Cumartesi , 15 Haziran 2024
Son Dakika Haberler

DEHLİZ’DEKİ SON -1-

Siz de bilirsiniz, istihbaratı olmayan ülkeler hiçbir devletle başa çıkamaz. Planlarını gizli yürüttüklerini zannederler ancak hiç beklenmedik bir anda dehlizden geçerken önü ve arkası demir parmaklıklarla çevrilir…

Gelin bugün bu yöndeki bir örnekten bahsedelim. DERİN TÜRK HEYETİ’nin adamlarının yani ABDÜLHAMİD’İN TEŞKİLATI MAHSUSASI’nın yaptığı gibi, her ortamda gururla anlatacağımız bir örnek…

15 Temmuz’dan sonra Türkiye, kurum ve kuruluşlarını bir ur gibi kaplayan FETÖ yapılanmasını damarlarından atmaya başladı. Çok yol kat edildi. Bu yöndeki çalışmalar hala da devam ediyor.

İzmir Diriliş Kilisesinde rahip maskesiyle faaliyet gösteren Robinson adında CIA ajanı vardı. Bu adam terör gruplarını gizliden gizliye destekliyordu.

Robinson’un hemen yakalanması, mümkünse diri bir şekilde yakalanması gerekiyordu. Derin Türk Heyeti’nin neferleri bu için hemen düğmeye bastı. İlk olarak Diriliş Kilisesine gizliden girmeleri gerekiyordu. Diriliş Kilisesinin yanında Işık Kilisesi vardı. Buradan Diriliş Kilisesi’ne gizli bir yol var mı yok mu ilk olarak bunun tespit edilmesi lazımdı…

Bu işle görevlendirilen ÇERİ, Hristiyan gibi giyinip Işık Kilisesine gidip gelmeye başladı. Bu halinden pek memnun değildi ama devleti için bunu yapması gerekiyordu.

Öyle ki peşinde oldukları adam sıradan bir adam değildi. Papaz görünümlü CIA AJANI, FETÖ’NÜN ÜST AKLININ TÜRKİYE TEMSİLCİSİYDİ. 15 TEMMUZ’DA PARMAĞI VARDI.

ÇERİ, çalışmasının sonucunda beklediğini bulmuştu. Işık Kilisesinden Diriliş Kilisesine gizli bir geçit vardı.

Hiç vakit kaybetmediler… Hemen planı yaptılar. O gece operasyon yapılacaktı. Emniyet de destekleyecekti. Robinson’un mutlaka sağ yakalanması gerekiyordu. Çünkü ondan alınacak her bilgi altın niteliğindeydi…

Operasyonu Han, Çeri ve Börü yapacaktı. Han ve Çeri Diriliş Kilisesine sızmayı başarmışlardı. Börü ise Işık Kilisesinin tüneline inmeye çalışıyordu. Göktuğ ise Alsancak Standından dürbünlü silahıyla Diriliş Kilisesini gözetliyordu.

Diriliş Kilisesinde çatışma başlamıştı. Han ve Çeri sırt sırtaydı. Hedeflerinde girenleri öldürüyorlardı. Han ve Çeri bir ara ayrıldılar. Han alt katta Çeri üst katta temizliğe devam ediyordu.

Göktuğ, tepeden Robinson’un beraberindeki iki kişiyle birlikte gizli geçide girdiğini gördü. Hemen ekip arkadaşlarına anons geçti. Bunun üzerine Han, Rahibin peşine düştü.

Göktuğ, Rahibin yanındaki iki kişiden birini kanasla yere indirdi. O sıralarda da maç olduğu için kimse silah seslerinin operasyon için geldiğini düşünemiyordu. Herkes kendi alemindeydi yani. Bir yandan da operasyon devam ediyordu.

Han, Robinson’un peşinden gizli geçide girerken cephanesi de tükenmek üzereydi. Dikkatli olmalıydı. Cephanesini idareli kullanmalıydı. Tahminen iki kurşunu kalmıştı…

Bir ara ayak sesleri duydu. Bir silah sesi duyuldu. Mermi Han’ın omzuna saplanmıştı. Sendeledi, o da silahını ateşledi. Artık tek mermisi kalmıştı. Ardından bir kurşun daha… Artık mermisi bitmişti. O son mermi Robinson’un yanında kalan korumanın nasibi olmuştu. Robinson artık tek başınaydı.

Han, Robinson’un arkasından devam ediyordu. Bir daha tetiğe bastı. Ama silahın horozu boşa düşmüştü. Horozun boş sesini duyan Robinson durdu. Arkasını döndü. Karşısında gördüğü 15 Temmuz Gecesi öldürmek istediği Muhafız Teşkilatının başındaki adamdı…

Bundan sonra ne olacaktı? Han ölecek miydi? Derin Türk Heyeti’nin operasyonu başarısızlıkla mı sonuçlanacaktı? Rahip Robinson elini kolunu sallaya sallaya o gizli geçitten çıkacak mıydı? Çarşambaya kadar biraz sabır…

DEVAM EDECEK…

Selam ve dua ile…

İBRAHİM YAVUZ

İbrahim Yavuz *

Tüm Yazıları →
İbrahim Yavuz

Ayrıca Bakınız

KAYBOLAN GENÇLİK İDEALİZMİ -2-

3) BU MİLLETİN HAFIZASINI YOK ETTİLER  Bu milletin binlerce yıllık tarihi var. Bu tarih içerisinde 15 …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir