Pazar , 3 Mart 2024
Son Dakika Haberler

Ya eli kadehliye veya anlı secdeliye…

Ya eli kadehliye veya anlı secdeliye…

İkiyüzlülük, çifte standartlık seküler sistemin üretttiği, yetiştirip ‘’Kurtarıcı‘’ diye meydanlara, önümüze sürdüğü bir çok politikacının kemikleşmiş karekteridir.

Her sistem kendine özgü insan tipi üretmek için vardır. Her tarafından lime lime dökülen bu batıcı sistem de öyle. Cumhuriyetin kuruluşu bir asıra yaklaşıyor. Ne yazık ki bir asırdır dünya çapında şair, sanatçı, yazar, müzisyen, devlet adamı, politikacı, bilim adamı vs yetiştirebilmiş bir milletiz değiliz. Temel felsefesi körü körüne taklitçilik olan bir sistem ve hayat tarzı, devlet anlayışı ve mantığı ile ancak batının kapılarında, ’’lütfen bizi de içinize alın’’ diye altmış yıldır yalvarıp, dilenip durulur.

Kendi değerlerine sırt çeviren, kendi medeniyet ve kültürünü, kimlik ve tarihini inkar eden basit bir taklitçinin dayanılmaz yalvarış ve yakarışları karşısında batının çocukları bizi içlerine almamak için kural üstüne kural koyar, yalan üstüne yalan uydurur.. Onlar, bahane uydurmaktan usanır biz onlara yalvarmaktan usanmyız.

Bu seviyesiz ve onursuz sözümona ortaklık seranatı nereye ve ne zamana kadar sürecek belli değil? Sen taklitçi olarak onların kapısına gelirsen tabi ki onlar da seni evinin, iş yerinin içine almaz, kapıda bekletmeye devam eder. Çünkü, hiçbir taklit edilen kendini taklit edeni sevdiği görülmiş değildir.

Onunla aynı masada eşit şarlarda oturmak, ortaklık yapmak için anlı açık başı dik olmak zorundasın ki, seni ciddiye alsın eşit şarlarda muhatap kabul etsin.

Yoksa sana kolonisi ve sömürgesi gibi davranmaya devam etmemeleri için hiçbir sebep yok. Her zaman idamı kaldıracaksın, doğum kontrolü yapacaksın, faizleri yükselteceksin, devleti şöyle yöneteceksin, anayasaya bu maddeleri koyacaksın, şu teröristleri affadeceksin gibi ardı arkası kesilmez şartları önüne sürmeye devam edecekler.

Peki, onların isteklerini kabul etmezsen ne olacak?

Tabii Tayyip Erdoğan gibi ‘’Diktatör’’, ‘’Öfkeli insan’’, ‘’ Laf dinlemeyen adam’’ , ‘’ Zavallı (!) teröristlerini öldüren’’, ‘’ (Ajan provakatör) papazlarını ve gazetecilerini hapse atan’’, NATO’ya, BM’ye, İMF’e İsrail’e, AB’a kafa tutan sinirli ve öfkeli adam olacaksın.

ABD’siyle, İngilteresiyle, Fransasıyla, Almanyasıyla bütün batılıları karşına alacak, kendine ve ülkene düşman edeceksin! Olmadı ekonomi ile, siyaset ile, algı operasyonlarıyla, basın ve yayın organlarıyla, askeri darbelerle seni hizaya getirmeye, devirmeye çalışacaklar.

Son 15 yıllık AK Parti iktidarı batının ellerimize ve ayaklarımıza vurduğu ekonomaik, sanayi, ticari, siyasi ve askeri kelepçeleri kırmakla geçti. Kırılacak birçok pranga, aşılacak birçok yol, alınacak birçok mesafe daha var.

İçerdeki ve dışarıdaki düşmanlarımız, içimizdeki batı kuklası yerli münafıklar ve taşeronlar bu seçimde de ellerinden gelen her türlü ihanet ve yalanı, iftira ve saldırıyı her zaman olduğu gibi şimdi de yapmaya devam edecekler.

Milletimiz bu oyunları ve kim kimin adamı olduğunu artık çok iyi tanıyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğanın ardında kimlerin olduğunu, karşında olanların da kimlerin değirmenine su taşıdıklarını biliyor.

Milletimiz bu seçimde müslümanlara hakaret olsun diye Ramazan da rakı kadehi tokuşturan İnce’ye mi, cami kenarlarınında cenaze namazlarının kılınmasını bekleyen odunlara mı, yoksa millete hizmet etmekten yorulmayan Cumhurbaşkanı Erdoğana mı oy verecek, kime ‘’Tamam’’, kime  ‘’…DEVAM’’ diyecek göreceğiz.

Her seçimde olduğu gibi bu seçimde de oy veren herkes Cumhurbaşkanının seçerken kendi kültürünü, ahlakını, karekterini, medeniyet anlayışını ve ideallerini onaylayacak. Ya, Ramazanda eli kadehliyi ‘’Tamam’’ veya anlı secdeliye ‘’Durmak yok yola devam…’’ diyecek. Milletimiz oy vermekle bugününü ve geleceğini onaylayacak.

Rabbim, hakkımızda hayırlı olanı nasip etsin! Selam ve dua ile.

Arif Altunbaş, Haber 7

Yorumlar3

Arif Altunbaş *

Tüm Yazıları →

Ayrıca Bakınız

Uşaklar ve Kavşaklar

Arif Altunbaş ‘’BİR bilim insanının dinci olabilmesine bir türlü akıl erdirememişimdir. Dindar olabilir. Ama dinci …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir