Perşembe , 29 Şubat 2024
Son Dakika Haberler

Afrika’nın öfkesi

Nijerya 60 yaşında: Afrika'nın en kalabalık ülkesi bir arada kalmayı  başarabilecek mi? - BBC News Türkçe

Batılılara köle ticareti ataları Romalılardan kalan bir mirastır. Coğrafi keşiflerle birlikte işgal, sömürü, soykırım ve katliamlar peş peşe önce Afrika’da, sonra Amerika, Asya, Avusturalya ve denizaşırı ülkelerde 500 yılı aşkın bir zamandır sürüyor. Her ne kadar kölelik yasaklansa da batılılar ona değişik isim, organize ve şekilde devam ediyor. Kendileri gibi olmayan ülkeleri baskı ve terör altına alma, onların altın gümüş gibi kıymetli maden ve taşlarını zorla, gerekirse katliamlarla yağmalama ve çalmanın başladığı tarih coğrafi keşifler olsa da, sömürü, kölelik ve emperyalizm bütün hızı ve varlığı ile kurumsallaşmış halde devam ediyor.

Batı sömürgeciliği kolonyalizmi tarihi ve emperyalizminin ilk öncüleri batılı deniz korsanları, sınır ve hukuk tanımaz eli kanlı haydutlardır. Başta Hıristiyan din adamları, batılı krallar onları bol karı olan bu işe tahrik ve teşvik etmişlerdir.

Batıda kahramanlar olarak tanınan ve bilinen bize de öyle öğretilen İtalyalı Amerigo Vespucci, Cenevizli Kristof Kolomb, Portekizli Vasco da Gama ve Ferdinand Macellan gibi İspanya, Portekiz, İtalya, Fransa krallarının beslediği, desteklediği ve ödüllendirdiği deniz korsanları 14. ve 15. Asırda Avrupa ve Afrika’nın yakın çevresindeki adalar ve ülkelerde soygunculuğa ve talana başlamışlardır. Bu soygunculuğa ve katliama da keşifler denilmiştir

Avrupa’daki Hıristiyan papazlar yeni tanıdıkları ve buldukları Afrika ve denizaşırı ülkelerdeki insanları tanrıyla tanıştırmak ve onları onun nuruyla aydınlatmak için o ülkelere gittiklerinde batılı yağmacı korsanların ve eşkıyaların vahşet ve barbarlıklarına asla karşı çıkmamışlardır.

Kısa zamanda çok hızlı zenginleşen ve çok kolay elde ettikleri servetlerle kendilerine yol gösteren, tanrı adına bu katil işgalcilere dua ve yardım eden Hıristiyan papazların gönüllerini hoş tutmak için de kralların ülkelerine görkemli kiliseler inşa edilip bağışlarda bulunmuşlar, onları Hıristiyanlığın hizmetine sunmuşlardır. Böylece kralların hazineleri ve Hristiyan din adamlarının gider ve maişetleri de bu hırsız soyguncu ve talancı korsanlardan elde edilen kanlı paralarla bu katillerin günahları Kiliselerde affedilip yaptıkları yardım ve bağışlar için de milli kahraman olarak ilan edilmişlerdir.

Batı tarihi, kültürü ve medeniyeti hariç dünyanın hiçbir yerinde insanlık düşmanı katillerin, soyguncuların, soykırımcıların, hırsız ve kan dökücü zalimlerin, insan ticareti yapan korsanların meşhur edilip, heykellerinin dikildiği, kahramanlaştırıldığına rastlanmaz.

Başını İngiltere, Fransa, İtalya, İspanya, Portekiz, Hollanda ve Danimarka’nın çektiği sömürgecilik ve kolonyalizm tarihinde rol alan din adamları, krallar, korsanlar, soyguncu çeteler insanlığın kadim tarihini ve kültürlerini talan edip yok etmişlerdir. O ülkelerdeki yerlilerin ve medeniyetlerini de yok eden bu çağdaş barbarlardır.

Çaldıkları, sömürdükleri, işgal ettikleri, köleleştirdikleri ve gasp ettikleri para ve mallarla kısa yoldan zenginleşen, ekonomik ve teknolojik olarak da yükselen batı devletleri ve metrepollerinin temel taşları ve harçlarında hep işgal ve katliamlarda döktükleri çoluk çocuk, kadın kız masum insanların gözyaşları, kanları, ahları ve lanetleri vardır.

Fransızlar Eyfel Kulesi, Notre Dame Klisesi, Şanzelize caddesi ve dünyaca meşhur diğer eserlerle övünür, gururlanır ve böbürlenir dururlar. Doğru dürüst bir göz ve kalple o eserlere bakan her insan o zenginliğin temellerinde mazlumların et, kemik ve kanını ve Fransız korsan ve hırsızlarının çaldıkları serveti orada görürler.

Sadece Fransa ve İngiltere değil sömürge imparatoru her batı devletinin yükselen sanayi, teknoloji, eser ve icatlarında masum ve mazlum Afrikalı, Amerikalı ve Avusturalyalı yerlilerin alın teri ve kanı, öfkesi ve emeği vardır.

Bugün gerek Amerika’da, gerek İngiltere ve Fransa’da yabancılara ve siyah derili insanlara karşı yükselen ırkçılık, İslamafobi, nefret söylemleri, dışlama ve düşmanlığın altında batılı Haçlı emperyalistlerin bilinçaltından hala atamadıkları düşmanlık ve köleleştirme hırsı yatmaktadır. Siyah derili ve yabancıları kendileri gibi normal bir insan değil kendi malları, köleleri ve esirleri görüp aşağılıyorlar.

Batıda yükselen ırkçılık ve ayrımcılığa karşı Cezayirli bir gencin katledilmesini kahramanca protesto eden, sokakları birbirine katan, polise karşı direnen Afrikalı gençler batının bilinçaltındaki soykırım ve katliamlarını, köleleştirilmenin, hala hor, hakir görülmenin ve dışlanmanın acısıyla hareket ediyor. Bunun için yaşadıkları batı ülkelerini ilk fırsatta yakıp yıkıyorlar. Onların yüreklerindeki özgürlük ateşi, gözlerindeki bağımsızlık meşalesi tüm Fransa ve batılı sömürgeci devletlere korkulu rüyalar göstermeye devam ediyor.

Afrika uyanıyor. Afrikalı gençler uyanıyor. Kendi tarih ve geçmişlerine sahip çıkıyor. İşgalci emperyalist katil batılılara karşı Paris, Londra ve Amerikan metropollerinde kendi can, mal, onur ve şereflerini kahramanca savunuyorlar. Çağdaş sömürgecilere ve köle tüccarlarına karşı bugünleri ve gelecek günleri için yiğitçe savaşıyorlar.

Bir Müslüman olarak kalbimin bir tarafı Türkiye ve kardeş ülkeler, öbür tarafı tüm dünya mazlumları ve Afrika’dır. Dilerim ki bu öfkeler dinmesin, bu şanlı direnişler durmasın! Yıkılısın barbar, vahşi emperyalist katillerin kan, kin ve nefret üzerine kurdukları bu çağdaş medeniyet ve sömürü düzeni.

Arif Altunbaş

Arif Altunbaş *

Tüm Yazıları →

Ayrıca Bakınız

Depremin öğütleri

Arif Altunbaş İnsanlık imanla inkâr, itaatle isyan, iyilikle kötülük, Hak ile batıl, hakikat ile yalan …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir