Cuma , 23 Şubat 2024
Son Dakika Haberler

TERBİYE AYI RAMAZAN: “ORUÇ”

Oruç tutmak bilindiği gibi İslam’ın beş temel farzlarından biridir. Bir aylık oruç tutma görevimizi Hz. Peygamber Efendimizin (sav) de işaret ettiği ve söylediği, ümmetimin ayı dediği Ramazan ayında tutuyoruz. Bu ayın faziletlerinden biri de içinde Kadir Gecesinin bulunmasıdır. Kadir Gecesinin fazileti ise Kur’an’ı Kerim’in bu gecede indirilmesidir. Yine Kur’an’ı Kerim bu gecede Hz. Peygamber’e (sav) vahiy yoluyla gelmeye başlamıştır. Bu üstünlükleri sebebiyle ramazan ayı, büyük bir ibadet olan oruca tahsis edilmiştir…

Kur’an’ı Kerim’de orucun farziyeti ile ilgili Bakara Suresi 183. ayette şöyle buyrulmaktadır: “Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz.” Buradan anlıyoruz ki oruç ibadeti sadece Hz. Peygamber (sav) döneminde değil, ondan önceki devirlerde de vardı. Yine buna binaen Davud Peygamber’in (as) bir gün oruç tutar bir gün de yeyip içtiği belirtilir.

İnsan evladıyız, olabilir, bir günümüz bir günümüze denk değildir. Hastalık, yolculuk gibi nedenlerle orucumuzu tutamayabiliriz. Allah bize bu gibi durumlarda kolaylaştırıcı bir yol gösteriyor. Bu konuda açık bir kapı bırakıyor, zorlaştırmıyor, kolaylaştırıyor. Bakara Suresi 184. ayette mealen şöyle belirtiliyor:

“Sayılı günlerde olmak üzere oruç size farz kılındı. Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa tutamadığı günler kadar diğer günlerde kaza eder. İhtiyarlık veya şifa umudu kalmamış hastalık gibi devamlı mazereti olup da oruç tutmaya gücü yetmeyenlere bir fakir doyumu kadar  fidye gerekir. Bununla beraber kim gönüllü olarak hayır yaparsa, bu kendisi için daha iyidir. Eğer bilirseniz güçlüğe rağmen oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.”

Bu ayetten de anlıyoruz ki dinde zorlama koymamış Cenabı Allah. Orucu bize emretmiş, oruç tutma şartlarını taşıyan kimselere orucunu tutmalarını emretmiştir. Hasta olanlar, yolcu olanların da sonra kaza etmeleri gerektiğini belirtmiştir. Orucunu tutamayacak kadar ihtiyar olanlar, sürekli hasta durumunda olanlar için de fidye verme yükümlülüğünü getirmiştir. Buna mukabil de tüm bu zorlu şartlara rağmen de orucunu tutanlardan büyük bir övgüyle bahsetmiştir. (Devam edecek)…

İBRAHİM YAVUZ

İbrahim Yavuz *

Tüm Yazıları →
İbrahim Yavuz

Ayrıca Bakınız

KAYBOLAN GENÇLİK İDEALİZMİ -2-

3) BU MİLLETİN HAFIZASINI YOK ETTİLER  Bu milletin binlerce yıllık tarihi var. Bu tarih içerisinde 15 …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir