Perşembe , 29 Şubat 2024
Son Dakika Haberler

TEBLİĞ/TEMBİH GRUBU BASIN BİLDİRİSİ 2

İdris Günaydın
Bismillahirrahmanirrahim
Değerli basın mensupları,
Kıymetli hazirun. Bugün 23 Ocak Salı 2024.
Bu basın bildirimizde şu üç konuya değinmek istiyoruz.
1-Türkiyede yaşayan bir Ermeni vatandaşımız, yazar Sevan Nişanyan’ın kendi sesinden kamuoyuna yansıyan ve Ezanı Muhammediyi hedef alan alçakça, utanmazca, seviyesizce sözleridir.
Nişanyan: “Bağıra bağıra hoparlörlerden okunan ezan kadar iğrenç bir saldırı yani bir tecavüz, bir tacizi bayağı bayağı böyle bir insanın mahrem yerlerine el atılması düzeyinde bir saldırı daha bilmiyorum ben. Türkiye’de yaşamanın en korkunç boyutlarından biri budur. Bu bangır bangır bağıran hayvan gibi bağıran ezancılar…” diyerek Müslüman Türkün mülkünde Müslümanların ezanlarına dil uzatan bu Nişanyan, Nişanyan değil Kaşınyan, kendisini Ermenistan’da mı sanıyor ki bu sözleri pervasızca söyleyebiliyor?
Bu kişinin 2013 yılında kişisel bloğunda yazdığı ve Peygamberimize hakaret ettiği yazısından sonra almış olduğu hapis cezası yeterli gelmemiş ki; hukukçularımızı göreve davet ediyor, hatırı sayılır bir karşılıkla taltif edilmesini istiyoruz. Türkiye Müslümanların yurdudur. Bu toprakları vatan yapmak için Leaniler, dönmeler, Rumlar, Ermeniler, Kemalistler can vermedi. Öz be öz Müslümanlar can verdi. Bu topraklarda Ezanı Muhammedi günde beş kez okunmaya devam edilecek, Tilaveti Kuran devem edecektir. Bunlardan rahatsız olan için kendi memleketine, çanların çaldığı vatanına gitmesi en doğru yoldur.
2-Sivasta Safa Camii ve Kuran Kursunda yönetime aday olan S.K isimli şahsın Kuranı Kerimi ayağı altına alıp üç kez çiğnemesi olayı ardından da kendisine ev hapsi verilmesi bizce yeterli değildir. Kendisine hak mahrumiyeti cezası da verilmeli ve en azından şehir dışında bir başka şehirde bir süre yaşamasına dair sürgün cezası verilmeliydi. Kuranı Kerimden öç almaya çalışmak aslında Kuran için yanıp tutuşan sinelere ateş basmak demektir. Bu gibi tavır ve davranışlar biriktikçe, Allah korusun, bir öfke seline dönüşebilir.

3-Diyarbakırın Kulp İlçesi Küba Camii İmam Hatibi K.Y yı hutbede şehitlerle ilgili dua kısmını okumadığı için ilçe kaymakamı Burak Akeller’in uyardığı ve hatta dövdüğü iddia edilmektedir.
İmam K.Y nin şehitlerle ilgili kısmı okumaması bir görev ihmalidir ancak kaymakamın yaptığı daha büyük suçtur. Bir İmam eğer minberde iken bir kaymakam tarafından ikaz ediliyorsa bu İmam Hatiplerin minber dokunulmazlığının olmadığı anlamına gelir.
İmamlar idari konularda da din hizmetleri konusunda da Müftülüklere hesap verir. Onu yaptığı hizmetlerin yanlışlığından sorguya çekecek olan Müftülüklerdir. Kaymakam ancak kendisine ulaşan bir şikayeti Müftülüğe havale ederek incelemesini, soruşturmasını isteyebilir.
İmam Şehitlerle ilgili kısmı tehdit altında olduğu gerekçesiyle atlamış olabilir. Okuması elbette doğru olanıdır. Halihazırda Güneydoğuda PKK terör örgütünün militanı bulunmayabilir lakin PKK Terör Örgütü bir dal ise o dalın gövdesi olan ağaç, yani DEM o bölgede diridir, egemendir.
Geçmişte bölge insanı karlar üzerine yatırılarak, kendilerine dışkı yedirilerek adeta Türkiye’den soğumaları için her işlem yapıldı. Kürt de nedir? Karda yürüyerek “kart kurt” ses çıkmasını kürt diye isimlendirmişler diyen bir Devlet Güvenlik Mahkemesi savcısı bile gördü bu millet.
Bu ülkenin birliğe ihtiyacı var. Bu birlik sağlanırken bir mülki amirin, toplumun en hassas görevlilerinden bir imamı minberde iken ikazı, sonra odasında hakaret etmesi, sonra da dövmesi asla birliğimizi güçlendirecek bir tutum ve durum değildir.
Namazdan sonra ikaz edip hakkında soruşturma açabilirdi.
Unutmayalım: Yüzde on civarında oy alan DEM ve onun kontrolündeki bazı başka partiler devletin gücü zayıfladığında yeniden pıtrak gibi terörist üretmeye amadedirler. Bu tehlikeyi besleyecek tutum ve davranışlardan kaçınmalıdır. Yasaklayarak, pataklayarak, tokatlayarak ne kadar kardeşlik adına yol aldığımız her gün sınır ötesi operasyonlar yaparak belli olmuyor mu?

Bir mülki amirin bir imamı şehitlerle ilgili paragrafı okumadığı cihetle dövmesi hoş görülürse yarın iktidar değişir de başka ellere geçerse din görevlisi ve dini hayata her türlü baskı ve saldırıyı yapacak idarecilere emsal oluşturur.
Bu durumlardan kaçınmalı ve Türkü Kürdü kardeş bilerek bu kardeşliği güçlendirecek adımlar atılmalıdır.
Tebliğ/Tembih Grubu.
İdris Günaydın _, Emekli İHL
Meslek Dersleri Öğretmen

İdris Günaydın *

Tüm Yazıları →
İdris Günaydın

Ayrıca Bakınız

BİR SEÇİM BİR ÇOK NETİCE (1)

          TRT de “Diriliş/Ertuğrul” adlı,ailece çok beğenerek izlediğimiz dizinin iki hafta önceki bölümü şöyleydi: …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir