Cumartesi , 25 Mayıs 2024
Son Dakika Haberler

Bir Seçim Fırtınası ardından… (2)

Arif Altunbaş
AK Partinin 31 Mart 2024 mahalli seçimi kaybetmesinin nedeni karşısındaki rakipleri
ve bu blokun Hakkı, hukuku ve adaleti temsil ettiklerinden, çok çalışmalarından, her
alanda mükemmel ve güçlü oluşlarından değil, kendi sayısız kusurlarının bir
kısmından dönmesinden, kendine çeki düzen vermesinden ve o günkü siyasi,
ekonomik, sosyal konjonktürü zamanında ve en iyi bir şekilde kullanması ve
değerlendirmesindendir.


31 Mart yerel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisinin 47 yıl sonra en büyük 5 şehrin
belediye başkanlığını kazanması, Türkiye’nin birinci partisi olması, onların aranan ve
milletin derdine merhem olacak bulunmayan Bursa kumaşı bir parti ve düşünceye
sahip olmalarından değildir. O partiyi bu duruma getiren sebeplerin başında iktidar ve
Cumhur ittifakının hataları, eksikleri, gevşeklikleri, iç çekişmeleri, birbirine olan
güvensizlikleri, yorgunlukları, dargınlıkları, tembellikleri, aralarındaki kibir gurur ve
halka yüksekten bakıp onlara kulak vermeyişleri, halkın sorunları karşısında
aymazlıkları, Haktan ve halktan kopukluklarından ileri gelmektedir.


CHP bu seçimde izlediği stratejiler kan, renk ve taktik değiştirmesi
1- Yola beraber çıkıp yolda ter ettikleri insanları yine o yollardan topladılar.
Vefasızlıkların ve mağduriyetlerin önüne geçmeye çalıştılar.
2- ‘’Radikal sol, laik, militan Kemalist, darbeci, din düşmanı’’ eylem ve
söylemlerden uzak durarak dine ve dindara karşı yaklaştılar.
3- Dindar ve mütedeyyin insanlara yaklaşan ve onları kucaklayan bir anlayışa
yelken açtılar. Camiye cemaate bayramdan bayrama uğrayanlar seçim
sırasında sabah namazlarını cemaatle kılmaya, iftar vermeye, telli baba, oruç
baba, bilmeme baba türbelerini ziyarete ederek güya din düşmanı olmadıklarını
ispat etmeye çalıştılar.
4- Cumhur ittifakının tabanı olan dar gelirli, kenar mahalleli (teneke kafalı,
göbeğini kaşıyan adama) değer verecek eylem ve söylemlerde bulunarak
gidişattan, özellikle pahalılıktan muzdarip olan geçim sıkıntısı çeken halk
kitlelerinin sesi ve kimsesi oldular.
5- Emanete ehil olmayan çıkarcı, egoist, dar görüşlü, içi boş, kifayetsiz muhteris
tipleri içlerinden her ne pahasına olursa olsun uzaklaştırabildiler.
6- Kürtlerin kimlikleriyle ilgili doğal, kültürel haklarının haklılığına yeşil ışık
yakarak, ‘’Türkiye Türklerindir, Türk öğün çalış, ne mutlu Türküm diyene’’ gibi
söylemlerin inat ve ısrarında bulunmayarak halkların kardeşliğini öne çıkardılar.
Herkesimi kucaklayan kuşatan bir politika izleyip, ırkçı şovenist söylemlerden
uzak durdular.
7- Yıllardır en tabi istek ve haklarını bile kabul etmeyip dışladıkları Kürtleri hayal
kırıklığına uğratacak her yaklaşımdan uzak durdular. Devlete ve millete karşı
olma pahasına sandık başında bir ve beraber olmak için yemlendiler ve
demlendiler.
8- Türkiye genelinde ‘’adaletin sağlanmamasının, ayrımcılığın, şovenizmin,
yoksulluğun’’ en büyük sorumlusu CHP iktidarları ve ideolojisi olmasına
rağmen, bu seçimde o at gözlüklü kafayı değiştirmiş göründüler.
9- İleri görüşlü ve cesur kanaat önderlerinin görüş ve düşüncelerinden istifa
ederek, onları dışlama yerine içlerine alma, ötekileştirme yerine fikir düşünce
ve farklılıklarını zenginliğinden faydalandılar.
10-Her nedense küskünlük ve kırgınlıktan dolayı sandığa gitmeyen AK Partili olan
seçmenlerin sorunlarına yoğunlaşıp onlara yaklaştılar.
11-31 Mart yerel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi en büyük 5 şehrin belediye
başkanlığını elde etmedi, yıllar sonra Türkiye’nin birinci partisi olma konumuna
kendiliğinden gelmedi. Onu bu duruma gelmesi Türkiye’nin güncel sorunlarını
sonucudur.
12-‘’Kağan, Kızılelma, Bayraktar, yapılan sayısız barajlar, yollar, köprüler
viyadükler, hızlı trenler, Teknofestler, uzaya adım atmalar… vs.’’ elbette güzel,
harika, mükemmel ve olması gereken şeyler bunlar. Ama unutmayalım ki, ‘’Aç
köpek fırın deler’’, ‘’Kaynamayan boş tencere hükümeti devirir’’ ‘’Aç insan
vahşi bir kurt gibidir’’, ‘’ Aç kedi yavrusunu yer’’, ‘’Aç ayı oynamaz’’. Sabır sabır
da, ne zamana ve nereye kadar?
13-Hep almaya alışmış çalışmayan üretmeyen ve tüketen emekli, sosyal yardım
alıp yan gelip yatan insanlar, vergi kaçırmak için bin dereden su getirenler, hap
yapıp para kazananlar, vergi kaçırma şampiyonu olanlar, Haktan hukuktan
nasibini almamış yüzsüz, arsız kayırmacı, ayırmacı, deveyi amuduyla birlikte bir
lokmada yutan insanlar bir iktidarın etrafını sardıkça bu ülkede ne sosyal barış,
ne ekonomik istikrar, adalet, ne de huzur ve refah olmaz.
14-Son yıllarda emekli, dar gelirli, işsiz, yoksul, kimsesiz, garip guruba- ki bunlar
Türkiye nüfusunun yarısından fazladır- sofrasına ekmek ve yiyecek
götürmekte, elektrik ve su parasını ödemekte, evini geçindirmekte
zorlanmaktadır. Millet zor durumda, kimse karın doyurmayan kahramanlık
şarkılarını ve başarı hikâyelerini dinlemiyor. Çünkü zor durumda. Denize düşen
ve çaresiz kalan bir umutla yılana sarılıyor. AK Partiye oy verdiğinden dolayı
vatandaş utancından İMDAT! bile diyemez halde.
15-Son yıllarda ‘’Pandemi, Ukrayna savaşı, su taşkınları, sel baskınları, devasa
deprem felaketleri, seçim üstüne seçim masrafları, terörü bitirmeye yönelik
devasa harcamalar, yatırımlar, istihdamlar ve enflasyon baskısı, dış güçlerin
ekonomik ve siyası baskılarından dolayı devlet ve bütçesinin aşırı zorlandığını’’
herkes biliyor. Ama millet aç susuz olunca tarlada, bağda, pazarda, çarşıda
çaresiz kalınca nevri dönüyor, gözü hiçbir şeyi görmüyor, olumlu hiçbir şeyi
düşünemiyor. Kimisi AK Partiye ders vermek için, kimisi alternatif bir çıkış ve
çare bulmak için, kimisi kızgınlık ve öfkeden umut diye önüne gelene sarılıp
işte böyle sandığı deviriyor.


Kanaatimce, CHP 31 Mart 2024 seçimlerinde karambolden böyle kazanmıştır.
CHP’ nin bu ülkede kemikleşmiş oyu % 25 ler’ de. Geri kalanı yüzer oylar
iktidarın eksikleri, aksaklıkları, yapması gerekip de yapamadıkları- milletin AK
Parti ve Cumhur ittifakına kestiği faturadır.


Arif Altunbaş


Yarın devam edece
k…

Arif Altunbaş *

Tüm Yazıları →

Ayrıca Bakınız

Emperyalizme karşı

Arif Altunbaş Tüm insanlık kendi durum ve konumuna göre ailevi ve toplumsal, iç ve dış …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir