Cumartesi , 18 Mayıs 2024
Son Dakika Haberler

CHP çıkmazı

 

İnsan yalan, hırs ve nefretin rüzgarına kapılınca; dengesini kaybeder. Şaşkın ördekler gibi gerisin geriye yüzmeye, yürüyen merdivene ters binmeye, birisinin Antalya’ya liman inşa edeceğim dediğini duyunca, ‘’Ben de Tunceli’ye liman getireceğim’’ demeye başlar. Mersin’e güzellemeler yaparken, bir bakarsınız Mersini Güney doğunun incisi yapıvermiştir.

Gerçeklerle arasına mesafe koyanlar, Hakk’a hakikate yan bakanlar, güneşi üfleyerek söndürmeye çalışan şaşkınlara benzerler. Yerinde sayar dururlar, ama; yol aldığını sanırlar.

Umutlarını gecelere ve karanlık çıkmazlara bağlayanlar, güneşin aydınlığından rahatsız olan ve mağaralara saklanan yarasalardan medet uman, onlara umut bağlayanlardır. Ummadıkları dağlara kar yağar onların. Yağmur düşmez çorak topraklarına, aydınlığa hasret karanlık çıkmaz sokaklarına…

CHP gibi millet tarafından lanetlenmiş bir partinin başındaki şahıs kim olursa olsun, ne yaparsa yapsın, hangi taklayı atarsa, hangi ateş dansını yaparsa yapsın; İslam karşıtı ve düşmanı ilkelerinde direndikçe bataklığa saplanmış acemi avcı gibi ava giderken avlanır.

CHP gibi Türkiye’de maddi ve manevi, bölgesel ve çevresel kirlilik, kaos, karanlık senaryolar üreten veya onlara taşeronluk yapan bir partinin yok oluşu, var oluşundan daha iyidir. CHP’nin bu millete yapacağı en iyi iyilik, en iyi barışma ve helalleşme yolu milletin yakasından düşüp sessizce kendi iç muhasebesine yönelmektir.

Bunlar milletin ne dediğini ve ne demek istediğini hala anlamıyorlarsa; İstanbul’da Mazhar Osman’a, Manisa’da sarı binaya, Elazığ’da 1925 yılında kurulan “Elazığ Emrazı Akliye ve Asabiye”ye uğraması belki kronik şizofrenik hastalıklarına  bir çar bulabilir.

Tanzimatçı, Meşrutiyetçi, Jöntürçü ve İttihatçıları da sayarsak iki asırdır batı uşağı ve beslemesi mankurtlardan çektiği kadar bu millet; hiçbir düşmandan bu kadar eziyet, zulüm, sıkıntı, ihanet çekmedi, bu kadar alçaklık ve kötülük görmedi.

İnsan Hak ve hakikatin ekseninden uzaklaşınca; gözü, kin ve intikam duygusuna bürünüp aklıselimine galip gelir. Gözlerini kan bürüyüp nefretten başka bir şey görmez, kulağı iyi bir şey duymaz, gönlü güzel bir şeyi hissetmez olur.

Asırlık acıları sancıları yaralarına merhem yapmış ve sarmış bu millet; bütün sahte kahramanların, ikiyüzlülerin oyun ve tezgahlarını, yargısız infazlarını,  malıyla, canıyla, dini ve imanıyla hapishanelerde ve idam sehpalarında çürüyerek peşin peşin ödemiştir. Sırtından kalleş ve paslı bir hançer yemiş; gönlü kırık, yüreği yaralıdır milletimin.

Şimdi birileri çıkmış ortaya; ‘’Ben sizinle CHP’nin geçmişte yaptığı zulüm, ölüm ve işkencelerle verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı sizlerle helalleşmek istiyorum’’ diyor. Ve yollara düşüyor tilkice…

Şimdi siz; katlettiğiniz, asıp kestiğiniz, hak ve hukukunu çiğnediğiniz bu milletin hangi hakkı için; kiminle, nasıl, hangi bedelleri ödeyerek helalleşeceksiniz?

CHP zulümlerine karşı çıkan Trabzon Milletvekili Ali Şükrü, ‘’Batı Taklitçiliği’’ kitabını yazdığı için Ankara Saman Pazarında asılan ve millete ibret olsun diye de cesedi kokuncaya kadar darağacında bekletilen İslam alimi İskilipli Atıf Hoca, oyuna getirerek öldürdüğünüz Sebahattin Ali ve benzerleri gibi mazlumların kemikleriyle mi helalleşeceksiniz?

Sizin tek partili faşist iktidarlarınız döneminde milletin; dinine, vatanına, Kur’an’ına, ezanına, camisine, medresesine ve mektebine sahip çıkmak için yaptığı bütün itirazlar, sivil toplumların insani reaksiyonları ‘’İsyan!’’ olarak resmi kayıtlara düşülmüş, besleme yandaş basınınız tarafından yalan ve iftira saldırılarına kurban edilmiştir. ‘’Çarşaf giyiyor’’ diye şapka devrimine muhalefetten dolayı Erzurum’da kurşuna dizilerek infaz edilen 7 masum Anadolu kadınının, Konya’da, Kastamonu da ve diğer vilayetlerimizde devrimlerinize karşı çıktı diye ortaçağ mantığıyla hareket edilerek imha edilen insanımızın… kimi ile nasıl helalleşeceksiniz!

Bu zulümler meclis zabıtlarında ve kozmik odalarda hala milletimize ve araştırmacılara yasak! Neden? Kimden ne gizleniyor, ne saklanıyor? Yoksa nasıl 12 adaları Yunanlılara peşgeh çektiğiniz, Musul’u Kerkük’ü kaptırdığınız mı, sözde demokrasi ve cumhuriyet adına kanunsuz, hukuksuz, tepeden inme uygulamalarınız ortaya çıkacak diye mi çekiniyor, gocunuyor ve korkuyorsunuz?

CHP’nin duruşu; Hz. Musa’ya isyan edip ; “Ey Musa! Sen git Allah ile birlikte ( düşmanlarınıza karşı) savaş! ‘’ diyen, daha sonra da 40 yıl TİH çölünden çıkmak için serserice dolaşan Ben-i İsrail’in durumuna benziyor.

Ey, Millet! Ey, CHP’nin peşinden gitmeye devam edenler!

‘’Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez’’ (Rad;11) ‘’Allah zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.’’ (Ali İmran,36 )

Arif Altunbaş *

Tüm Yazıları →

Ayrıca Bakınız

Kardeşlik manifestosu

Arif Altunbaş Gurur, kibir ve her hususta aşırıya gitme! Hepimiz Âdem ve Havva’nın çocukları olan …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir