Cumartesi , 20 Temmuz 2024
Son Dakika Haberler

Dar’ul Aceze’nin Kahramanları

 

Darülaceze” bir markadır - Darülaceze

Cennet mekan Abdulhamid Han’ın Balkan savaşlarının hemen ardından gelen göçlerden sonra kendi parasıyla yaptırdığı ‘’Darul Aceze’’ (Düşkünler Evi) yıllara meydan okuyarak bu günlere kadar onur ve şerefle ayakta durmayı başardı.

Tarihimize ait ne varsa ceberut CHP iktidarları döneminde Osmanlıca olduğu için sokak levhalarının söküldüğü, mezar taşlarının kırılıp tahrip edildiği, Han,  Hamam, çeşme, imaret isimlerinin kaldırılıp yok edildiği dil, tarih, kültür, din ve medeniyet düşmanlığının zirve yaptığı dönemlerde Dar’ul Aceze’de kendisine düşen payı aldı.

Burası ve bunun gibi eşsiz eserlerimiz uzun bir süre kendi kaderine terkedildi. Roma, Helen ve Bizans’a ait eserler gün yüzüne çıkarılıp müzelerde sergilenirken Selçuklu ve Osmanlıya ait tüm tarihi eser ve hazinelerimiz görmezlikten gelindi, kendi kaderine terkedildi. Osmanlının tarihi, kültürü, yazısı, kütüphaneleri, el yazma eserleri vs. her ne varsa onlara karşı bir işgal ve istilaya ordusu gibi düşmanca davranıldığı dönemlerde Dar’ul Aceze de zor ve sıkıntılı dönemler yaşamasına rağmen ayakta kalmayı başardı.

Bugün bile bu inkarcı, zalim batıcı işgalci anlayış kendi medeniyet ve kültürümüze, din ve ahlakımıza, yerin üstündeki ve altındaki milli ve yerli eserler ve değerlerimize, bu toprağın has insanlarına karşı emperyalist batının taşeronluğunu yapıyor.

Başkan Tayyip Erdoğan iktidarları döneminde bu mağduriyetler ve mahkumiyetlerin yerini yurt içinde ve yurt dışında onlara sahiplenmek, onları ayağa kaldıran, yeniden imar ve ihya eden bir anlayış aldı. Balkanlar’dan Ortaasya’ya, Ortadoğu’dan Kuzey Afrika’ya, Kafkaslar’dan Yemen’e kadar dünyanın neresinde bize ait, medeniyet ve kültürümüzün izdüşümü olan eserler ve şehitliklerimiz varsa teker teker hepsi ayağa kaldırılıyor.

Ayağa kaldırılan eserlerimizden birisi de, ‘’Darul Acezedir.’’ Gönül ve dava adamı Hamza Cebeci bir başkanı ve onula birlikte ibadet aşkıyla çalışan güçlü kadrosu sayesinde ecdadımızdan miras kalan bu hayır müessesesi yeniden ayağa kaldırıldığını gören her kişi onlara yardım, destek ve dualarını esirgemiyor.

‘’At sahibine göre kişner.’’ ‘’İş bilenin kılıç kuşananındır’’ derler. Eserler ve kurumlar onları sahiplenen ve yönetenlerin elleriyle ayağa kalkar, onların yaptıkları çalışmaların omuzlarında yükselir ve zamana meydan okurlar.

Bir eseri kurmak ve yaşatmak bir aşk meselesidir. Aşık iseniz; seviyor ve seviliyorsunuz, seviliyorsanız üretirsiniz, üretirseniz yaşatırsınız düş ve düşüncelerinizdeki dünyasını. Düşünceler düşlere, düşler ütopyalara, ütopyalara, ötelerin ötesindeki meveramıza açılan ufuk kapılardır.

Türkiye’yi ibadet aşkıyla çalışan gönül erleri, zamanın ruhuyla bilinçleri çiçek açmış ve meyveye durmuş ülkemin insanları, Allah’ın görünmeyen askerleri adsız kahramanlar ve akıncılar taşıyacaktır gelecek zamanlara ve çağlara. Bu mücadeleden kaçanlar kaçak, bu mücadeleye karşı çıkanlar alçak, bu savaşı verenler ise; tarihin mermer taşlarına altın harflerle yazılacak kahramanlardır.

Başkan Erdoğan ile birlikte tarihe yürüyen anlı ak, başı dik bu aydınlık kadro yalnız Darul Aceze’nin değil, yeryüzünün tüm mazlumlarını kucaklayan ve bağrına basan hayır peşinde koşan insanlığın yüz akı resmi ve sivil tüm hayırda yarışanları temsil diyorlar. Onlar, ülkemizin isimsiz kahramanları, sınırlarımız dışındaki gülen yüzümüz olan iyiliğin akıncıları…

Birileri Başkan Erdoğan ve hareketine düşmanca bakıyorsa; bilin ki, Erdoğan vatanımıza, milletimize, din, tarih ve kültürümüze sahip çıktığı, onları yücelttiği ve yükselttiği içindir onların karın ağrıları.

Türkiye’nin Erdoğan’la başlayan değişim ve dönüşüm hareketi kıblesi batıya dönük olan emperyalizmim yerli ve yabancı uşaklarını, onların parti ve kurumlarını temelden sarsıyor. Güneş doğunca yeryüzü gülümser insana. Yarasalar sığınır mağaralara…

Dünyayı ve insanlığı kurtaracak tek ümit kapısı inanç ve iman, özveri ve ibadet aşkıyla çalışan Darul Aceze’ nin kadroları gibi, sivil ve resmi hayır kurumları ve kuruluşlarının kahramanlarıdır. Allah cc onların ve onlara yardım eden hayır ordusu vefalı insanların ayaklarına taş değdirmesin. Mazlumun ve düşenin elinden tut ki, sende düştüğünde tutacak bir el bulasın.

Zamanın rahminde büyüyen ve geleceğin ufkuna yürüyen gönül erleri ve Allah’ın askerlerini bütün kalbimle selamlıyorum. Allah için yola çıkan, yürüyen, mücadele eden, savaşan ve bu yolda şehit olmayı mutluluk bilen bir millet ölmez.

Arif Altunbaş, Haber 7

Arif Altunbaş *

Tüm Yazıları →

Ayrıca Bakınız

Haydut devletler ve mazlum milletler

Arif Altunbaş Hergün üzerimize katran gibi yağan binlerce yalan, iftira, karalama, algı operasyonu, kışkırtma, sosyal …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir