Cumartesi , 25 Mayıs 2024
Son Dakika Haberler

KADINA ŞİDDET Mİ TOPLUMA ŞİDDET Mİ?

Açıkça belli ki, yönetiliyorlar. Yönetiyoruz sanıyorlar ama yönetiliyorlar.

İstatistik rakamları da akıllarını başlarına getirmiyor.

Rakamlara göre, “Kadına şiddet” her geçen gün artıyor.

Evet, artıyor. Ne kadar önlemek isterlerse o kadar artıyor. Ne kadar, caydırıcı olmak isterlerse, o kadar artıyor. Yani, ne eksik ne de fazla.

Bu da akıllarını başlarına getirmiyor.

Kendilerini sorgulamıyorlar; Toplumu sorguluyorlar.

Mesele, ekonomik değil… Mesele toplumun ahlak kodları da değil.

Ekonomik denirse, o zaman, ekonominin şimdiki zamanda nasıl “güzel” olduğunun izahı gerekir.

Ahlaki denirse, o zaman, aynı ahlak olduğu halde, eski zamanda, “kadına şiddetin” neden daha az olduğunun izahı gerekir.

Yani her iki savunma ve varsayım da muhal.

O halde, sorunu, “iktidar” kendisinde bilmesi gerekir.

Sözde, “pozitif ayrımcılık” bozgun getiriyor. Bunun sebebi de “haksızlık” yapılmasından dolayı.

Haksızlık nedir?

Çocuğu eve “baba-anne” yaptığınızı düşünün. O evde, düzen olur mu?

Evet, çocuk, sevilmesi ve korunması gerekir ama çocuk, eve baba-anne yapılarak mı sevilir ve korunur?

Kadın konusu da öyle. Sözde, pozitif ayrımcılık ile kadın, evin “baba”sı ve hatta her şeyi haline getiriliyor.

Kadın, bu “ehliyet”e sahip midir?

“Dayak yiyen” kadın için, bu ehliyet ne kadar mümkündür? Mümkün müdür?

Dayak yememeyi beceremeyen kadın, bir de, evin hakimi olacak. Bundan ne beklenir?

Akıl, bunu izah edebilir mi?

Ama, iktidarın “kadın bakışı” meseleyi böyle görüyor.

Kadınlar da, akılları yetiyorsa kendileri; Yoksa da, “avukatlar” aracılığı ile “ev”lerine ve yuvalarına karşı savaşa giriyorlar.

Erkek, bu durumda ne yapacak?.

Bu hale gelmiş “aile” artık, aile değildir. O aile, artık, talancıların elinde bir batık gemidir.

Evlilik, bu gidişle, “en tehlikeli” bir “hayat tarzı” anlamına geliyor. “Aklı olan evlenmez” bir iman kaidesi haline geliyor.

İktidar da, buna, elinden geldiğince, “teşne” oluyor.

Eğitim sistemi, sanki, “mükemmel anne” yetiştiriyor da, bütün kanuni düzenlemeler “kadın lehine” yapılıyor.

Eğitim sisteminiz, “anne” mi yetiştiriyor yoksa “partner” mi?

Televizyon dizilerine bakınız:

Bütün kızlar, “erkek elde etmek” için çırpınıyor. Erkeği elde etmek için, “kadınlık-kızlık” da dahil her şeylerini kullanıyorlar. Eğer, “evlilik imzası” attırabilmişlerse, o andaki mutlulukları tamam oluyor. Sonra da, o erkeği nasıl bitiririm davası başlıyor.

Bu dizilerin hepsinin, toplumda karşılığı var ve hepsi “genç nesilde” yani, “eğitim tornasından yeni çıkmış nesilde” mutlak bir karşılık buluyor.

Hayat bu mu?

Bence, mesele, “Kadına şiddet” değildir. Mesele, toplumun bu şiddete nasıl “dur” diyeceğidir.

İktidarlar eliyle olmuyor ve olamıyor bu.Çünkü, iktidarlar, yönetiyoruz sanıyorlar ama işte görülüyor ki, yönetiliyorlar.

Başka çareler düşünmek lazım. Aile’yi kurtarmak lazım.
Aydın Aydın

Aydın Aydın *

Tüm Yazıları →
Aydın Aydın

Ayrıca Bakınız

ÇOCUKLUĞUM VE YAHUDİ İLE SAVAŞ HAYALLERİM

Aydın Aydın Çocukken Kıyamete yakın zamanlar için “Müslümanlar ile Yahudiler arasında büyük bir savaş olacak. …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir