Cumartesi , 25 Mayıs 2024
Son Dakika Haberler

Ukrayna üzerinde Jeopolitik hesaplaşma

Rusya Ukrayna savaşı futbolu da vurdu! Tüm ligler...

 

Soğuk savaş döneminde NATO ve Varşova Paktı olarak iki kutuplu bir dünya sahne alıyordu. Varşova Paktının NATO karşısındaki gücü zayıflayınca Sovyetler Birliği dağılmak zorunda kaldı.

Bunu fırsat bilen birçok Demirperde ülkesi hemen bağımsızlıklarını ilan ettiler. Bu sırada Rusya kendi ayakları üzerinde duracak bir güce sahip olmadığından Sovyetlerden ayrılan ülkeleri kontrol altına almak için ne ekonomik, ne askeri ve ne de otorite yapısına sahip değildi.

Tarihin her döneminde olduğu gibi zaman asla boşluk kabul etmiyor, hata ve ihmalleri de affetmiyor. Hayatta kalabilmek için her zaman güçlü olmak gerekir. Sovyetlerden boşalan boşluğu Amerika önderliğindeki AB ülkeleri doldurmaya başladı. Kapitalizmin göz kamaştırıcı zengin ve büyüleyici dünyası kısa zamanda Demir perdeden kopan ülkeleri kendi cazibe merkezine çekmeyi başardı.

Rusya’nın kendi dinamiklerini devreye sokup ayağa kalması zaman aldı. Bu arada Varşova Paktı (1 Temmuz 1991) dağılmıştı. NATO ile Rusya arasındaki makas ve güç dengeleri daha fazla açılmaya başladı. Rusya Sovyet coğrafyasındaki birçok eski Varşova Paktı ülkeyi NATO’ ya ve AB’ a kaptırdı.

Rusya, Belarus ve Ukrayna birlikte (8 Aralık 1991) Bağımsız Devletler Topluluğunu kurdu. Bu topluluğa Sovyet Cumhuriyetlerindeki 15 ülkeden 11’i katıldı. 1993 yılında Gürcistan’ın da buraya katılımıyla toplulukta üye sayısı 12’ye yükseldi. 2005 yılında Türkmenistan, 17 Ağustos 2009 Gürcistan, Mart 2014 Ukrayna bu topluluktan ayrıldı. Bu birlikte geriye 9 üye ülke kaldı.

ABD dünya liderliği mücadelesinde tek başına kalmıştı. Bir taraftan Rusya’ yı, diğer taraftan Çin’ i kontrol altına almak ve AB ülkelerini de arka bahçesi olarak yanında tutmaya, dünyayı tek başına istediği gibi yönetmeye ve yönlendirmeye başladı.

ABD ve Avrupa Birliği ülkeleri komşuları Varşova Paktı ülkelerini NATO’ ya alarak hem Rusya’nın alanını daraltmak, hem de onu kıskaç altına alıp ondan gelecek olası tehlikeleri minimize etmeye yöneldi. 1999 Polonya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Arnavutluk’ u, 2004 yılında Romanya, Bulgaristan, Slovakya, Slovenya, Letonya, Litvanya, Estonya’yı, 2009 Hırvatistan’ ı, 2017 Karadağ’ ı, 2020 Kuzey Makedonya’ yı NATO’ya alarak NATO müttefiklerinin sayısını 30’ a çıkarttı.

Gürcistan’ın NATO’ ya girme isteği, Ukrayna’nın olası (NATO) üyeliği “Rusya’nın yanı başına NATO füzeleri yerleştirmek anlamına geleceğini söyleyen Rus lideri Putin tarafından bir tehdit” olarak algılandı. Böylece Ukrayna NATO‘ nun patronu ABD ile Varşova Paktı lideri Rusya arasında jeopolitik bir hesaplaşmaya dönüştü

Uzun zamandır Fransa ve Almanya’nın NATO ya karşı azalan ilgisinden dolayı ABD rahatsızdı. ABD Rusya’ yı Ukrayna’ ya karşı kışkırtmaktan hiçbir zaman geri durmadı. Rusya Ukrayna’ya saldırmaya başladıktan sonra AB ülkeleri Rusya tehlikesi karşısında çaresiz ABD’ nin eteğinin altına sığındılar. Panik içinde ABD’ ye milyarlarca Dolar silah sipariş ederek hep birlikte NATO’ ya sahip çıktılar.

ABD hem; AB ülkelerini NATO’ya bağlamayı, hem; Rusya’yı bir savaş bataklığına çekerek zayıflatmayı, ayrıca Rusya’nın ÇİN ile birlikte olup doğuda ABD’ ye karşı hareket etmesini engellemeye çalışarak bir taşla iki kuş vurdu.

ABD ve AB’ ın başını çektiği ağır ekonomik yaptırımlar Rusya’ nın tüm askeri, siyasi, ekonomik ve teknolojik can damarlarını felç etmeye yöneldi. Bu savaş kısa zamanda barışla sonlanmazsa, bundan en çok Ukrayna ve Rusya, daha sonra Avrupa ve tüm dünya etkileyecektir. Bu jeopolitik savaştan en zararsız ve en fazla karlı çıkan şüphesiz ABD olacaktır.

Ama, ABD’ nin hesaplaşma kavgası daha bitmiş olacak, onu doğuda Güney Çin denizinde Çin ile yapacağı büyük bir jeopolitik hesaplaşma beklemektedir. Bu jeopolitik savaşın piyonu olarak orada da Ukrayna gibi Tayvan kurban edilmeyi beklemektedir.

ABD’nin kendi çıkarları için feda etmeyeceği/ edemeyeceği hiçbir dostu ve müttefiki yoktur.

Tarihte hiçbir savaşın iyi ve hiçbir barışın kötü olmadığını tecrübe eden insanlık buna rağmen egosunun kölesi olunca; kendisini dünyanın tek sahibi sanıp öz kardeşlerini bile vahşice katleden bir canavara dönüşebiliyor. ABD ve Rusya’nın Ukrayna’ daki barbarca jeopolitik hesaplaşması bunun en bariz örneğidir.

Savaşı güçlüler başlatıp bitiriyor ama barışı ise; hep onurlu insanlar yapıyor.

Arif Altunbaş

 

Arif Altunbaş *

Tüm Yazıları →

Ayrıca Bakınız

Emperyalizme karşı

Arif Altunbaş Tüm insanlık kendi durum ve konumuna göre ailevi ve toplumsal, iç ve dış …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir