Pazar , 3 Mart 2024
Son Dakika Haberler

BENLİK ÇUKURU

İnsan ‘’BEN, BEN’’ dedikçe bencilleşmeye, bencilleştikçe egoizm çukuruna doğru hızla yaklaşmaya ve bir müddet sonrada orada bocalayıp kendi iradesi ve isteğiyle kendini yemeye başlar.

Allaha hakkıyla teslim olmayan insan önce kendinin, sonra çocukları ve ailesinin canavarıdır. Daha sonra da tüm canlıların, çevrenin, canlı ve cansız ulaşabildiği her şeyin, alemin katilidir.

Bu vahşet ona atası Hz. Ademin oğlu Kabilden devir aldığı kötü bir mirastır. İlk insandan bu yana insanların bir kısmının diğer bir kısmını öldürmeye, sindirmeye, teslim ve esir almaya, canlarına kıymaya sevk eden bu cehalet bu kötü geleneğin göz yaşı ile beslenen acı bir meyvesidir.

İnsan ne zaman benlik çukuruna düşer ve orada çırpınmaya başlarsa çırpındıkça batar, battıkça helak olur. Kendisinden başkasını görmeyen gözleri kör, kulağı sağır, yüreği barbar, vicdanı dar olur. O kendi kendisinin esiri, nefsinin kölesi olunca Firavunlaşır, Neron gibi içinde kendisinin de yanması pahasına bütün Roma’yı ateşe verir.

Benlik çukuru öyle bir cehennemdir ki, insan orada olmaktan, orada kalmaktan, orada yanmak adeta zevk alır. Çağdaş insanın bugün içine düştüğü ve zevk-i sefa içinde bilinmezlere doğru yuvarlandığı batılı hayat tarzı ve anlayışı aynen böyledir.

Vahyin çizgisinden, hak ve hakikat yolundan uzaklaşan insan benlik çukuru içinde cennete koşuyor gibi iştah ve zevkle kendi cehennemini inşa ediyor. Sadece kendisini değil ailesini de, çocuklarını da, sevdiklerini de kendisiyle birlikte karanlık bir dünyanın girdabına taşıyor.

İnsanın kulluğundan, insanlığından çok egosunun öne çıkarıldığı ve geliştirildiği bir ailede, çevrede, devlet ve eğitim sistemi içinde insan, kendi egosunun esiri olarak kendisine karşı kendisinin biricik düşmanı olarak yetiştiriliyor.

İnsana düşman olarak kendisi yeter. İnsanın en büyük düşmanı kendi içinde, kendisine sahip olamadığı, kendisi köle eden kendisidir.

Orada burada düşman aramaya, onu bunu düşman olarak suçlamaya, karalama kalkma! Aynaya geç ve dikkatlice kendine bak! Seni insanlığından, kulluğundan koparan gerçek düşmanı orada görecek ve orada onunla tanıyacaksın.

Nefis sınırsız ve kontrolsüz özgürlüklerden beslenen, her insanın içinde kuduran vahşi bir canavardır. Onu kontrol altına aldığın müddetçe kendine, kimliğine, benliğine ve kulluğuna da sahip olursun. Yani; Allahın en şerefli yaratığı olan insan olursun

O seni kontrol altına alırsa sen onun esiri olup benlik çukurundan kurtulamazsın! Orada bir ömür boyu çırpınıp durur, bu dünyanı da öbür dünyanı da kendi ellerinle harap etmiş, kendi cehennemini kendin hazırlamış, oraya kendi sırtında kendini yakacak ateşin odununu da taşımış olursun.

Müslüman; ‘’BEN’’ eksenli değil, ‘’BİZ’’ eksenli bir dünyaya ve dünya görüşüne sahiptir.Benlik çukurunda yuvarlanıp alçalmaya değil, bizlik vadisinde hareket ederek sürekli yükselmeye taliptir.

Benlik çukurunun karanlık mağaralarına değil, vahyin aydınlık ufuklarına doğru koş Müslüman!

Karanlıklardan kurtuluşumuzun şafağı yine doğudan atacak. Aydınlık her zaman olduğu gibi insanlığın üzerine yine bir rahmet güneşi gibi doğudan parlayacaktır.

Arif Altunbaş *

Tüm Yazıları →

Ayrıca Bakınız

Uşaklar ve Kavşaklar

Arif Altunbaş ‘’BİR bilim insanının dinci olabilmesine bir türlü akıl erdirememişimdir. Dindar olabilir. Ama dinci …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir