Perşembe , 22 Şubat 2024
Son Dakika Haberler

HAVANDA SU DÖVMEK

Vatandaş her seçim akşamı acaba liderler sonuçları nasıl değerlendirecekler diye televizyonların başında geç saatlere kadar bekler. Sonuçlar saat 21:00 olmadan üç aşağı beş yukarı belli olur. İlerleyen saatlerde ise liderlerin nasıl bir açıklama yapacağı merak edilir. İddiası olmayan bazı liderler parti genel merkezine gelir, gayet rahat bir şekilde açıklamalarını yapar ülkemize ve milletimize hayırlı olsun der ve giderler. Bunların ne diyeceği çok da merak edilmez. Bazıları yaşadıkları hüsran karşısında ne genel merkeze gelirler, ne de her hangi bir açıklama yaparlar. Parti adına yardımcılarından birisi kamera karşısına geçer veya yazılı bir açıklama yapmakla yetinir. Yaşadıkları şoku atlatmak için seçimin üzerinden birkaç gün geçmesi gerekmektedir. Ne diyeceği merak edilen liderler gayet asık bir suratla kameraların karşısına geçerler ve öyle bir açıklama yaparlar ki vatandaşın aklı karışır. Kazanamayanlar ve kaybedenler, seçim kazanan liderden daha muhkem bir şekilde konuşabilmektedir.

Seçimin gerçek mağlubu olan parti, hem oyunu hem de milletvekili sayısını bir önceki 7 Haziran 2015 seçimlerine göre artırmış olmasına rağmen kameraların karşısına daha geç çıktı. Sadece geç çıkmakla kalmadı daha asık ve sinirli bir suratla kendince açıklama yaptı. Oylarını ve milletvekili sayısını artırmış olmalarına rağmen bu sonuçları başarı olarak görmediklerini, başarının iktidar olmak olduğunu söyledi ve kameraların karşısından çekildi. Bu lideri 7 Haziran akşamı hem de biraz daha erken sayılabilecek bir saatte ekranlarda gördük. Bir CHP genel başkanını neredeyse yirmi yıldır ilk defa muzaffer bir komutan edasıyla açıklama yaparken gördük. Zaten genel merkeze coşkulu alkışlar eşliğinde gelmişti. Hakikaten o akşam ne olmuştu da bunlar böylesine çok sevinmişti? Oysa 1 Kasım’da daha çok oy almışlardı, daha çok milletvekili çıkartmışlardı; ancak 7 Haziran akşamı yaşadıkları sevinç ve coşkuyu göremedik. Daha az oy aldıkları, daha az milletvekili çıkarttıkları halde 7 Haziran seçim sonuçları için “Bu sonuçlar demokrasinin zaferidir.” demişti. Demokrasinin zaferi gibi görülse de senin mağlubiyetindi. Peki, seni böylesine sevindiren neydi? Ak Parti’nin tek başına iktidar olamaması mı? Yoksa TP’nin /Terör Partisi’nin barajı aşıp meclise girmesi miydi? Onlar yine barajı aşıp meclise girmişlerdi; ama demokrasinin zaferi olmamıştı. Seni hiç bir şekilde ilgilendirmeyen, senin konumunu değiştirmeyen hiçbir sonuç zafer değildir. Eğer bir zafer varsa, bir kazanan varsa sende biliyorsun ki bu zafer Erdoğan’ın ve Davutoğlu’nun zaferidir. Küçümsediniz, dalga geçtiniz, aşağıladınız ve sonunda golü yediniz. Kabul etseniz de etmeseniz de seçimin kaybedeni cumhuriyeti kuran partidir. Şu anda parti içinde yaşananlar bunu zaten göstermektedir. Gitmesi bizi üzer. 

Her şeye hayır diyen MHP için de bir şeyler söylemek lazım. Bahçeli seçim döneminde hedefini şaşıran ok atmaktan bir türlü vazgeçmedi. Aşağı Erdoğan-Davutoğlu, yukarı Erdoğan-Davutoğlu dedi. Bütün husumetlerini bu iki isme kustu.  İstanbul’da yaptığı ve çok güzel katılımın olduğu mitingde yaptığı konuşmadı 39 defa Erdoğan’ın, 36 defa Davutloğlu’nun ismini zikretti, onlara saldırdı. Terör Partisi’nin başını bir kez olsun anmadı, partisinden bir kez bile bahsetmedi. Türkeş’in, Abdülkerim Doğru’nun, Ali Koç’un mitinglerini ve salon toplantılarını hatırlıyorum da bir kez bile Demirel’e laf attıklarını, hakaret ettiklerini duymadım, görmedim. Çünkü onlar hedeflerinde kimlerin olduğunu biliyordu ve oklarına o hedefe doğru atıyorlardı. Bahçeli’nin tavırlarının MHP tabanı tarafından kabul görmesi mümkün değildir. Çünkü bu kafa ile hiç bir şey olmayacağını en iyi o taban biliyor. Ve o tabanın yıllardır özlemini duydukları iktidar olma beklentisi, Bahçeli tarafından bir başka bahara ertelenmiştir. Adına töre dedikleri bir putun arkasına saklanarak doğru dürüst ve açık bir değerlendirme ve özeleştiri yapma imkanından da mahrumdurlar. Bunu deneyenler de kapı dışarı edilmiştir. Sonuçta bu faturanın bedeli ağır olmuştur. MHP tabanı bunu hak etmemiştir 

Son olarak bazı grupları ele alalım. Seçimin galiplerinden biri de dini yapılardır. Cemaatler ve tarikatlar içinde bulundukları ve yaşadıkları özgür ortamın kıymetini bildiler. Nankörlük etmeyip hakkı teslim ettiler. Mırın kırın yapanlar olduysa da onların da bir etkisi olmadı.

Akademisyenlerin kibirli ilahiyatçıları da seçimin kaybedenleri arasındaydı. Yaşadıkları kuyruk acısından dolayı bırakın destek olmayı sürekli olarak aşağıladılar, kafirlikleri tescilli olanları desteklemeye bile utanmadılar. Erdoğan, Dovutoğlu ve bizler Ümmet dedikçe onlar hikaye dediler, yok öyle bir şey dediler. Kafası karışık hocalar ümmet diye bir şey var. Siz bunu bizden daha iyi biliyorsunuz; fakat hasetliğinizden bunu görmüyor, göremiyor ve görmek istemiyorsunuz. Seçim akşamı eğer televizyonlarınızın başında olsaydınız ümmet coğrafyamızda yaşanan seçim sonuçlarının sevincini ve coşkusunu görebilirdiniz. Öyle anlaşılıyor ki sonuçları görünce saat 21.00 olmadan yatağı boyladınız. Boş verin uyumaya devam edin. Zaten size gerek kalmadı; zira sizin işlevinizi de siyaset hallediyor.

Kibirli yazarlr, gazeteciler ve Yahudi beslemesi Pensilvanya çetesi size de geçmiş olsun. Yaptıklarınızla, söylediklerinizle bu ülkeye daral getirdiniz. Aynısı başınıza gelsin, beter olun. Ne de güzel ahkam kesiyordunuz. Zannettiniz ki Türkiye hep sizin gibi düşünenlerden ibaret. Yanıldınız, zaten hep yanılıyorsunuz ve içinde yaşadığınız bu ülkenin halkını tanımıyorsunuz. Onlarla hemhal olmadığınız için neler yapabileceklerini de kestiremediniz. Fakat onlar sizin hayallerinizi ve beklentilerinizi kesti ve attı. Hasetliği bırakın, hırsı bırakın ve anlamaya çalışın. Ülkenizi, ülkeniz insanını ve onun değerlerini tanıyın. Aksi halde çuvallamaya ve havanda su dövmeye devam edersiniz.

 

Ömer Naci YILMAZ

 

Ö.Naci Yılmaz *

Tüm Yazıları →
Avatar

Ayrıca Bakınız

ACIN SEVGİN KADARDIR

Ömer Naci Yılmaz  İnsanlık şahit oldu, tarih kaydetti, biz okuduk. Hollywood filmeliriyle her ne kadar …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir