Cumartesi , 18 Mayıs 2024
Son Dakika Haberler

CUMHURİYET TARİHİNİN AYNEYN GEÇİDİ VE 7 HAZİRAN SEÇİMİ

Çok önemli bir seçimin arefesindeyiz. Bu seçim ya yeni bir atılımın ya da, yeni bir Uhut tecrübesi. Her şey “Ayneyn Geçidi”ndeki okçuların bu sefer yerlerini terk edip etmeyeceklerine, verilen emre bağlı kalıp kalmayacaklarına bağlı…

AK Partinin girmiş olduğu bütün seçimler çok önemli idi. Hangisi diğerinden önemsizdi ki? Referandum mu, Cumhurbaşkanlığı seçimleri mi, diğer seçimler mi? Girilen bir seçimde AK Partinin azıcık oy kaybı yaşamasını yeni bir ‘Viyana bozgununa’ benzetecek olan iç ve dış muhalefet, böyle bir başarısızlıkla günlerce bayram coşkusu yaşamayı ne kadar arzu etmekteydiler. Allaha şükür ki,  rabbimiz onlara bu fırsatı vermedi.

Sayın Cumhurbaşkanımız Tayyip Beyin “diktatör” olduğu yönündeki şer ittifakının kara propagandaları koro halinde dillendirilmeye başlandı muhalefet cephesinin tümünde. Aslında bu onların kendi ruh dünyalarını yansıtıyor.

CUMHURBAŞKANI DİKTATÖR MÜ?

Tanzimat’tan bu yana, Abdülhamit dönemini bir kenarda tutarsak, muktedir bir iktidar gelmemiştir. Diktatör bir iktidar gelmiş midir? Elbette… Mustafa Kemal ve İnönü dönemleri ve ihtilal dönemleri diktatörlük dönemleridir. Halkımız muktedir bir idare görmedikleri için diktatörlükle muktedirlik arasındaki farkı ayıramamakta. Diktatörler halka nefes aldırmazlar, yüzleri gülmez, millet ve memleketi demir yumrukları altında inletirler. “Ekmek bulamayanlara pasta yemeyi” önerirler.

Abdülhamit için de diktatörlük suçlaması çok yapılmış, ancak zaman geçtikçe vatan ve millet için ne büyük zorluklara katlandığı anlaşılmıştı. Ona diktatör diyenler “yanlış yapmışız, hata bizdeymiş, keşke yine başımızda olsa da bizi yine Taif’e, Magosa’ya sürse fakat özgür yaşasak” gibi itiraflarda bulunmuşlardır.(Bakınız, Cemal Paşanın, Namık Kemalin, Rıza Tevfik’in itirafları)

Abdülhamit muktedir bir padişahtı. Tayyip Erdoğan da muktedir bir Başbakan… Muktedir bir Cumhur Başkanıdır. Bütün mesele onun müslümanca duruşu, islama bağlılığı ve milletimizin menfaatlerini ne pahasına olursa olsun korumaya çalışması. Gerisi hikaye…

BAŞKANLIK SİSTEMİ OLMAZSA OLMAZ MI?

Bin yıl dünyaya nizam vermiş, dünyaya adalet ve insan onurunu korumanın ne olduğunu göstermiş bir milletin çocukları olarak, eğer, tarihteki gibi yeniden şaha kalkmak, baş olmak, İslam Dünyasında akan bu kanı durdurup ümmetin birliğini sağlamak, dosta güven düşmana korku salabilecek konuma gelmek istiyorsak “Başkanlık sistemi’’şarttır. Cumhuriyetle birlikte elde ettiğimiz kazanımlar yanında, maalesef  kaybettiklerimiz de çoktur. O kayıpları yeniden telafi etmek, doğudan batıya medeniyetimizi yeniden inşa etmek istiyorsak Başkanlık sistemine geçmemiz gerekir.

Ama bu söylediklerim büyük düşünenler içindir, derdi ve davası olanlar içindir. Bütün davası ve derdi tuvaletle mutfak arası bir hayattan ibaret olanlar, sadece koltuk bizde olsun, kasaları boşaltalım, biz de sükse yapalım davasında olanlar, TRT de yayınlanan Diriliş dizisindeki Selcan Hatun gibi intikam duygularıyla yanıp tutuşanlar, sadece fitne çıkarır, sadece tahrip ederler. Bir yanda birileri inşa eder, diğer yanda birileri imha eder…

Başkanlık sistemi, koalisyon dönemlerini bir daha geri gelmemek üzere tarihe gömecek bir sistemdir. Koalisyon dönemlerinin Türkiye’siyle son on üç yılın Türkiye’sini mukayese ettiğimizde her şey anlaşılır.

Başkanlık sistemi, Cumhurbaşkanlığı makamıyla hükümet arasındaki zıtlıkları ve uyumsuzlukları da ortadan kaldırır. Unutulmamalıdır ki bu ülke bir cumhurbaşkanı seçebilmek için meclisinde yüz on altı tur seçim yapmış, seçemeyince de 12 Eylül darbesini yaşanmıştır. Yine unutulmamalıdır ki,367 garabetiyle ve onun çevresinde dönen tartışmalarla ülkemiz nice fırsatları kaçırmıştır.

Muhalefetin böyle bir derdi yok. Yabancılar kızağı yağlamış, gemiyi kızağa koymuş okyanusa açılırken ve somonunu büyütürken biz,  ‘AKP nasıl engelleriz, nasıl aşağı indiririz’ tartışmalarıyla, sistem tartışmalarıyla kan kaybediyoruz.

Nihayet, olan bu millete oluyor. Tuzu kuru olanlar için dert değil ama bunların peşine takılan orta sınıf, ‘bizim mahallenin’ insanlarına ne oluyor, bu uyuşukluk ve dünyevileşmenin getirdiği rehavet nedendir bunu anlamıyorum?!

 

İdris Günaydın *

Tüm Yazıları →
İdris Günaydın

Ayrıca Bakınız

DENİZ BAYKAL BAŞBAKAN MI OLUYOR?

        Cumhurbaşkanımız Erdoğan Dış İşleri konutunda Baykal’la çok önemli görüşme yaptığını söyledi. Bu görüşmenin bir kısmını …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir