Salı , 25 Haziran 2024
Son Dakika Haberler

GENÇLİĞİ NEFSE İTİYARLIĞI ALLAH’A

Kutsal topraklara Hac ve Umre ziyareti için giden insanların döndüklerinde anlattıkları ilk konu “genç gitmek lazım, yaşlılar çor zorlanıyor; biz de zamanında gidemedik, ancak çok zorlandık” demeleri oluyor. Bizim çocukluk yıllarımızda genelde ileri yaştaki insanlar hacca veya umreye giderdi. Döndüklerinde de birçoğu hasta olurdu. Kutlu mekânlardangetirilen mesajlardan ziyade yaşadıkları olumsuzluklar sohbetlerin ana konusunu oluştururdu. Görülen olumlu yönlerin yanında eksikleri de görmek, ona göre tavır geliştirmek açısından olumsuzlukların anlatımlarından çok da rahatsız olmamak lazım. Her olumsuzluk tespiti, olumlu davranış geliştirmek için atılan yeni bir adım olarak görülmelidir.
İnsanoğlu gençliğini geçirdiği alanlarla alakalı olarak sonradan hep pişmanlık duymuştur. Ah keşke diye başlayan nedamet duyguları uzun anlatımları beraberinde getirmektedir. Gençliğin bozuk para gibi harcandığı alanlar Rabbimizin çok da razı olduğu, olacağı alanlar değildir. Ama bir şekilde bu gençlik harcanmış ve gitmiş, artık dönüşü olmayan bir yola girilmiştir. Gençliğin harcandığı yerlere baktığımızda onun hep dünyalık telaşına kurban gittiğini görüyoruz. Eşim, işim, aşım derken ömür törpülenip bitiyor. Ömür biterken bitimsiz istekler bir türlü nihayet bulmuyor. Bunların tamamı Rabbimizle aramıza bir perde gibi gerilip duruyor. Kapıldığımız dünya telaşından perdeyi kaldırıp atmaya, Rabbimizle ve rızası ile buluşmaya bir türlü fırsat bulamıyoruz. Hani vardır ya hele bir askere gidip geleyim, hele bir evleneyim, hele bir çoluk çocuğum olsun, onları hele bir okutayım, çocukları hele bir baş göz edeyim hele bir emekli olayım derken yaşlılık gelip çatıyor. Dil dönmez, bel bükülmez, diz tutmaz, ayak yürümez oluyor. Anasını ağlattığımız, bozuk para gibi harcadığımız gençliğin ve bedenin tozunu attırırken meğer havlu atmışız da haberimiz olmamış. Neyse ki nefes alıp veriyoruz. Bundan sonrasını da Allah’a adayalım. İyi de bu halimizle ne yapacağız ki? Orucumuz haplara, namazımız sandalyeye kurban gitmiyor mu? Haz alınacaklar nefis uğruna harcanıp bittikten sonra Allah için, onun rızasını kazanmak için daha ne yapacaksın da haz alacaksın?
Gençliğimizi nefsin arzularının peşinde harcadık, posası çıkmış bedenimizi Allah’a bıraktık. İflas eden bu beden artık Allah için ne yapabilir ki? Bunlara verecek çok olumlu cevaplarımız yok. Allah’ın arzuladığı bir hayatı yaşamak için ihtiyarlamaya da gerek yok. Ecza dolabı gibi ilaç poşetleriyle ibadet için koşturmak hiç de kolay değildir.
En tatlı ibadetler gençlikte yapılanlardır. Zaten özünde ibadeti barındırmayan her ne yapılmış ise arkasından pişmanlıklar getirir. Fakat bunun kimseye faydası olmaz. Yaşanmışlıklardan ve tecrübelerden dersler çıkarmak gerekir.
Zaman zaman genç nüfusumuzun sayısıyla övünürüz; fakat bu nüfusumuzun gençliğini harcadığı alanlara baktığımızda da üzülürüz. Bu minval üzere her konuşulan ve yazılan yeni bir bilincin inşasına katkı olur inşallah diyelim ve yine de gençliğimizden ümidimizi kesmeyelim. Rabbimiz tüm gençlerimizi nimetleriyle buluştursun.
 
Ömer Naci Yılmaz

Ö.Naci Yılmaz *

Tüm Yazıları →
Ö.Naci Yılmaz

Ayrıca Bakınız

GİYDİRİLMİŞ KERESTELER

Ömer Naci Yılmaz   Galatasaray ve Fenerbahçe takımları arasındaki Süper Kupa maçının, Suudi Arabistan’da oynatılmamasından dolayı …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir