Cumartesi , 25 Mayıs 2024
Son Dakika Haberler

PEMBE İNCİLİ KAFTAN VE ÖZDEMİR ABİ…  

Eğer Ömer Seyfettin

“Pembe İncili Kaftan” ı günümüzde yazmış olsaydı

Hikâyenin kahramanı Muhsin Çelebi değil Özdemir Bayraktar Abi olurdu.

Nedenini birazdan anlatacağım

Ama

Önce Özdemir Abiden kısa da olsa bahsetmek istiyorum.

 

“ÖZDEMİR ABİ…”

Teşkilatta çoğumuz ona “Özdemir Abi!” diye hitap ederdik.

“Başkanım!” demeyi resmi bir hitap gördüğümüz için bunu tercih ederdik.

Kendisi de

Fırsat buldukça teşkilat mensuplarını evine yemeğe davet eder (bu yemekte genellikle balık olurdu) bizi resmi havadan çıkarıp samimi bir havaya sokardı. “Abi!” dememizin birçok nedenlerinden biri de buydu.

 

SARIYER’DEKİ EV

Bu davete bir gün ben de katıldım.

Yemekten sonra evi bize gezdirdiğinde üst katın uçak vb. maketlerle dolu olduğunu görmüş, çocuklarını bu işlere teşvik ettiğini söylemiş ve bu minval üzerine bize bilgi vermişti

Ama

Doğrusunu söylemek gerekirse o gün gördüğümüz o maketlerden

İşin bugünkü seviyeye geleceğini hiç birimiz tahmin etmemiştik.

Kendim için söylemek gerekirse

Bunlar; bana biraz pahalı bir hobi gibi gelmişti.

Neden?

Çünkü bundan önce havacılık sektörüyle uğraşanların başına gelenleri bildiğim için bunların da bu işi hobiden ileri götüremeyeceklerini düşünüyordum.

 

28 ŞUBAT

Nitekim tahmin ettiğim gibi 28 Şubat’ın sert rüzgârı partimizi ikinci sefer kapattırmış ülkeyi kalkındırmaya çalışan ekibi dağıtmaya çalışmıştı.

Böylece

Özdemir Abiyle bir süre görüşemedik.

 

Bu sırada meğerse o…

Ülkemizin makûs talihini düzeltecek

Büyük bir projenin hazırlıkları içine girmiş

Gördüğümüz o maketleri kuvveden fiile geçirmekle meşgulmuş.

 

ERGENEKON

VE ÖZDEMİR ABİNİN UYARISI

Böylece

Aradan 10 yıla yakın bir zaman geçti.

Bu arada

Akparti iktidar olmuş, Türkiye’de dengeler değişmiş, hava bir başka yönde esmeye başlamıştı.

Dün

Kibirlerinden yanına yaklaşılmayan generaller teker teker içeri alınırken,

Biz de seviniyor “Hak yerini buldu..” diye düşünüyorduk.

 

Bu sırada

İHA, PARADOR, HERON gibi insansız hava araçlarından bahsediliyor ama mahiyetini tam olarak bilmiyorduk.

 

Bir gün Özdemir Abi;

“İHA’ larla ilgili ekibimizle birlikte size sunum yapacağız..” deyince heyecanlandık. (o zaman henüz SİHA yok)

 

Duvara verilen görüntü ile

Bu işe nasıl başladıklarını.. deneme uçuşlarını nerelerde hangi şartlarda yaptıklarını,

Bizim İHA’ ların Amerikan ve İsrail’in ürettiklerinden ne kadar üstün olduğunu çizelge üzerinde mukayese ederek anlattı. Bizim İHA’ların daha üstün olduğunu görünce nasıl da ferahlamış sevinmiştik.

 

Ama asıl önemlisi,

Bütün bu çalışmaları yaparken kendilerine en çok yardımcı olan subay ve generallerin “Ergenekoncu” olarak suçlanan subay ve generaller olduğunu söyleyince şaşırdık.

Çünkü

Asker analarını dahi başörtülü diye yemin törenine almayan subay ve generalleri biz aşırı laikçi ve Amerikancı tahmin ediyorken,

Tam aksine

Bu subaylarımızın antiamerikancı olup milli menfaatlerimize düşkün yurtsever şahsiyetler olduklarını Özdemir Abiden öğreniyorduk.

 

Nitekim

O sırada Cumhurbaşkanımız (o zaman Başbakan) bir açıklama yaparak başlayan mezkûr furyayı durdurdu.(Bu konuda rahmetli Oğuzhan Asiltürk’ün -Antiamerikancı subaylar tutuklanıyor!-  açıklaması ve ferasetini zikretmeden geçemeyeceğim.)

 

FETÖ’nün ihaneti

Daha sonra MİT müsteşarı H. Fidan’ın tutuklanmak istenmesi.. MİT TIR’ları ve 15 Temmuz’a kadar gidecek süreçle ortaya çıkacak ama FETÖ ile ilk müsademe bence bu Ergenekon meselesinde olmuştur.

 

PEMBE İNCİLİ KAFTAN

Şimdi gelelim

Pembe İncili Kaftan hikâyesinin kahramanı

Neden Özdemir Abinin olması gerektiğine…

 

Ömer Seyfettin’in meşhur hikayesinde

Muhsin Çelebi

Varını yoğunu ortaya koyarak ve devletten tek kuruş almadan Pembe İncili Kaftanı almış,

Şah İsmail’e elçi olarak giderken de, sadece malını değil canını da ortaya koymuştu.

Ve

Şah’ın sarayına serdiği Pembe İncili Kaftanı yerden kaldırmayıp dönüp gitmesi

Tabir caizse ölümü göze alarak Şah’a “posta koyması”

Tarihimizin şeref levhalarından biridir.

 

Aynı şey Özdemir Abinin başına da geliyor.

İHA’ların projelerini (büyük ihtimalle yazılımını…) satmak için çek defteri önüne konduğunda

“Hayır!” diyor.

“Bu proje devletimiz için olup satılık değildir” diyerek ret ediyor.

 

Çek defteri önüne konuncaya kadar

Teklif önce milyon dolarlarla başlayıp milyar dolara ulaştıklarında dahi hep ret cevabı alan malum kişiler, bu sefer istediği rakamı yazması için önüne çek defterini koyarak “istediğin rakamı yaz!” diyorlar.

Yine ret cevabı alınca

Bir müddet sonra yeğeni

Mehmet Mert Bayraktar evinde öldürülüyor.

 

Yani

Bu proje için

Dağlarda

Asker çadırında yatıp kalkarak çalışmak yetmiyor.

Bunun ötesinde

Milyar dolarlık teklife karşı duracak çelik gibi bir irade

Ve

Gerektiğinde şehit olmayı göze alacak bir yürek lazım.

 

İşte Özdemir Abi buydu!

Allah rahmet eylesin,

Mekânı cennet olsun.

 

Emin Batur

Emin Batur *

Tüm Yazıları →
Emin Batur

Ayrıca Bakınız

CAFE – MARKET DENETİM VE PAHALILIK

Emin Batur Bana göre Cafe ve restoranlar kesinlikle fiyat olarak denetlenmemeli. Sadece sağlık ve hijyen …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir