Pazar , 19 Mayıs 2024
Son Dakika Haberler

ŞER EKSENİ GERÇEK Mİ?

Sovyet sistemi: Koskoca sistem, “kansız” bir şekilde dönüştü. O kadar güzel dönüştü ki, dönüşümden onbeş yıl önce Sezai Karakoç’un dediği gibi oldu.
Sezai Karakoç: “Komünizm diye bir şey yoktur. Komünizm denilen şey Doğu halklarını batılılaştırma projesidir.” demişti. Gerçekten de öyle oldu. Bütün Sovyet sahası ve koskoca Çin kıtası “Batı” ölçülerine göre dönüştü. Hem de kansız bir şekilde… Yani, “tüketici” sayısında hiç bir azalma olmadan dönüştü.
O kadar “net” bir dönüşüm oldu ki, “istisna”ya hiç mahal verilmedi. Çeçenistan, bu dönüşümü farklı şekilde gerçekleştirmek istedi. Anında, tepesine bindiler ve “islam Devrim”ini  daha doğmadan boğdular. Kanla bastırdılar. Yok ettiler. 

 Zaman, dönüşüm zamanı ya… İslam coğrafyası da dönüşmek istedi. Dönüşmenin adı da nasıl olsa “batılı” olmak.

Batılılar, kendi sahaları olan yerlerde, “dönüşüm”e imkan vermediler. Çünkü, diktatörlük de olsa, halklar, zaten batının tüketicileri idiler.Değişen bir şey olmazdı. Üstelik, dönüşüm diye bir şey olursa, bu neme lazım “islam” falan da yani  “one minute” diyen”Türkiye gibi” de olabilirdi. Bu yüzden, değişim ve dönüşümün tüm yollarını kapadılar.
Aynı şeyi, Rusya da, Suriye’de yaptı. Suriye, “sovyet sahası” idi ve Rusya istemeden herhangi bir dönüşüm asla olamazdı. Eğer, Suriye’de, “Esed” kadar “batıcı” bir “islami figuran” olabilseydi, şüphesiz bugünkü iç savaş da olmazdı. Buna, hem Rusya hem de Batı razı gelirdi. Ama, figuran olarak bir İslamcı bulamadılar.
Üstelik, hem Rusya ve hem de Batı, çok güzel bir “fesat sahası” buldu. Bu, belki, birileri tarafından önceden de planlanmıştı. Bilemem, ama, ister planlı olsun ister yol üstünde bulunmuş olsun: Çok harika bir alan keşfedildi.
Rusya, Esed’i akıl ve silah olarak desteklerken, işin içine İran ve Hizbullah güçleri girdi. Suriye’de, İran ve Hizbullah savaşçıları, rejim ordusundan daha aktif ve güçlü saldırılar gerçekleştirdi.
Kime karşı:  Müslümanlara karşı… Suçları ne: Esed Muhalifi olmak ve “belki” islami bir “rejim” kurmak.
İran ve Hizbullah…. Kendilerinden başka “islam” yok ya…. İşte bu hızla ve iştahla müslümanları kırıp geçirdiler.
İslam dünyası, böylece, Suriye üzerinde, kapsamlı bir “İç savaş”a sokulmak istendi.
İran, sözde, hem islami devlet hem de devlet geleneği olan bir devlet… Hizbullah da, ona paralel… Bunu bilmemiş ve öngörmemiş olabilirler mi?
Peki… İran ve Hizbullah’a, Suriye üzerinden, başka ülkeler “cevap” verseler…. Ne olur?
İslam coğrafyası topyekün bir iç savaşın içinde bulur kendini…
İran bilmez mi bunu?
Bilir.
Bilir de niye yapar?
Şiicilik ile İslam coğrafyasında, kendi ülke sınırlarını da koruyamayacağını bile bile… Bunu nasıl yapar?Sorunun tek cevabı var.

Ölümüne fesada niyet etmişsen, kendi sağlığını bile düşünmez olur insan.
*********Derim ki: İran-Suriye ittifakını, DAİŞ ve RUSYA ittifakı ile birlikte ve hepsini aynı cephede görerek okumak lazım.

DAİŞ, tıpkı İran gibi bir fesat aracı

 

Aydın Aydın *

Tüm Yazıları →
Aydın Aydın

Ayrıca Bakınız

TÜRKİYE’ NİN FİLİSTİN HAİNİ OLMAMA YOLU VAR MI?

Aydın Aydn Araplar yıllarca Kudüs’e gitmediler. Çünkü Kudüs’e gitmek demek İsrail’i devlet olarak tanımak demekti.  …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir