir ve böyle inanırırz.Efendiler:

Öncelikle şunu biliniz: Allah Teala’nın isimleri “Doksandokuz” değildir. Yüz ya da ikiyüz ya da beşyüz de değildir. Sonsuzdur. Zaten, “Doksan dokuz” dememizin sebebi de sonsuzluğu ifade iiçindir. Celal ve Cemal’e ait bütün isimler Allah Teala’ya aittir. Bütün isimleri güzeldir. Bize çirkin gelen isimler, Allah Teala için mutlak anlamda güzeldir. Mesela, bizim için “kibir” kötüdür ama Allah Teala, Mütekebbir olarak, “Kibirlilerin en kibirlisi”dir ve mutlak anlamda bu O’na güzeldir. “İntikam” bizim için kötüdür ancak Allah teala Muntakim’dir ve bu O’na güzeldir.

Bütün isimleri de buna keza…. Bize, ne manaya gelirse gelsin, O’na, mutlak anlamda güzeldir.

Ve….

Bizler, Allah Teala’ya isim olan kelimeleri, zamanı geldiğinde, kendimiz için de kullanırız. Esma-ul Hüsna diya bildiğimiz bütün isimleri  alın ve bakın: Hepsinin anlamlarını Türkçe yapın ve görürsünüz ki, hepsini bizler günlük hayatımızda kullanıyoruz.

Ancak: Kullanmadığımız ve kullanamayacağımız bazı isimler vardır ki: Akaid kitaplarımız, bunlara “Zati” demişlerdir. Zati olan hiç bir isim ve sıfatı Allah Teala dışında hiç kimse ve hiç bir varlık için kullanamayız.  Zaten, kullanılmaları da “aklen” mümkün değillerdir.

Bu isimler: Vücud, Kıdem, Beka, Vahdaniyet, Muhalefet-ün lil havadis  ve de Kıyam bi nefsihi..

Mesela. Bendeniz, kendim için “Vücud” diyemem ama, “Basir: Gören” derim. Kıdem’im de diyemem ama “Semi-İşten” derim. Beka da diyemem ama “Hayat-Yaşayan” derim. “Vahdaniyet=Vahid” diyemem ama “İlim=Bilen” derim. Muhalefet-ün lil Havadis diyemem ama “Kudret=Gücü yeten” derim. Kıyam bi Nefsihi diyemem ama “İrade=Düşünen, karar veren “derim.
Peki…Kendim için “Tekvin=Yaratıcı” diyebilir miyim?
Şimdi, aklınızı ve bilginizi yoklayın bakalım… Tekvin ismi  Zati midir yoksa Subuti dediğimiz sıfatlarından=isimlerinden midir?
Kitaba bakın…Bir “Amentü şerhi” kitabına bakın… Bir cami hocasına sorun: Göreceksiniz ki, “Tekvin=Yaratmak” Allah Teala’ın “Subuti” sıfatlarından birisidir. Yani, Hayat gibi, İrade gibi, Kelam gibi, Basar gibi, Semi gibi o da subuti’dir.Bunun da anlamı şudur: Yaratıcılık, Allah Teala’da olduğu manada, evet, hiç bir varlıkta yoktur: İnsanda da yoktur ama insan kendine mahsus anlamı ile yaratıcıdır.

İnsanın gazabı da olur rahmeti de olur. Ancak:

Efendiler:

Diyelim, “Benim gazabım” dediğim zaman, “gazap”kelimesi büyük harfle başlamaz. “Benim rahmetim” dediğim zaman, “rahmet” kelimesi büyük harfle başlamaz. “Ben şöyle şöyle şunu yarattım” dediğim zaman, “yarattım” sözü, büyük harfle başlamaz. Yani, bizim kelimelerimiz “Özel isim” gibi değildir. Bu kelimeler, söz ve fiil ifade ederler ve ifade ettikleri anlam, bizim takatimiz ile sınırlıdır.

Biraz Türkçe bilir ve bir tane de “Akaid” kitabı okuduğumuzda, bu dediklerim anlaşılır. Aksi halde, biliyorum ki, hepinizin gözünde, bir “sapık” da ben olurum.

Kutsal cehaletimizin hiç bir rahmeti ve hiç bir gazabı ve hiçbir insani yaratıcılığı bağışlamayacağını biliyorum.

Ne olduğumu bildiğim kadar ne olacağımı da bilerek yazdım. Herkes de bunu bilsin. Vesselam.

Aydın Aydın *

Tüm Yazıları →
Aydın Aydın

Ayrıca Bakınız

ÖKÜZÜ OLMAYAN MÜSLÜMAN VAR MI?

Aydın Aydın “Öküz” dediysek, bildiğiniz öküzü anlamayın. Eğer öyle anlarsanız sorumuz çok basit kalır ve …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir