Salı , 5 Mart 2024
Son Dakika Haberler

İsrail A.Ş.

İsrail AŞ, 15.11.2014

Yazıma bir soru ile başlamak istiyorum.
İsrail bir devlet midir?
Uzaktan bakınca bayrağı, marşı, elçilikleri, silahlı gücü, parası, meclisi vs. si ile bir devlete benziyor ama ayağınızı İsrail’e atar atmaz işlerin uzaktan göründüğü gibi olmadığını görürsünüz.
Kudüs’e bilhassa Mescid-i Aksa’ya yaklaştıkça ortada devlet namına hiçbir şey kalmaz.
Taş devrinden kalma bir kabile ile karşı karşıya kalırsınız.
Aslında kabile diyerek Bedevi kabilelerine haksızlık etmiş oluyoruz.

KABİLE
Kabile dedim ama haşa; çöl bedevilerinin bile kendine göre usul ve kaideleri, töreleri vardır.
Kanlınız bile olsa çadırınıza birisi iltica etti mi, artık ona kimse dokunamaz.
Doğumdan ölüme kadar hayat belirlenmiş kurallar içinde geçer. Kimse bu kuralları çiğneyemez. Çiğnerse cezasını görür.

HİÇ BİR KUTSALI OLMAYAN ÜLKE
Ama İsrail’de iş öyle değil.
Sözde kanun ve kurallar var ama bu kanunların uygulanması tamamen sizin kimliğinize ve o andaki askerin polisin insafına terk edilmiş bir şey.
Mesela kanun ve kurallar Yahudi’ye ayrı, Müslümana ayrı, Hristiyan’adiğer ülke insanlarına ayrı işliyor.

AYRIMCILIK
Ayrımcılığın bu kadar barizbir şekilde uygulandığı başka bir ülke var mıdır bilmiyorum.
Bu ülkede ayrımcılığın nasıl kahredici bir şekilde uygulandığını görmek için dünya milletlerinin gidip görmesi, ders alması gerekir.
Bu konuda İsrail bir laboratuvar.
Hindistan’daki kast sistemi, bunların yanında limonata kalır.
Yapılan ayrımcılığı kısaca arz edeyim.

DİN
Müslüman Hristiyan Yahudi ayırımı zaten var. Bunları yaparken din adına yaptıklarını zannetmiyorum. Bana göre Yahudilik de umurlarında değil.
Eğer Yahudilik çıkarlarına hizmet etmese, ona da cephe alırlar.
Uygulanan katı bir Siyonizm’dir.

MÜSLÜMANLAR
İsrail’in Müslümanlaramuamelesi de kademe kademe…
Filistinli Arap Müslümanaayrı,
Diğer Arap Müslümanlarına ayrı,
Türk Müslümana ayrı,
Diğer ülke Müslümanlarına ayrı muamele yapıyor.

Hristiyan ülkelerden gelenler de öyle.
İngiltere’den gelen Hristiyan, neredeyse Yahudi kadar değerlidir.
Yanlış anlaşılmasın.
Sapık inançlarına göre bütün insanlık, Yahudilerin alt kademesinde kabul edilir. İşte o alt kademenin en üstüdür İngilizler.
Sonra ABD
Sonra Greko-Latinler
Sonra Slavlar.
Öylece sürüp gidiyor.

Yahudilerde aynışekilde ayrımcılığa tabi tutuluyor.
Afrika’dan gelen Yahudi ile diğer Yahudiler eşit değil.
Diğer ülke Yahudileri de öyle.
ABD veya Avrupa’dan gelen ile Asya’dan gelen eşit değil.
Yine önce gelen ile sonra gelen eşit değil.
Bu da öylece sürüp gidiyor.
İsrail pasaportunu edinen aileler, Eşit muamele görmedikleri için en ufak bir patırtıda havaalanlarına akın ederek, Avrupa ve ABD’nin yolunu tutuyorlar.
Yani İsrail aslında paramparça…
Ama güç ve refah bu parçalanmışlığı örtüyor.

İSVİÇRE AFRİKA HATTI
Bu kadar ayrımcı davranan bir ülkede vatandaşlarına götüreceği hizmeti tahmin edebilirsiniz. Yahudi Mahallesi ile hemen bitişiğindeki Müslüman Mahallesi arasında dağlar kadar fark var.
Eğer Yahudilerin yoğun yaşadığı bir şehirden, Müslümanların yaşadığı bir şehre giderseniz, göreceğiniz fark; İsviçre ile geri kalmış Afrika ülkeleri arasındaki fark kadar büyüktür.
Sözüm ona aynı ülke toprakları diye geçiyor. Aradaki mesafe, 30-40 km kadar ama aradaki fark yüz yıl gibi.

SAYGISIZLIK
İsrail’in diriye karşı bu ayrımcılığı varken ölüye karşı nasıl?
İsrail’in ne ölüye, ne diriye, ne eski esere, ne mukaddesata, hatta ağaçlara bile saygısı yok.
YAFA’ da Hasan Bek camisini gezerken, caminin dış duvarındaki cami vakfiyesine ait dükkânlara el konularak cafe, restoran hatta şarap mahzeni yapıldığını gördük.

Caminin önündeki Osmanlı kışlası üzerine de 5 yıldızlı otel inşaatı yükseliyordu.
Anıtlar kurulu mu dediniz?
O Türkiye’de geçerli…
İsrail’i Siyonist hedeflerinden çevirecek bir Anıtlar Kurulu daha anasından doğmamış.
Bizim Aksaray’da Bizans çanak çömleği çıktı diye metro çalışmaları 10-15 yıl bekletildiği gibi, bir de etrafında adeta tavaf ederek yıllarca çile çektik.

DÜNYA KÜLTÜR MİRASI
Biz bir-kaç çanak çömlek için bu çileyi çekerken İsrail Uluslararası hukuk kurallarına göre Filistin toprağı olan ve aynı zamanda Dünya Kültür Mirası Mescid-i Aksa’nın altına köstebek yuvasına çevirdi.Resmi olarak açıklanan 62 tünel var.
Gerçek rakamı bilmiyoruz

YALAN YALAN YALAN
İsrail devlet olmadığı için, her şeyi yalan üzerine kurmaktan çekinmiyor.
Mesela 62 tünel diyor ama külliyen yalan. Kaç adet tünel olduğunu kimse bilmiyor. O kadar çok tünel kazmışlar ki, mü’minler: ‘Mescid-i Aksa’yı maneviyat ayakta tutuyor’ diyorlar.
Yoksa bu kadar kazıdan sonra normalde yıkılması gerekir.
Yine nüfus sayımı mı yapacak. Müslüman sayısını alabildiğine düşük, Yahudi sayısını abartarak açıklıyor.
Buna rağmen topu topu 7 milyonluk bir ülke. Bunun 1.5 milyonu Filistinli.(48 toprağında kalanlar)Bu sayıya GAZZE ve BATI ŞERİA’daki Filistinlileri de eklerseniz 7 milyondan fazla eder.
Yani bu haliyle bile Filistinli Müslüman nüfus Yahudilerden fazla. Bunun için İsrail, dışardan çok iyi şartlar vadederek Yahudi göçmenler getiriyor.
Buna rağmen İsrail’de Yahudi sayısıancak 5.5 milyonluk nüfusa ulaşabilmiş.
Ve İsrail bu nüfusla süper güç olmak istiyor.

İsrail’in Arz-ı Mev’udharitası

PARA PARAPARA
Evet, İsrail para imparatorluğunu kurmuş.
Gelen göçmenler 3-4 bin $ maaş alıyor.
Kredi kartların merkezi, borsa bankalar vs. ne kadar harama faize, alın teri sömürüsüne dayalı haksız kazanç varsa hepsi İsrail de toplanmış.
Dünyanın her tarafından para akıyor.
Ama ne fayda mutlu değiller.

GERİLİM GERİLİMGERİLİM
İsrail Cumhurbaşkanı açıkladı. İsrail toplumu hasta diye.
Nasıl olmasın ki?
Gerilimi bizatihi kendisi yapıyor.
Mesela Mescidi Aksa’nın kapısında durmuş kimseyi mescide sokmuyor.
Niye?
Öyle…

Haremimizde kurşun izleri

Hiçbir açıklaması yok.
Cuma günleri barikatlar neredeyse şehrin ortasında kuruluyor.
Bu barikatlarda bekleyen asker sayısı, devriye gezenler, motorize güçler ve olur olmaz yerlerde nöbet bekleyenleri de eklerseniz, İsrail bu iş için küçük bir ordu kurmuş olduğunu görürsünüz. Hem de öyle böyle değil. Masrafı yüksek teknolojik bir ordu.
Arka arkaya 3-5-6 barikat kuruyorlar.
Devriye gezenler İRAK işgaline giden ABD askerleri gibi tam teçhizatlı.
Her taraftan gelen patlama bağrışlar vs. ekleyin.
Ortaya çıkacak gerilimi düşünün.

KORKU KORKUKORKU
Bütün bu tedbirlere ve üstün teknolojik silahlara rağmen Yahudiler büyük bir korku yaşıyor.
Tedirginler.
Pasaportları her yerde geçiyor. İlk fırsatta bırakıp kaçıyorlar.
GAZZE’ye saldırdıklarında bütün dünya arkalarında olmasına ve üstün silah gücüne rağmen korkudan kaçan Yahudilere engellemek için İsrail barış istemek zorunda kaldı.

TEKNOLOJİ TEKNOLOJİTEKNOLOJİ
İsrail’in elindeki teknoloji transfer teknolojisidir.
ABD teknolojiyi üretir ve İsrail’e paket şeklinde verir .
Silah sattığı ülkeleri de, yedek parça konusunda, teknolojisini aktardığı İsrail’e mecbur eder.
Mesela yıllarca Rahmetli Erbakan Hoca için İsrail’le silah anlaşması yaptı diye suçladılar.
Hâlbuki rahmetli bırakın anlaşma falan yapmayı, İsrail diplomatları ile protokol gereği de olsa yan yana bile durmazdı.
Bir gün bir toplantıda İsrail büyükelçisi de bulunuyor. Protokol gereği el sıkışmaları icap ediyor.
Hoca tüm ısrarlara rağmen el sıkışmıyor.
Nerede kaldı gidip anlaşma yapsın!..

Ancak olay yukarıda bahsettiğim gibi şöyle cereyan ediyor:
ABD demode olmuş F16 savaş uçaklarının bir üst modeli olan F16 PLUS üretiyor.
Bu uçaklar sadece ABD ve İsrail’de bulunmaktadır.
Başka ülkede yok.
ABD yeni teknolojiyi ürettiği için eskisi olan F16 ların yedek parça, yazılım, elektronik vb. bilgilerini İsrail’e aktarıyor. Bu durumda elinde F16 savaş uçağı olan bütün ülkeler, yedek parça tedarikindeİsrail’ e mecbur kalıyor.
İşte Rahmetli Erbakan hoca zamanında yapılan anlaşma bu ve benzerlerini içeren bir anlaşma.
Zaten Hoca İsrail’in isteklerine boyun eğse idi 28 Şubat olur muydu?

Ancak bunu kamuoyuna bilhassa bizim arkadaşlarımıza anlatamadık. ‘Hoca da İsrail le anlaştı’ gibi laflar edip durdular.
Neyse.
İsrail’in teknolojisi de bu!…
ABD ve diğer müttefikler,İsrail’e devamlı bilgi aktarır.
İsrail’in kafası teknolojiye değil paraya ama helal olmayan paraya çalışır.

KİBİR KİBİR KİBİR
İsrail para imparatorluğu kurmuş ya… Her şeyi parayla ölçüyor.
Ne insanlık ne adalet ne inanç hiçbir şey umurunda değil.
Bir de inançlarından gelen ‘üstün insan’ ‘Huberman’ anlayışı onları kibirli olmaya itmiş.
Bundan dolayı hiçbir dine, millete, ölüye, diriye, tarihe, eski esere vs. saygıları yok.

Hz. Davut Camii yanındaki Müslüman mezarlığının hali

Kudüs Me’mun-ullah mezarlığı
Şehrin ortasında kalan bu mezarlık işgal edilerek tahrip edilmiş.
Bir tarafa iş merkezi bir yana da alay edercesine ‘Hoşgörü Müzesi’ yapıyorlar.

Hz. Davud AS. a atfedilen Heykel
Yahudilerin peygamber anlayışı!!!…Ve Hz Davut Camii. Şu anda
Hristiyanlara tahsis edilmiş
Bu heykelin önünde bulunan merdivenlerden çıkıldığında, ecdat çok güzel bir cami yapmış. Hz. Davut Camii… İsrail bu camiyi alıp Hristiyanlara vermiş. Aynen diğer bölgelerde yaptığı gibi… Hristiyanların malikâne olarak
kullandıkları camiler gördük.

KUBBETÜS-SAHRA ve BURAK DUVARI (Ağlama Duvarı)

VİTRİN
Yazımın başlığını neden İSRAİL AŞ koyduğumu bu anlattıklarımdan sonra daha anlaşılmıştır sanırım.
Aslında karşımızda ticari bir şirket var. Devlet yok.
Bu şirketin en büyük hissedarı ABD
Diğer ülkelerde güçleri oranında bir hisseye sahipler.
Ancak İngiltere altın hisseye sahip…
İş böyle olunca bu dünya ülkelerinin VİTRİNİ İsrail oluyor.
Nasıl mı?
Diyelim ki Almanya modern teknolojik bir denizaltı üretti.
Bunu daha kendi donanmasına vermeden İsrail’e gönderir.
Şimdi AŞ nasıl çalışıyor onu görelim:

KAZAN KAZAN
1- İsrail bunu vitrinine koyar. Dünyada hakim olduğu medya vasıtasıyla bu denizaltı, gemi vs. ninözelliklerini sayar döker. Gemi GAZZE’ye gider deneme atışları yapar.
2- Ölen çoluk-çocuk kesinlikle dramatize edilmez. Sayı olarak şu kadar ölü denir iş biter. Sinema TV filmi dizi falan olmaz.
3- Almanya Fransa vs. diğer ülkeler ‘Oh oldu. İsrail’in kendini koruma hakkı vardır’ beyanatları verir. Yani her ülke AŞ deki hissesi oranında sesini yükseltir.
Verilen beyanatların tümü İsrail AŞ yi koruma ve kollama yönündedir.
4- Almanya gönderdiği tank, gemi, denizaltı vs. Silahları II. Dünya savaşında Yahudilere yaptığı zulme karşılık, ödemeye devam ettiği tazminata mahsup eder.
5- Dişine kadar silahlı İsrail, petrol ve gaz bölgesi Ortadoğu’yu hissedarlar (ABD, İngiltere, Almanya, Fransa vs. vs. vs.) adına koruma kollama ve bekçilik görevini ifa eder.
6- Yahudiler ‘Devletimiz ne güzel işler yapıyor’ diye zevkten sarhoş olmuş vaziyette keyif alır.
7- Bölgedeki diktatör Arap yöneticileri, vatandaşlarını İsrail ile korkutarak ‘Bakın biz olmasak haliniz haraptır’ deyip, o diktatörlerde gemilerini öylece yürütür.
Şeytanları ile baş başa kaldıklarında ‘İyi ki bu İsrail var, yoksa halimiz harap’ diye fısıldaşırlar.
Bu diktatörler sözle Filistinlilere sahip çıkıp, icraatları ve türlü hilelerle Filistin davasına ihanet eder.

Netice olarak İSRAİL diye ortada bir devlet yok. Bir AŞ var.
İşler de ‘kazan kazan’ usulü ile yürüyor.
Bundan dolayı dünyayı sömüren süper güçler, bu AŞ nin devam etmesi için ellerinden geleni yapıyor.
Maalesef İsrail’e sözde demediğini bırakmayan, düşman bildiğimiz ülkelerde İsrail ile gizli işbirliği içinde.

Peki,
Bu böyle devam eder mi?
Hayır!..
Filistin’de imanlı şuurlu bir gençlik yetişiyor.
Bölgedeki siyasi liderlerin ayak oyunlarının farkında olan cesur bir gençlik…
Bütün bu oyunların farkında…
Mescid-i Aksa’nın, KUDÜS’ün kurtuluşu yakındır.

Emin BATUR

Emin Batur *

Tüm Yazıları →
Emin Batur

Ayrıca Bakınız

İMO SEÇİMLERİVE UĞULTU TAKTİĞİ

Emin Batur Sokak röportajlarındaBazı CHP’li seçmenlerin.. adayımız terlik bile olsa oyumu ona veririm demelerinin sebebini …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir