Cuma , 23 Şubat 2024
Son Dakika Haberler

AK PARTİ’ YE ÖZELEŞTİRİ -3-

3. yazı…

10- Türkiye’yi gelecek yıllara, çağlara taşıyacak, ülkenin ihtiyacı olan her türlü eleman ve kadroları yetiştirecek ciddi bir eğitim sistemine, eğitim müesseselerine ve eğitimcilere ihtiyaç vardır. Bu sorun Türkiye’nin olmazsa olmazı olan birinci meselesidir. On üç yıllık iktidar döneminde Milli Eğitim yazboz tahtasına çevrilmiş, halen ciddi, sağlam, oturmuş bir yapıya kavuşturulamamıştır. Büyük çoğunluğu idealsiz, kaygısız, bilgisiz, okumayan fakat öğretmeye çalışan (!) , öğretmenlerle eğitim ve öğretim yapılmaktadır. Eğtim meselemizin ve eğitimcilerimizin neresine dokunsanız dökülmektedir. Kalkınma, ekonomi, siyaset, özgürlüklerin kazanılması, geleceğin Türkiye’sinin inşası derme çatma, memur zihniyetli öğretmen, yönetici ve öğreticilerle yapılamaz. Önce bu şirazeden çıkmış eğiticilerin yeniden, hızlı bir eğitim ve öğretimle, yeni bir ruh ve aksiyona kavuşturulması gerekir.

İnsanı inşa edecek bilgi, görgü ve kültürle donatacak insan önce kendisi donanımlı olmalıdır. Batı medeniyetine esir olmuş bir dünya görüşü, anlayış ve bakışına sahip inkarcı ve reddiyeci aydın ve öğreticilerle kendi medeniyetimiz yeniden inşa ve ihyası düşünülemez. Besmelesiz, şükürsüz, zikirsin, fikirsiz aydın ve entelektüeller kırıntılarıyla bilgisiz, tecrübesiz ve şuursuz bir eğitim kadrosuyla ne eğitim, ne öğretim ve ne de medeniyet inşa edilmesi mümkün değil.

11-Önce insanın içindeki insanı inşa ve ihya etmek zorundayız.

AK Partinin ilk yürüyüşe başladığında yüksek sesle söylediği; ÖNCE İNSAN… söylemine dönmek zorundayız. Çünkü; 13 yıldır alınan mesafede ÖNCE İNSAN… söylemi en gerilerde toz duman içinde kalmış güzel bir iddia olarak hala bizi, kendisine sahip çıkmamızı bekliyor.

Bu da;

A-Milli Eğitimi ve eğitim anlayışımızı kökünden değiştirmemiz, medeniyet ve kültürümüzün kodlarıyla formatlamamızla mümkündür.

B- Gençliğin maddi ve manevi her alanda yetişmesi için devlet ve sivil toplum örgütleri el ele ortak hedeflere yürümek zorundadır.

C-Devlet; sivil Toplum Örgütlerini kendisine rakip değil, yapısının temel taşları olarak görmek, onlara her türlü maddi ve manevi desteği vermek zorundadır.

D-Milli Eğitimdeki öğretmenler, Cami imamları, özel eğitim ve öğretim kurumlarındaki tüm yöneticiler, öğreticiler, gönüllü kişi ve teşekküller gençlik eğitimi üzerine eğitilmeleri ve eğilmeleri sağlanmalıdır.

E- Kendi entelektüel ilim, bilim, düşünce adamlarımız, din adamları, basın ve medya organlarımız ile sağlıklı ve sürekli bir iletişim kurulmalıdır. Bunlardan AK Parti ve hükümeti eleştirenlere mesafeli durulmamalı, onları cephe olarak karşımıza almamalı, itibarsızlaştırma, küçük düşürme gibi basit, ucuz yollara girmeden onları da düşündürecek, hayretlere sürükleyecek ciddi, soylu, ileriye dönük projeler ortaya koymalıyız.

12-Seçim zamanlarından önce, AK Partili olduğunu hatırlayan, tepeden inen ve gelen insanların falanın akrabası, filanın yakını ve tanıdığı, o cemaatin adamı, bu ailenin, bu bakanın, bu aşiretin oğlu, kızı, damadı diyerek kayırmacılık ve ayrımcılık yapıp Milletvekili adayı yapılmaması gerekir. Ehliyetsiz, liyakatsiz, bu davada bir damla alın teri ve gözyaşı olmayan insanların liste başlarına yerleştirilmesi hangi adalet !, hangi insaf, hangi insanlık, hangi demokrasi(!), hak, hukuk, samimiyet ve dava anlayışıyla bağdaşır?

13-Yıllardır bu dava için çalışan, zulüm gören, hapis yatan, madur edilen, ehliyet ve liyakatli birçok aydını, bürokratı, teknogratı saçma sapan bahanelerle daha aday adayı iken eleyip seçilemeyecek sıralara konulması nasıl ve kimlere hizmet eden bir akıl ve mantıktır.

Milletvekili aday adayları için yapılan teamül yoklamalarına riayet etmemek, parti içi istişareyi (demokrasiyi) anlamsız kılmıyor mu? Bu partiye oy verenlere saygısızlık olmuyor mu?

14-Her ilde bir veya iki Partili; Bakan, Milletvekili, il Başkanı sözünün üstüne söz söylenemeyen parti ağasının dikte ettirdiği listelerin Milletvekili adayı sıralamasında liste başı yapılaması hangi iyi niyetin, samimiyetin ve tabanla bütünleşmenin, AK Partiye oy verenlere saygının ifadesidir? Bu parti seçkinlerinin polit büro üyelerinden farkı nedir?

15-Her yerde ve her zaman ısrarla 76 milyonun kardeşliği vurgulanırken Milletvekili, Belediye Başkanlığı adaylıkları söz konusu olunca neden bu kardeşlik göz ardı ediliyor? Neden Adalet ve Kalkınma Partisinin ve A’ sına bile dikkat edilmiyor?

Unutmayalım ki, Millet her şeyi görüyor ve biliyor. Bunca yapılan adaletsizlik, haksızlık, tarafgirlikler karşısında susmasını da biliyor. Ama, bu suskunlukları her yaptığınıza ‘’onay verdik ve EVET dedik’’ anlamına gelmiyor. Onlar susuyor susuyor ama, sandığa gittiğinde politikacıların anladığı dilden konuşuyorlar.

AK Parti içinde büyük, sessiz bir çoğunluk sabretmeye ve durduğu yerde durmaya devam ediyor. ‘’İnşallah yöneticilerimizin tez zamanda akılları başlarına gelir, kendilerine çeki düzen verirler ve ilk kuruluştaki samimiyete, dava anlayışına ve fabrika ayarlarına dönerler’’ diye dua edip bekliyorlar.

Bizi takip edin 4. Yazıyla devam edecek

Facebook; arifaltunbas@hotmail.com Twitter @arfaltunbas

 

 

 

 

 

 

 

Arif Altunbaş *

Tüm Yazıları →

Ayrıca Bakınız

Müslüman hangi taraftasın?

Arif Altunbaş Güney Afrika Cumhuriyetinin girişimiyle Uluslararası Adalet Divanın (UAD) da yargılanan Siyonist İsrail Gazze’de …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir