Cumartesi , 25 Mayıs 2024
Son Dakika Haberler

YÜKSELİŞİN ADRESİ -I-

Ak Parti 16.yılını kutluyor. 14 Ağustos 2001 de kuruluşunun üzerinden tam 16 yıl geçti. Başarılı sürece rağmen devlet erkanı tarafından kutlamaların sade ve gösterişsiz olması istendi. Programda Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, Başbakan Binali Yıldırım ve de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşmalar yaptılar. Kutlamalar belirli bir program çerçevesinde sadece eski-yeni milletvekilleri, devlet erkanı ve Ak Partiye gönül vermiş olanların katılımı ile gerçekleştirildi.

Biz de Ak Partinin iktidarda olduğu süreçte Türkiye’nin genel konjonktürünü ele almaya çalışalım. Tabi bunu belirli bir yazı serisinde ele alalım…

Coğrafi konum bazı ülkeler için bir anlam ifade etmeyebilir. Bu konum o ülkenin siyasi, ekonomik, kültürel, ticari vs. öneminin dünya konjonktürü içerisinde daha az etkili olmasına neden olur. Çünkü bu anlamda dünyanın güçlü ülkeleri görece daha az etkili bu ülkeleri pek dikkate almazlar. Ancak…

Türkiye gibi bir ülkede yaşıyorsanız iş burada tersine döner. Çünkü Türkiye coğrafi konum olarak en önemli ülkelerden biridir. Zengin enerji kaynaklarına sahip olmayabilir, petrol yataklarına sahip olmayabilir ancak bulunduğu konum itibari ile bu kaynakların bulunduğu noktaların geçiş güzergahı üzerindedir.

Osmanlı devletinin tasfiye edilerek dönüştürme operasyonunun yapılmasının, buralardaki topraklarda küçük devletçiklerin kurulmasının (böl-parçala-yönet), yaklaşık bin yıl beraber yaşamış bu toprakların bağının koparılmasının nedeni hep bu konumu itibariyledir. Çünkü bu devletin insanları başsız kalırsa buralardaki enerjiyi daha rahat fabrikalarına taşımanın hesabını yapmışlardır.

Dikkat ederseniz son asırda dökülen kanlar hep İslam coğrafyasında vuku bulmaktadır. Bunun nedenini oraya buraya saldırarak başkalarının üzerine yıkmaya çalışmak akla abestir. Biz bizliğimizden çıkarak emperyalist-Haçlı birliklerinin temsilcilerinin ekmeğine yağ sürdük.

Özellikle Türkiye Cumhuriyeti devleti kurulduktan sonra BATILI EMPERYALİST devletlerin bizim için yazdığı reçeteye yaklaşık seksen sene boyunca harfiyen uyduk, uymak zorundaydık çünkü onlarla baş edebilecek ne gücümüz vardı ne de ekonomimiz.

Ancak 21. yy da güneş batmayan ülkenin olacak değildi. Bizim de söyleyecek bir sözümüz vardı. Her yüzyıl yeni bir lider getirir dedikleri hadise bu sefer bizim hadisemiz olacaktı. 2000’li yılların başında Ak Parti’nin iktidara gelmesi ile birlikte ipler bir anda el değiştirmeye başladı. Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Ak Parti, iktidara gelir gelmez kolları sıvadı. Yatırımlar yapmaya başladı, yıllardır bu ülkeye ekonomik yolla tahakküm uygulamaya çalışan ve bu yolla da siyasi iç işlerimize karışan IMF’ye borçlarımızı kapatmaya başladı…

2007’de Cumhurbaşkanının millet oyu ile seçilmesi konusunda 367 garabeti ortaya atıldı. Bu taraftan önü kesilmeye çalışıldı. Ancak yapılan referandum ile millet gereken cevabı verdi ve Cumhurun başını ben seçeceğim dedi. Sonuçta halkın iradesi her şeyin üzerindeydi. Halka danışılarak yapılan her iş yolunu bulurdu. Yıllardır göbeğini kaşıyan adam, bidon kafalılar diye hor görülen, çarık giyiyor diye omuz üstünden bakılan millet gerekli cevabı veriyordu, ilerideki projelerde de söz sahibi olacağının sinyalini hafiften gösteriyordu…

(Devam edecek)…

Selam ve dua ile…

İBRAHİM YAVUZ

İbrahim Yavuz *

Tüm Yazıları →
İbrahim Yavuz

Ayrıca Bakınız

KAYBOLAN GENÇLİK İDEALİZMİ -2-

3) BU MİLLETİN HAFIZASINI YOK ETTİLER  Bu milletin binlerce yıllık tarihi var. Bu tarih içerisinde 15 …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir