Cuma , 23 Şubat 2024
Son Dakika Haberler

NE OLUR NE OLMAZ

Ne olacağı belli. Ne olacağı ne olması gerektiğinden belli.

Akparti, yaklaşık üç dönemdir HDP denilen partinin bir şekilde ve hatta güçlü bir şekilde TBMM’ye girebilmesi için elinden ne gelirse onu yaptı.

Şimdiye kadar beceremdiler. Şimdi ise, olması gerekenden bile güçlü şekilde bu “özlem” gerçekleşti.

“Çözüm Süreci” denilen ve şimdilerde “durdu” veya “rafa kalktı” denilen süreç de aslında bu idi. Yani, Türkiye’nin meseleleri ne varsa “Mecliste çözülsün”  ortamını sağlamaktı.

TBMM, Türkiye’nin tüm güçlerini, görüşlerini, değerlerini ve değersizliklerini içinde barındıracak ve herkes burada içini dökecek: İçindekilerin çözümü için “burada” çalışacaktı.

Akparti ve Türkiye “Derin aklı” bunu öngörüyordu ama başkaları da başka başka şeyleri öngörüyordu.

Olabilir: Olabilirdi. Ama, netice “Akparti’nin dediği gibi” oldu.  “Akparti karşıtlığı” HDP’ye kanalize edildi ve Akparti’nin üç dönemdir yapamadığı bir şekilde gerçekleşti.

İyi oldu. Öyle görünüyordu. Başka yerlerden de başka türlü görünüyordu.Hatta öyle görünüyordu ki, bir çok yerden “Vatan elden gidiyor” şeklinde görünüyordu.

Ben, bu durumu bir hafta önce, “28 şubat günlerinin en karanlık zamanı gibi” tanımlamıştım. O günlerde her yer karanlıktı. Bu karanlığın baş müsebbibi ise Necmettin Erbakan idi. Ama, ben o günlerde şöyle demiştim. “Türkiye’yi siviler yönetecekse, bundan sonra kesinlikle İslamcılar yönetecek” demiştim.

Dediğim gibi de oldu ve bundan sonra da öyle oalcak.

Bir hafta önceki şimdiki zaman,işte o günlerin en karanlık günleri gibi bir zamandı. Bir hafta önce, böyle demiş ve karşımdaki (Hem de Akpartili)lere bir de şöyle demiştim.

“Siz bir sene sonrasına ve on sene sonrasına bakın. Düzen kuruldu ve bu düzen yürüyecek. Türkiye’yi bundan sonra Türkiyeliler yönetecek ve barış içinde, Türkiye’yi büyüterek yönetecekler.”

Bugün “Nereden çıktı bu kavga” diye baktığımız kavga, bir bakıma “HDP’yi siyasal güç yapma” sürecidir. Bu süreçte, HDP gerçekten bir siyasal parti olacak ve en azından siyasal parti nasıl olması gerekiyorsa o şekilde olacak.

“Sırtımızı terör örgütüne dayadık” söylemlerinden “Bizim de aklımız var. Bizim de sözümüz var. Ve biz bakın ki sözlerimizi insan gibi söylüyoruz ve söyleyebiliyoruz. Karşınızda terörist yoktur. Karşınızda aklı başında ve ne dediğini bilen ne dediğinin arkasında duran, kitleleri temsil eden ve temsil ettiği kitleleri utandırmayan, onları hiçbir halde yere baktırmayan medeni ve ahlaklı insanlar var” türü söylemlere geçecekler.

Geçebilirler mi?

Geçerler geçerler. Ya delik genişletilir ya onlar daraltılır ve geçerler.

Olması gereken de budur.

Olmaması gereken ise, halen, terörist gibi davranmak: Veya  halen teröristlere sırtımızı yasladık söylemleri ile bir şey söylediklerini sanmalarıdır.

Ki böyle yaparlarsa, teröristlere ne yapıldıysa ve yapılıyorsa,onlara da aynısı yapılacak.

Vekillerin kimisinin Türk,kimisinin Kürt, kimisinin Ezidi, kimisinin Alevi, kimisinin Ermeni ve kimisinin Lezbiyen ve homo olup olmadıklarına bakılmaksızın hepsine aynısı: Yani, terörist muamelesi yapılacak. Ya vekil olacaklar ya terörist. Bu kadar basit.

Aydın Aydın *

Tüm Yazıları →
Aydın Aydın

Ayrıca Bakınız

ALDATILMAK USTUNE ALDATMAK YAZISI

Aydın AydınI Hz. Ali der ki Erlik iki şey ile olur. Birincisi aldatılamamak ikincisi ise, …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir