Cumartesi , 25 Mayıs 2024
Son Dakika Haberler

Körfezin haydutları

Birinci dünya savaşında Basra  körfezine sınırı olan başta  Suudiler olmak üzere bazı aşiretleri İngilizler Osmanlı ordusunu arkadan vurmak için ustaca organize edip kullandılar. Daha sonra da  onları oralara kendi kuklaları olan kral veya emir olarak yerleştirdiler. Osmanlının Mekke emiri Şerif Hüseyin ve oğulları da aynı ihanetin bir parçası olarak Suriye, Irak ve  Ürdünün başına getirildi.

Meşhur İngiliz casusu Lawrenzin rehberliğinde İngilizlerin verdiği silahlarla donatıldı ve Osmanlı ordusunu en zor zamanlarda alçaça arkadan vurdular. Suudilerin ve Körfez  emirlerinin  bu ihanetleri Osmanlıyı kalbinden vurmuştu.Bu hainlerin torunları da bugün Amerikanın eteğine tutunarak Türkiyeye karşı düşmanlık yapmakta ve atalarının yolundan gitmektedir.

Sanmayın sadece Kudüs ve Filistin işgal altındadır.Mekke ve Medine de bu İsrail dostu ve Amerikan uşağı kabile devletlerinin işgali altında inlemektedir. Kudüs gibi birgün onlar da müslümanlar tarafından kurtarılmayı beklemektedir.

Müslümanların bu iki kutsal şehri Amerikan ve İsrail uşaklarının esaretinden kurtarması Hacc ve Umre ibadeti için önemlidir. Mekke ve Medine Amerikan ve İsrail uşaklarının elinden kurtarılmadan İslam aleminin tüm dünyada özgürlük ve bağımsızlık mücadelesini başlatması mümkün değildir.

Arap yarımadasındaki irili ufaklı tüm islam ülkelerinin ya zalim krallıklar, ya ikiyüzlü emirlikler veyahutta diktatör batı beslemeleri tarafından yönetilmesi islam alemi ve coğrafyamız için yüzkarasıdır.

Hacc, dünya müslümanlarının sene de bir defa bu iki kutsal şehirde cem olup bir araya gelmesi, kendi sorunlarını ve geleceklerini konuşması için emredilmiş farz bir ibadettir. Tavaf ve Arafat ise, bu ibadetin ruhudur.Suudiler Cemal Kaşıkçı örneğinde olduğu gibi bu ruhu bu bedenden ayıran katillerdir.

Müslümanlar da Hac ve Umre ibadetlerini yapmadan önce kendi ülkelerindeki fikri, düşünsel, kültürel ve la dini işgallere karşı gereken tavrı göstermeleri Hacc ve Umreye gitmek kadar önemlidir. Kırık dökük bir inanç, putlara ve putpereslere teslim olan bir kalp, işgale uğramış bir kültür ve medeniyet anlayışı ve düşüncesiyle Kabeyi, Arafatı, Müzdelifeyi, Minayı  ziyaret etsen ne değişir?

Ey Müslüman! Sen önce bir işgal ülkesinde olduğunu asla unutma! Kalbindeki ve gönlündeki putları kır! Ülkendeki ve coğrafyandaki  büyük ve küçük şeytanları taşla!!

‘’Washington Post Gazetesi’’ yazarı Cemal Kaşıkçı İsrail ve Amerikaya uşaklık yapmaktan başka bir şey yapamayan  gasıp ve fasık Suudi rejiminin içinde ne dolaplar döndüğünü, ne naneler yendiğini en iyi bilen bir aydındı. Bir evrak için taa Amerikadan İstanbula çağrılması da hain bir tuzak ve oyunun bir parçasaıydı.

Trump tarafından veliaht yapılan Muhammet  bin Selman yönetimini eleştiren bu gazeteci Suudi ve  Birleşik Arap Emirliği önderliğinde hareket eden körfez çetesinin bir operasyonudur. Bu katliamı  ABD, İsrail, Birleşik Arap Emirliği, Mısır ve Suudilerden oluşan bir katiller ordusu yapmıştır. Ayrıca bu katliamın İstanbulda yapılması asla tesadüf değildir.

Bu hainlerin kanlı elleri sadece İstanbulda değil Suriyede, Irakta, Lübnanda, Libyada, Yemende, Katarda, Somalide, Sudanda en kirli işler ve faili meçhul cinayetlerle uğraşmaktadır. Hangi müslüman coğrafyada  bir kardeş kavgası ve iç savaş varsa orada bu alçakların parmak izleri vardır

Suudi gasıpları,  Körfez haydutları, Mısır Firavunu bu fitnenin başını çekiyor. Petro-dolarların kudurttuğu, şımarttığı bu haydutlar Amerikayı arkalarına alarak ümmetin başbelası olmaya devam ediyorlar.

İslam coğrafyasındaki işgal ve sömürü, yerli münafıkların ve despotların zulmü, devlet terörü Türkiye yeniden ayağa kalkıncaya, dünya liderlerinden birisi oluncaya ve İslam alemini kucaklayıncaya kadar sürecek.

Ortadoğunun diktatör müsvetteleri, aşiret ve kabile devletleri her fırsatta Türkiyeye karşı ABD, İsrail ve batı blokuyla birlikte şimdiye kadar olduğu gibi, bundan sonra da karşı olmaya devam edecektir.

Ey milletim sakın unutma! Sana en çok zarar, kendine en yakın bildiğin kardeş, dost, ve müttefik sandığın düşmanlarından gelir.NATO ve AB gibi, kardeş ve dost  bildiğin birçok islam ülkeleri gibi, müttefik sandığın düşmanların gibi…

Arif Altunbaş, Haber7

 

Arif Altunbaş *

Tüm Yazıları →

Ayrıca Bakınız

Emperyalizme karşı

Arif Altunbaş Tüm insanlık kendi durum ve konumuna göre ailevi ve toplumsal, iç ve dış …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir