Cumartesi , 18 Mayıs 2024
Son Dakika Haberler

UYGARLIĞIN ÇÖKÜŞÜ

İflas eden Yunanistan değil, ekonomik krizlerle boğuşan İtalya, İrlanda, İspanya, Portekiz de değil sadece.

Sömürgecilerin kolayca elde ettikleri servetlerle, sömürü hortumları kesilince neye uğradığını şaşıran batılı ülkelerdir. Çöküşe geçen yıllardır İslam ülkelerine ısrarla rol model olarak tanıtılan, gösterilen ve hatta dayatılan batı uygarlığıdır.

Bir zamanlar, ‘’Güneşin batmadığı ülke’’ diye böbürlenen İngiltere, Afrikanın Kuzay batı ve batısını asırlarca sömüren Fransa ve dünyada bir sürü sömürge kolonileri kuran, Portekiz, İspanya, Danimarkanın artık sağdıkları inekler ya öldü veya akıllandı. İşgal ve sömürü imparatorluklarının kontrolleri ellerinden çıkınca hepsi ekonomik krizlerle yüzleşmeye başladılar.

Yunanistan bu çöküşün ilk habercisi değil. Fakat bu çöküşe ilk olarak hücrelerinde hisseden ve bu uygarlık modelinin iflas ettiğinin ilk işaret fişeğini ateşleyen bir ülke.

Yaşlanan nüfusun ve onlardan kaynaklanan masraflar, aşırı ve lüks harcamalar, sınırsız ve çılgın bir tüketim pazarı batıyı hızla uçurumlara doğru sürükleyen önemli etmenlerden birkaçı. Artık insanı sömürmeye odaklı Kapitalizminin sonu gelmiş görünmekte.

Liberalizm fırtınası başta Yunanistan olmak üzere birçok Avrupa devletindeki temel yapıları kökünden sarstı, salladı ve ayakta duramaz hale getirdi. Devletlerin aşırı borçlanması birkaç bankeri ve bankayı multi milyarder etse de o ülkenin bütün vücudunu şimdiden ahtapot gibi sardı. Bu durum gelecek kuşakların kaderini bile ipotek altına almaya başladı. Her doğan ve doğacak çocuk binlerce dolar borçla doğuyor ve doğacak.

Kapitalizm bütün dünyada zor durumda, sadece Avrupa da değil. İnsanın fıtratına taban tabana zıt olan bu sistemin yapısı insanın kimyasını bozdu. İnsanı yaratılış ve insan olma vasıflarından uzaklaştırdı. Adeta ekonomik bir hayvan haline getirdi.

Dünyanın en büyük ekonomisi olan Amerikada da durum Avrupadan pek farklı görünmüyor. Zulüm, kan, kin ve masum kelleler üzerinde kurulan Kapitalizm içi içe olduğu Batı uygarlığını da beraberinde telef etmeye başladı.

Kazanmak için her şeyi meşru gören vahşi bir medeniyet anlayışının güvenip yaslandığı değerler olan uçaklar, füzeler, tanklar ve diğer ölüm makinaları, dünyayı örümcek ağı gibi saran medya ve propaganda organları bile artık bu çöküşü durduramıyor

Kapitalist yapılarda başlayan çatlaklıklar, çöküşler, krizler toplum mühendislerince örtbas edilmeye, gizlenip saklanmaya çalışılsa da artık mızrak çuvala sığmıyor. Kralın çıplak olduğunu önceler Krala tapan ve öykünenler tarafındance yüksek sesle söyleniyor.

ABD, Rusya ve Çin’in kaba kuvvet kullanarak dünyanın belirli bölgelerinde elde ettikler nüfuzları, mazlum halklar üzerinde kurdukları haraç sistemleri, kukla baskı ve terör devletleri, elleriyle besleyip büyüttükleri otoriter yapılanmalar da artık gerçekleri örtmeye ve yok saymaya yetmiyor.

Yunanistan bu çöküşün ilk kurbanı. Onun deliğini kapatmaya, onu kurtarmaya Avrupa hep bir araya gelse gücü yetmez. Çöküş bir anlık, bir sürelik pansuman tedbirler, yardım ve desteklerle durdurulacak gibi değilki. Top yekün baştan sona bir sistem meselesi ve dibi delik bir kovayı doldurma meselesidir.

Yapay tedbirlerle de olsa farz edelim ki Yunanistanın kanaması durduruldu. İtalya, İspanya, İrlanda, Portekiz ve öteki sıradaki AB üyesi ekonomisi zayıf devletler ne olacak?

Ünlü Batılı eleştirmen İmmanuel Wallerstein’ın iddialarına göre; Küresel Kapitalizmin Kırk yıllık bir ömrü kalmıştır.

Dünya insanı ve insanlığı ön plana alan yeni bir sisteme ve doğacak olan kutlu bir çocuğu gebedir. Akıllarını, kafalarını, beyin ve zekâlarını batıya; Kapitalist veya Sosyalist sistemlere kiralayan bizdeki sözde aydın taslakları bu doğumun olmaması için adeta Firavunun Musaya olan düşmanlığı gibi büyük ve kindar bir direnç ve tavır gösteriyorlar.

Biz görürüz görmeyiz önemli değil. Allah bir gün mutlaka nurunu tamamlayacak. İnsanlığı insan ve şeytanın birlikte inşa ettiği bu batı uygarlığından, bu zulüm medeniyetinden kurtaracaktır.

Arif Altunbaş *

Tüm Yazıları →

Ayrıca Bakınız

Kardeşlik manifestosu

Arif Altunbaş Gurur, kibir ve her hususta aşırıya gitme! Hepimiz Âdem ve Havva’nın çocukları olan …

DERGİDEKİ DİĞER YAZILAR



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir