Ayşe ırmak koparan…
Bir öğretmen kardeşimiz ve öğretmenlik yaptığı Ağrı-Hamur ilçesinin bir köyünde öğretmen iken Ağrı’da,evinde ölü bulunmuş.
Şu anda devlet bile bir şey bilmiyor ama bazıları her nasılsa her şeyi biliyor.
Efendim… Öğretmen daha önce merkezde imiş de burada “Mobbinge” maruz kalmış. Yani okul müdürü ile her nasılsa ters düşmüş ve okul müdürü bunu hem azarlamış hem de dinlememiş ve neticede öğretmenimiz ağlamış.
Daha da önemlisi öğretmen idareyi şikayet ettiği halde, kendisi uzak ve lojmanı olmayan bir köye “kız başına” sürgün edilmiş.
Tabii… Kahrolsun hükümet…
Niye?
Çünkü idareyi oraya koyan hükümet… İdareyi soruşturmayan lakin şikayetçi öğretmeni sürgün eden de hükümet…
Hadi her şey doğru olsun.
Olayda ölüm olmasa yanlış olan nedir?
Okulda bir geçimsizlik varsa illa idare mi ceza görmelidir? Kaldı ki ceza görecekse bile hiç bir soruşturma yapılmadan sadece diyelim henüz öğretmen olmuş gencecik bir kızın beyanı ile mi ceza görmelidir?
Tabii ki olayın bir süreci olacak… En azından müfettişler gelecek vb süreçler lazım… Devlet sadece o okul için var değil ki… Aynı şekilde belki aynı anda yüzlerce durum var. Onlarda henüz ölüm yok diye benzer veya daha beter durumlar yok mu sayılacak?
Bu olayı önemli ve öne alan olay, ortada ölüm olmasıdır.
Lakin bu ölümün olay ile ilgisi nedir?
Var mı ilgisi?
Efendim öğretmen şehirden 80 km uzakta lojmanı da olmayan bir köye sürgün edilmiş.
Allâh Allâh… O köyün bir adı var. Adı sürgün yeri okulu mu? Orası vatan değil mi? Oranin çocukları bu milletin çocukları değil mi? Vatan coğrafyası ne zamandan beri sürgün yeri diye bilinir oldu? Soran var mı? Yok… Varsa yoksa kızımızın ölümü üzerinden devlet düşmanlığı… İdare düşmanlığı… O idareciler de sanırsınız ki başka bir devletin adamları… Yani bakış açilari bu o çok bilen ve her şeyi bilen ahmakların…
Ben işin esasını diyeyim.
Akıncılar Dergisi Türkiye'nin Güncel, Doğru ve Seviyeli Haber ve Bilgi Portalı