Pazar , 19 Mayıs 2024
Son Dakika Haberler

İÇERİDE NELER OLUYOR? -8-

CHP’yi zaten geçtik, Cumhuriyetin 90 yıllık partisi her zamanki gibi yerinde saydı yine. %25’lik bandını korumuştu yani. Geriye iki parti kalıyor: MHP ve HDP. Bu iki partinin oyları artmıştı. HDP bilindiği gibi barajı aşmıştı. %4-5 civarında bir artış olmuştu. Bu artış öyle Ak Parti’den kaynaklandı…

Bu giden oyların nedeni de artık o dönemde PKK olaylarının olmayışı, bu işin artık meclise taşınması ve sorunların orada çözümü ile ilgiliydi. Ancak HDP daha meclise girer girmez olaylar yeniden başladı…

Ak Parti tek başına hükümeti kuramıyordu. Koalisyon görüşmeleri başladı. Ak Parti’nin HDP ve CHP ile koalisyon içerisinde bulunması zaten mümkün değildi. Hem tabanlar birbirine zıttı hem de CHP’nin dillendirdiği politikalar Ak Parti’nin çizgisi ile uyum göstermiyordu. Bu nedenle son çare MHP lideri Devlet Bahçeli ile görüşmekti. Ancak Bahçeli koalisyonların daha önce bu ülkede nelere mal olduğunu bildiği için bu yolu kesinlikle istemiyordu. Koalisyon falan yok deyip erken seçimi dillendirdi. Zaten böyle bir şeyi birinci partinin dillendirmesi biraz aykırı olabilirdi. Bu yüzden erken seçim dillendirmesi Bahçeli kanadından geldi…

7 Haziran seçimlerinden 5 ay sonra 1 Kasım seçimleri gerçekleştirildi. 1 Kasım seçimlerinde Ak Parti yeniden eski oy oranına geri döndü. En büyük değişim Ak Parti ve MHP kanadında görüldü. Ak Parti 7 Haziran seçimlerine göre 5 milyon oy fazla aldı. Hükümeti kurabilecek çoğunluğu elde etti. MHP’de ise büyük bir değişim yaşandı meclisteki sandalye sayısını %50 oranında kaybeden MHP, 80 sandalyeden 40’a düştü. HDP ise 80 sandalyeden 59’a düştü. Ama zannımca en önemli sonuçlardan biri de Bahçeli’nin koalisyon teklifini reddederek erken seçim açıklamasını yapmasıydı. Ülke böylece koalisyon günlerine dönmekten kurtulurken, Bahçeli devlete olan desteğini bir kez daha gösterecekti…

2016 yılında ise tarih bambaşka şeyler yazacaktı. Aradan 100 yıl geçecekti ama bu milletin kurtuluş mücadelesi değişmeyecekti. Bu vatan için her şeyimizi her zaman olduğu gibi yine feda edecektik. Evet, o gece 15 Temmuz Hain Darbe Girişiminin olduğu geceydi…

Her şeyi önceden planlamışlardı. Ülkenin stratejik noktalarını ele geçirecekler, meclisi bombalayacaklar, kısa bir dinlenme molasında olan ve kendilerince en uygun zamanda olan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı alıp götürecekler, böylece milletin başını alıp başsız bırakacaklar ve her yeri işgal edeceklerdi. Hesapları buydu. Ama hesap yapanların üzerinde hesap yapanın olduğunu, bu milletin, bu ümmetin görünmeyen ordularının olduğunu tıpkı Bedir’de olduğu gibi yine idrak edemeyeceklerdi…

O gece, önce herkesi bir panik, bir merak sarmıştı. Bu alçak kalkışmayı planlayanlar Recep Tayyip Erdoğan’ın ülke dışına, güvenli bir yere sığınacağını düşünüyorlardı. Oysa o, daha bu davanın başına geçtiğinde kefenini giyip de çıkmıştı. Biliyordu, lider taşın arkasına saklanırsa diğerleri dağın arkasına saklanırdı. Kendisini uçak ile bulunduğu bölgeden alan pilot sizi güvenli bir bölgeye götürelim dediğinde karşı çıktı, biz bu işe başımızı koymuşuz buradan geri dönmek yok dedi. Öyle ki can yeleğini giymeyi bile reddetti…

Tele konferans ile CNN ekranlarına bağlandı. Bu hareketin Türk Askeri üniformasını giymiş birtakım grup tarafından yapıldığını, milleti bulundukları yerin meydanlarına davet ettiğini söyledi. Bu millet durur muydu? Tüm Türkiye meydanlara doldu taştı. Lider taşın arkasına saklanmadı, millet de liderinin arkasında durdu, meydanlara akın akın ilerledi.

Devam edecek…

İBRAHİM YAVUZ

İbrahim Yavuz *

Tüm Yazıları →
İbrahim Yavuz

Ayrıca Bakınız

KAYBOLAN GENÇLİK İDEALİZMİ -2-

3) BU MİLLETİN HAFIZASINI YOK ETTİLER  Bu milletin binlerce yıllık tarihi var. Bu tarih içerisinde 15 …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir